logo
05 NİSAN 2025

ABD, Baasçı yeni bir Saddam arıyor

14.01.2007 00:00:00
ABD Başkanı Bush'un açıkladığı yeni Irak stratejisini irdelemeye devam edelim. Bu yeni stratejideki en can alıcı bölüm olmakla birlikte, medyanın önemli bir bölümünde yer almayan kritik bir ayrıntı var. Bu ayrıntı; Irak'taki ulusal uzlaşmayı sağlaması için Irak hükümetine uygulanacak "ağır baskı"nın içinde saklı. Maliki hükümetine Bush'un dikte ettiği hususları (baskı maddelerini) şöyle özetleyebiliriz: Sünnilerin siyasi sürece katılımının artırılması için bir ön önce eyalet seçimlerinin yapılması, petrol yasasının çıkarılması, eski Baasçıları yasaklayan kanunun yumuşatılması...Bush bu maddelerin hayata geçirilmesinin kendileri açısından taşıdığı önemi vurgulamak için de üstü kapalı şu tehdidi yapıyor: "Irak hükümeti verdiği sözleri tutmazsa, Amerikan halkı ve Irak halkının desteğini kaybeder. Amerika'nın Irak için taahhütleri açık uçlu değildir."Dünkü yazımızda ifade ettiğimiz İran konusundaki kafa karışıklığını ve bulanıklığı çözmeye doğru hızla ilerliyoruz. Saddam'ın başında olduğu Baas rejimine yönelik bir işgal gerçekleştiren Bush yönetimi, yeni Irak stratejisinde Baasçıların Irak siyasetine ısındırılmasını salık veriyor. Bu durum, kesinlikle bir çelişki değil, ABD yönetiminin yeni Irak planının en kilit şifresi durumunda. Demek ki Saddam'ın idamı, Irak'ın kaderinde nasıl bir dönüm noktası ise, ABD'nin Irak planlarını hayata geçirmesinde de önemli bir kırılma noktası. İşgalci ABD yönetiminin tasarladığı planlar, Saddam öncesi ve Saddam sonrası olarak ikiye ayrılıyor ve Bush'un yeni açıkladığı Irak stratejisi de ikinci plan. Aslında Bush'un bu stratejisi, yani Baasçıları örtülü de olsa destekleme ve kayırma tutumu, ABD yönetiminin Saddam'ı kullandığı süreçte takip ettiği stratejiden başka bir şey değil.Sonda söyleyeceğimizi başta söylersek; ABD kendine yeni bir Saddam bulmak istiyor ve bu yeni Saddam kesinlikle Iraklı sünnilerden  ve Baasçı olacak!Nitekim Bush'un yeni stratejisinin açıklamasının hemen ardından Irak'ın önde gelen Sünni partisi İslam Partisi'nin "yeni stratejiyi" memnuniyetle karşılamış olması tesadüf olmasa gerek. Tam bu noktada Baas rejimine dair kısa bir aydınlatma yapmakta fayda var. Irak'ta Saddam yönetimiyle birlikte bir miktar (aslında epey miktar) yapısı değişse de, Baas rejimi, sömürgecilikten kurtularak kendi uluslarını inşa etme sürecine giren Araplar için ortaya atılan en etkili ideoloji olmuştur. İlk olarak Suriye'de ortaya çıkan Baas ideolojisi, Arap toplumlarından hakim unsur konumunda olmayan sınıflardan ve özellikle de Hıristiyan unsurlardan gelen zümreyi cezbetmiştir. Öz itibariyle Arap Birliği'ni savunan bu ideolojinin fikir babası da, Irak devriminin Marx'ı olarak kabul edilen Şamlı Hıristiyan Mişel Eflak'tır.Eflak'ın formüle ettiği Baasçılığın ideali Arap birliğidir ve Arap kimliği, dini kimliğin önünde gelmelidir. Suriye, Lübnan, Ürdün ve Irak gibi çevre ülkelere yayılan bu ideolojide "sosyalist" bir yön de bulunmaktadır. Tabii Saddam rejimiyle birlikte milliyetçilik yönü de ağır basmış ve rotasını Irak'taki diğer unsurlar üzerinde baskıcı politikalar uygulama yönüne kırmıştır. Saddam ve ekibi Baasçıydı ve Sünni'ydi. Irak'ta da Sünniler nüfusun yüzde 35'lik bir dilimini teşkil ediyorlar. Bu durumda, yüzde 65'lik Şii çoğunluk nüfusu, yüzde 35'lik