10 Aralık Dünya İnsan Hakları günü..
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu tarafından 10 Aralık 1948'de hazırlanan ve Genel Kurulca onaylanan temel bildirge.
Dünyanın hiçbir bölgesinde, hiçbir ülkesinde insanların doğuştan getirmiş oldukları haklar ayaklar altına altına alınmayacak, insana insan olduğu için değer verilecek, ekonomik ve sosyal yönden geliştirilmeye ve güvende tutulmaya çalışılan insana angarya uygulanmayacak, özgürlüğü hiçbir şekilde kısıtlanmayacak, sürgün edilmeyecek ve tüm uluslar buna saygı gösterecek.
1948'den 2004'e..
Dünya 1948'e sancılarla, savaşlarla,krizlerle,kanlarla geldi. Asya'dan Avrupa ve Amerika kıtasına kadar insanın hafızasına kazınan olaylar milletleri yeniden düşünmeye sevketti. Cenevre'de,Viyana'da, Berlin'de, son olarak Paris'te oturumlar yapıldı, zirvelerden kararlar çıkarıldı.
İnsan daha huzurlu, daha barışçıl bir yaşam sürmeliydi.
Ortaçağ'ın Avrupa karanlığından, engizisyonlardan, haçlı savaşlarının emperyal uygulamalarından sıyrılınmalıydı.
Bu zihniyetle yeni arayışlarla yeni taleplerle geldi Birleşmiş Milletler Teşkilatı gündeme . Milletler Cemiyeti devamı niteliğinde görülen örgüt, her geçen gün etki alanını genişletti ve tüm dünyada sözü geçer bir kurum halini aldı.
İnsan haklarını garantiye alma, dünya barışını tesis etme adına bünyesinde Güvenlik Konseyi ve Adalet Divanı'nı oluşturdu.
Kore'de, Afganistan'ın işgali sürecinde, Soguk Savaş yıllarında sınavlar verildi. Kiminde başarılı olundu, kiminde eleştiriler ayyuka çıktı.
Ortak bir kanaat vardı: Birleşmiş Milletler bir ihtiyaçtı.
Gereklilik tezi ayrı bir odada tutulurken dünya yerinde durmuyordu. Krizler artıyor, savaşlar patlak veriyor, insanlar birbirini boğazlıyordu. Sırplar'a Balkanlar'da engel olunamıyor,Çeçenler Kafkaslar'da katlediliyor, Filistinliler Ortadoğu'da kana bulanıyor, Keşmir halkı Asya'da tecrit ediliyor, Irak ve Afganistan'da siviller bombalanıyordu.
NATO asker yığıyor, AB umarsız davranıyor, BM etkisini gösteremiyor.
Nihayetinde BM daha fazla eleştirinin muhatabı oluyor.
Veto hakkına sahip 5 ülke parmak kaldırıyor, müdahale oluyor, parmaklar indiriliyor kan durmuyor.
10 Aralık Dünya İnsan Hakları günü 1948'lerden 2004'e getiriliyor. Acılar ve gözyaşlarıyla.
Dünya eskisinden daha fazla barışa hasret. Eskisinden daha çok kan akıyor, akıtılıyor
Sokaktaki insanlar 10 Aralık'ı kutlamıyor, kutlayamıyor.
En çok kutlayan resmi ve yarı resmi kurum ve kuruluşlar ise çözümden çok uzakta. Çözüm bulması gerekenlerin çözüm üretemediği bir ortamda kalıcı barışın, insan haklarının ise esamesi okunmuyor.
Aralık'ın 10'u. İnsan haklarının yeniden nerede ve nerelerde olduğunun tartışıldığı gün. 48'den 2004'e acı hiç eksilmedi daha da arttı. Değişen sadece ağızlar, atılan nutuklar.
Dünya global mezarlığa çevrildi; Asya'dan Avrupa'ya, Amerika'dan Afrika'ya. İnsanın kendisi gibi hakkı da ölüp gidiyor
Dünya,İnsan Haklarını kutladı.
Çelenksiz.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu tarafından 10 Aralık 1948'de hazırlanan ve Genel Kurulca onaylanan temel bildirge.
Dünyanın hiçbir bölgesinde, hiçbir ülkesinde insanların doğuştan getirmiş oldukları haklar ayaklar altına altına alınmayacak, insana insan olduğu için değer verilecek, ekonomik ve sosyal yönden geliştirilmeye ve güvende tutulmaya çalışılan insana angarya uygulanmayacak, özgürlüğü hiçbir şekilde kısıtlanmayacak, sürgün edilmeyecek ve tüm uluslar buna saygı gösterecek.
