Her gün gelen şehit haberleriyle yüreğimiz dağlanırken, ülkenin hemen her yerinde terör eylemleri artarak devam ederken, siyasilerin hala başarıdan bahsetmesi insanı çileden çıkartacak cinsten. Başarısızlıklar başarı diye yutturulmaya çalışılınca da sanki birileri bizimle dalga mı geçiyor hissine kapılmamıza sebebiyet veriyor. Ve insanın “Yok artık bu kadar da pişkinlik!” diyesi geliyor.
Terörün, ülkenin tarihinde olmadığı kadar azgınlaştığı, kimsenin mal ve can güvenliğinin istenilen oranda sağlanamadığı şu sıralarda, Hükümetten gelen şu başarı hikâyesine bakar mısınız değerli okurlarımız?
TRT’de yayınlanan bir programda Başbakan Yardımcısı Sayın Bülent Arınç, öyle ifadeler kullanıyor ki; “Bugünlerdeki saldırılar adeta intihar saldırısıdır. Yani, ortaya atılanlar, kendilerini ateşe atıyorlar çünkü buradan kurtulsalar Kandil’de hesaplarını görecekler. 2012 yılına ait hedefleri var örgütün. Bunu bir final yılı olarak görüyorlar, devrimci halk savaşının finali olarak görüyorlar. Halkın bunlara itibar etmemesi yüzünden de halka çullanıyorlar” diyor ve ekliyor Sayın Arınç “Terörle son 3 yılda yapılan mücadelede son 30 yıldır yapılan mücadelenin 50 misli başarılı sonuçlar elde edildi” diyor.
Daha sonra da “Türkiye’de günlük hayat devam ediyor, ekonomi etkilenmiyor, vatandaşımızda ümitsizlik değil sadece üzüntü olduğunu” söylüyor.
Sayın Bakanlar, Sayın Vekiller, Sayın Valiler, politik kalıplaşmış ifadelerle milletin gazını almaya çalışıyorlar; “terörün kökü kazınacak” diye demeçler veriyorlar.
Bu arada teröristler bırakın köy basmayı, karakol basmayı; artık istediği yolu kesiyor, askeri konvoya dahi saldırıyor. Artık teröristler vurup kaçmıyor, vuruyor, gene vuruyor ve başka eylem için kalıyor.
Daha önceki gün basına yansıyan haberlerde Gaziantep’teki bombalı saldırıyı düzenleyen bombacının dahi çok uzakta değil hem de o bölgede yol kesip örgüt propagandası yaptığı iddialarını duyduk, okuduk.
Bu kadar olumsuzluğa, bu kadar başarısızlığa rağmen istifa etmeyi düşünen ne bir asker, ne bir vekil, ne bir bakan, ne bir vali, yok…
Her şeye rağmen hala bu hükümetin başarısından bahsedilince gelecekle alakalı umutlarımız daha da azalmaktadır.
İktidar sahiplerinin övmekten yere koyamadıkları batı demokrasilerinde bu ve benzeri olaylardan sadece biri bile yaşansa, en azından birileri çıkar “biz bu konuda başarısız olduk” itirafında bulunur; ya istifa eder, ya da vatandaştan, şehit ailelerinden özür dilerdi. Bizde de başarısızlıktan başarı çıkarma manzaraları yaşanmaktadır. “Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete” Allah sonumuzu hayreyliye…
Terörün, ülkenin tarihinde olmadığı kadar azgınlaştığı, kimsenin mal ve can güvenliğinin istenilen oranda sağlanamadığı şu sıralarda, Hükümetten gelen şu başarı hikâyesine bakar mısınız değerli okurlarımız?
TRT’de yayınlanan bir programda Başbakan Yardımcısı Sayın Bülent Arınç, öyle ifadeler kullanıyor ki; “Bugünlerdeki saldırılar adeta intihar saldırısıdır. Yani, ortaya atılanlar, kendilerini ateşe atıyorlar çünkü buradan kurtulsalar Kandil’de hesaplarını görecekler. 2012 yılına ait hedefleri var örgütün. Bunu bir final yılı olarak görüyorlar, devrimci halk savaşının finali olarak görüyorlar. Halkın bunlara itibar etmemesi yüzünden de halka çullanıyorlar” diyor ve ekliyor Sayın Arınç “Terörle son 3 yılda yapılan mücadelede son 30 yıldır yapılan mücadelenin 50 misli başarılı sonuçlar elde edildi” diyor.
Daha sonra da “Türkiye’de günlük hayat devam ediyor, ekonomi etkilenmiyor, vatandaşımızda ümitsizlik değil sadece üzüntü olduğunu” söylüyor.
Sayın Bakanlar, Sayın Vekiller, Sayın Valiler, politik kalıplaşmış ifadelerle milletin gazını almaya çalışıyorlar; “terörün kökü kazınacak” diye demeçler veriyorlar.
Bu arada teröristler bırakın köy basmayı, karakol basmayı; artık istediği yolu kesiyor, askeri konvoya dahi saldırıyor. Artık teröristler vurup kaçmıyor, vuruyor, gene vuruyor ve başka eylem için kalıyor.
Daha önceki gün basına yansıyan haberlerde Gaziantep’teki bombalı saldırıyı düzenleyen bombacının dahi çok uzakta değil hem de o bölgede yol kesip örgüt propagandası yaptığı iddialarını duyduk, okuduk.
Bu kadar olumsuzluğa, bu kadar başarısızlığa rağmen istifa etmeyi düşünen ne bir asker, ne bir vekil, ne bir bakan, ne bir vali, yok…
Her şeye rağmen hala bu hükümetin başarısından bahsedilince gelecekle alakalı umutlarımız daha da azalmaktadır.
İktidar sahiplerinin övmekten yere koyamadıkları batı demokrasilerinde bu ve benzeri olaylardan sadece biri bile yaşansa, en azından birileri çıkar “biz bu konuda başarısız olduk” itirafında bulunur; ya istifa eder, ya da vatandaştan, şehit ailelerinden özür dilerdi. Bizde de başarısızlıktan başarı çıkarma manzaraları yaşanmaktadır. “Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete” Allah sonumuzu hayreyliye…
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Şevval ayında yapılacak ibadetler / 03.04.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025
- Tövbe edenleri Allah sever / 20.03.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025
- Tövbe edenleri Allah sever / 20.03.2025