Sünni grubun temsilcileri tarafından idare ediliyordu. Ve o dönemde ABD bu yapıyı ve doğal olarak Saddam Hüseyin'i ciddi şekilde destekliyordu. Saddam'ın idamından sonra açıklanan yeni Irak stratejisi de gösteriyor ki, ABD yeniden Sünni- Baasçı idareye göz kırpıyor ve Irak'ta İran nüfuzuna girmeye müsait Şii potansiyeline gözdağı veriyor. Erbil'deki İran konsolosluğuna yapılan baskın ve Şii gruplardan yükselen homurdanmaları bu minval üzere değerlendirmekte fayda var. ABD Başkanı Bush'un açıkladığı yeni Irak stratejisini irdelemeye devam edelim. Bu yeni stratejideki en can alıcı bölüm olmakla birlikte, medyanın önemli bir bölümünde yer almayan kritik bir ayrıntı var. Bu ayrıntı; Irak'taki ulusal uzlaşmayı sağlaması için Irak hükümetine uygulanacak "ağır baskı"nın içinde saklı. Maliki hükümetine Bush'un dikte ettiği hususları (baskı maddelerini) şöyle özetleyebiliriz: Sünnilerin siyasi sürece katılımının artırılması için bir ön önce eyalet seçimlerinin yapılması, petrol yasasının çıkarılması, eski Baasçıları yasaklayan kanunun yumuşatılması...Bush bu maddelerin hayata geçirilmesinin kendileri açısından taşıdığı önemi vurgulamak için de üstü kapalı şu tehdidi yapıyor: "Irak hükümeti verdiği sözleri tutmazsa, Amerikan halkı ve Irak halkının desteğini kaybeder. Amerika'nın Irak için taahhütleri açık uçlu değildir."Dünkü yazımızda ifade ettiğimiz İran konusundaki kafa karışıklığını ve bulanıklığı çözmeye doğru hızla ilerliyoruz. Saddam'ın başında olduğu Baas rejimine yönelik bir işgal gerçekleştiren Bush yönetimi, yeni Irak stratejisinde Baasçıların Irak siyasetine ısındırılmasını salık veriyor. Bu durum, kesinlikle bir çelişki değil, ABD yönetiminin yeni Irak planının en kilit şifresi durumunda. Demek ki Saddam'ın idamı, Irak'ın kaderinde nasıl bir dönüm noktası ise, ABD'nin Irak planlarını hayata geçirmesinde de önemli bir kırılma noktası. İşgalci ABD yönetiminin tasarladığı planlar, Saddam öncesi ve Saddam sonrası olarak ikiye ayrılıyor ve Bush'un yeni açıkladığı Irak stratejisi de ikinci plan. Aslında Bush'un bu stratejisi, yani Baasçıları örtülü de olsa destekleme ve kayırma tutumu, ABD yönetiminin Saddam'ı kullandığı süreçte takip ettiği stratejiden başka bir şey değil.Sonda söyleyeceğimizi başta söylersek; ABD kendine yeni bir Saddam bulmak istiyor ve bu yeni Saddam kesinlikle Iraklı sünnilerden  ve Baasçı olacak!Nitekim Bush'un yeni stratejisinin açıklamasının hemen ardından Irak'ın önde gelen Sünni partisi İslam Partisi'nin "yeni stratejiyi" memnuniyetle karşılamış olması tesadüf olmasa gerek. Tam bu noktada Baas rejimine dair kısa bir aydınlatma yapmakta fayda var. Irak'ta Saddam yönetimiyle birlikte bir miktar (aslında epey miktar) yapısı değişse de, Baas rejimi, sömürgecilikten kurtularak kendi uluslarını inşa etme sürecine giren Araplar için ortaya atılan en etkili ideoloji olmuştur. İlk olarak Suriye'de ortaya çıkan Baas ideolojisi, Arap toplumlarından hakim unsur konumunda olmayan sınıflardan ve özellikle de Hıristiyan unsurlardan gelen zümreyi cezbetmiştir. Öz itibariyle Arap Birliği'ni savunan bu ideolojinin fikir babası da, Irak devriminin Marx'ı olarak kabul edilen Şamlı Hıristiyan Mişel Eflak'tır.Eflak'ın formüle ettiği Baasçılığın ideali Arap birliğidir ve Arap kimliği, dini kimliğin önünde gelmelidir. Suriye, Lübnan, Ürdün ve Irak gibi çevre