1948'den 2004'e..
Dünya 1948'e sancılarla, savaşlarla,krizlerle,kanlarla geldi. Asya'dan Avrupa ve Amerika kıtasına kadar insanın hafızasına kazınan olaylar milletleri yeniden düşünmeye sevketti. Cenevre'de,Viyana'da, Berlin'de, son olarak Paris'te oturumlar yapıldı, zirvelerden kararlar çıkarıldı.
İnsan daha huzurlu, daha barışçıl bir yaşam sürmeliydi.
Ortaçağ'ın Avrupa karanlığından, engizisyonlardan, haçlı savaşlarının emperyal uygulamalarından sıyrılınmalıydı.
Bu zihniyetle yeni arayışlarla yeni taleplerle geldi Birleşmiş Milletler Teşkilatı gündeme . Milletler Cemiyeti devamı niteliğinde görülen örgüt, her geçen gün etki alanını genişletti ve tüm dünyada sözü geçer bir kurum halini aldı.
İnsan haklarını garantiye alma, dünya barışını tesis etme adına bünyesinde Güvenlik Konseyi ve Adalet Divanı'nı oluşturdu.
Kore'de, Afganistan'ın işgali sürecinde, Soguk Savaş yıllarında sınavlar verildi. Kiminde başarılı olundu, kiminde eleştiriler ayyuka çıktı.
Ortak bir kanaat vardı: Birleşmiş Milletler bir ihtiyaçtı.
Gereklilik tezi ayrı bir odada tutulurken dünya yerinde durmuyordu. Krizler artıyor, savaşlar patlak veriyor, insanlar birbirini boğazlıyordu. Sırplar'a Balkanlar'da engel olunamıyor,Çeçenler Kafkaslar'da katlediliyor, Filistinliler Ortadoğu'da kana bulanıyor, Keşmir halkı Asya'da tecrit ediliyor, Irak ve Afganistan'da siviller bombalanıyordu.
NATO asker yığıyor, AB umarsız davranıyor, BM etkisini gösteremiyor.
Nihayetinde BM daha fazla eleştirinin muhatabı oluyor.
Veto hakkına sahip 5 ülke parmak kaldırıyor, müdahale oluyor, parmaklar indiriliyor kan durmuyor.
10 Aralık Dünya İnsan Hakları günü 1948'lerden 2004'e getiriliyor. Acılar ve gözyaşlarıyla.
Dünya eskisinden daha fazla barışa hasret. Eskisinden daha çok kan akıyor, akıtılıyor
Sokaktaki insanlar 10 Aralık'ı kutlamıyor, kutlayamıyor.
En çok kutlayan resmi ve yarı resmi kurum ve kuruluşlar ise çözümden çok uzakta. Çözüm bulması gerekenlerin çözüm üretemediği bir ortamda kalıcı barışın, insan haklarının ise esamesi okunmuyor.
Aralık'ın 10'u. İnsan haklarının yeniden nerede ve nerelerde olduğunun tartışıldığı gün. 48'den 2004'e acı hiç eksilmedi daha da arttı. Değişen sadece ağızlar, atılan nutuklar.
Dünya global mezarlığa çevrildi; Asya'dan Avrupa'ya, Amerika'dan Afrika'ya. İnsanın kendisi gibi hakkı da ölüp gidiyor
Dünya,İnsan Haklarını kutladı.
Çelenksiz.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Cevat Kışlalı / diğer yazıları
- Suikastın geri planı / 09.05.2006
- Sessizliğin sesi / 28.03.2006
- 8 Mart Dünya Kadınlar Günü / 08.03.2006
- Hangi ittifak, hangi kadın? / 26.01.2006
- Varoluş mücadelesi / 24.01.2006
- Bu M.E.M'leket bizim / 01.12.2005
- Çözüm mü dediniz? / 27.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 04.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 21.10.2005
- Felaket kapıda / 19.10.2005
- Sessizliğin sesi / 28.03.2006
- 8 Mart Dünya Kadınlar Günü / 08.03.2006
- Hangi ittifak, hangi kadın? / 26.01.2006
- Varoluş mücadelesi / 24.01.2006
- Bu M.E.M'leket bizim / 01.12.2005
- Çözüm mü dediniz? / 27.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 04.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 21.10.2005
- Felaket kapıda / 19.10.2005