ülkelere yayılan bu ideolojide "sosyalist" bir yön de bulunmaktadır. Tabii Saddam rejimiyle birlikte milliyetçilik yönü de ağır basmış ve rotasını Irak'taki diğer unsurlar üzerinde baskıcı politikalar uygulama yönüne kırmıştır. Saddam ve ekibi Baasçıydı ve Sünni'ydi. Irak'ta da Sünniler nüfusun yüzde 35'lik bir dilimini teşkil ediyorlar. Bu durumda, yüzde 65'lik Şii çoğunluk nüfusu, yüzde 35'lik Sünni grubun temsilcileri tarafından idare ediliyordu. Ve o dönemde ABD bu yapıyı ve doğal olarak Saddam Hüseyin'i ciddi şekilde destekliyordu. Saddam'ın idamından sonra açıklanan yeni Irak stratejisi de gösteriyor ki, ABD yeniden Sünni- Baasçı idareye göz kırpıyor ve Irak'ta İran nüfuzuna girmeye müsait Şii potansiyeline gözdağı veriyor. Erbil'deki İran konsolosluğuna yapılan baskın ve Şii gruplardan yükselen homurdanmaları bu minval üzere değerlendirmekte fayda var.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Alperen Polat / diğer yazıları
'Eli kulağında'
Naci Görür'den şok uyarı
Gelecek Partisi'nden BTP'ye büyük katılım
BTP'ye ilgi büyük
Erdoğan'ın hedefinde CHP var
İstanbul'da soruları cevaplandırdı
"Milletin satın alma özgürlüğü zaten elinden alındı"
BTP liderinden boykot açıklaması
Bahçeli 2 ay sonra kamera karşısında
Tedavi sürecinin ardından mesaiye başladı
Gaziantep havalimanı girişinde silah sesleri
Kontrol noktasında polise mukavemet: 1'i polis 2 yaralı
İki ay sonra ilk fotoğraflar
Bahçeli, Tükeş'in kabrini ziyaret etti
Cem Yiğit Üzümcüoğlu
'Umut dolu güzel günler bizimdir'
Müslümanlar namazda İsrail katliamda
İsrail, Müslümanların sığındığı okulu vurdu
İsrail protestolarında gözaltına alınmıştı
Rümeysa Öztürk'ün ilk duruşması görüldü
İmamoğlu AKP ve MHP seçmenine seslendi
'Ahlakı, hak ve hukuku korumanın partisi olmaz'
Alparslan Türkeş mezarı başında anıldı
Devlet Bahçeli'nin programı belli oldu
Tavuk döner kabusu: 648 kişi zehirlendi!
Tavuk döner nasıl zehirler?
Çiftçilerin borçları artıyor, toprakları satılıyor
Martta 2 bin 937 tarla satışa çıkarıldı
Trump'ın adayı Mehmet Öz, Senatodan onay aldı
Federal sağlık kurumu direktörü oldu
'Eli kulağında'
Naci Görür'den şok uyarı
Gelecek Partisi'nden BTP'ye büyük katılım
BTP'ye ilgi büyük
Erdoğan'ın hedefinde CHP var
İstanbul'da soruları cevaplandırdı
"Milletin satın alma özgürlüğü zaten elinden alındı"
BTP liderinden boykot açıklaması
Bahçeli 2 ay sonra kamera karşısında
Tedavi sürecinin ardından mesaiye başladı
Gaziantep havalimanı girişinde silah sesleri
Kontrol noktasında polise mukavemet: 1'i polis 2 yaralı
İki ay sonra ilk fotoğraflar
Bahçeli, Tükeş'in kabrini ziyaret etti
Cem Yiğit Üzümcüoğlu
'Umut dolu güzel günler bizimdir'
Müslümanlar namazda İsrail katliamda
İsrail, Müslümanların sığındığı okulu vurdu
İsrail protestolarında gözaltına alınmıştı
Rümeysa Öztürk'ün ilk duruşması görüldü
İmamoğlu AKP ve MHP seçmenine seslendi
'Ahlakı, hak ve hukuku korumanın partisi olmaz'
Alparslan Türkeş mezarı başında anıldı
Devlet Bahçeli'nin programı belli oldu
Tavuk döner kabusu: 648 kişi zehirlendi!
Tavuk döner nasıl zehirler?
Çiftçilerin borçları artıyor, toprakları satılıyor
Martta 2 bin 937 tarla satışa çıkarıldı
Trump'ın adayı Mehmet Öz, Senatodan onay aldı
Federal sağlık kurumu direktörü oldu
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2025

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.