logo
05 ŞUBAT 2026

Yardım değil kement

14.07.2005 00:00:00
Batılıların zenginliğinin kaynağı sömürüdür. En başta sömürdükleri kıta da Afrika kıtasıdır. Afrika denince akla, sömürü, açlık, susuzluk, yoksulluk, yolsuzluk, hastalık ve iç çatışmalar gelir. Bütün bunların müsebbibi de Batılılardır, yani Avrupalılar ve Amerikalılardır. Afrika'yı bu hale düşürenler, şimdi kalkmışlar Afrika'ya yardımdan söz ediyorlar. G-8 grubunun dönem başkanı İngiltere'nin Maliye Bakanı Gordon Brow, Afrika için yeni bir Marshall  planı hazırlanmasını gündeme taşıdı.Sömürgeciler ve yardım. Hiç yakışıyor mu? Bazıları bunu, sömürgecilerin kefaret ödemesi olarak görüyor, fakat gerçek hiç de öyle değildir. Sömürgecilerin yardım dedikleri şey, Afrikalılar'ın ödemesi mümkün olmayan borçlarının bir kısmını silmektir. Bilindiği gibi, kapitalizmde bir söz vardır: Az borç borçlunun, çok borç alacaklarının sorunudur. İşte sömürücüler bu kuraldan hareket ederek, Afrikalılar'ın borçlarının bir kısmını silerek, onları sorunlu ve sorumlu tutmayı amaçlıyorlar. Aslında yaptıkları yardım değil, Afrikalılar'ın boğazına yeni bir kement takmaktır. Afrikalı liderler de bunu anlamış olacaklar ki, Libya'da Beşinci Afrika Zirvesi'nde borçların silinmesi yerine dünya ülkeleriyle işbirliği çağrısında bulundular.Afrikalı liderler çok haklı. Çünkü sömürücülerin yardım paketinin dışı bal, içi zehir doludur. Dahası, bu yardımdan yararlanmak da şartlara bağlıdır. Mesela, Genişletilmiş Çok Borçlu Ülkeler İnisiyatifi, "bu ülkenin borcu silinebilir" diyecek ki, borç silinsin. Aksi halde silinmez. Bir başka deyişle, borcun silinebilmesi için, bu inisiyatifin 'ülkenin iyi yönetildiğine' ve  silinen borçlardan doğan fonların 'hangi alanlarda kullanılacağına karar vermesi' gerekir.Dış yardımlarda çok çeşitli amaçlar vardır. Hintli Prof. Dr. Amastya Sen'e göre, bir amaç da şudur: "Yardıma bağımlı kılmak. Bir ülkeyi kendi gücüyle ne yapabileceğinden çok, öncelikle ne kadar uluslararası destek sağlayabileceğini hesaplamaya itmek". Bundan dolayı dış yardımların yarardan çok zarar verdiğini söyleyen Prof. Dr. Sen, fakir ülkelere şu tavsiyede bulunur: "Fakir ülkeler, hiç yardımsız ne yapabileceklerini düşünsünler"Tecrübeler, şu gerçeği ortaya koymuştur. Batılılar, hiçbir yardımı karşılıksız yapmazlar. Eğer bir yardım yapıyorlarsa, anlayın ki, onun karşılığını mutlaka peşin almışlardır.  Dış yardımlara kurban edilen ülkelerden biri de maalesef Türkiye'dir. Türk yetkilileri, özellikle ABD'nin dış yardımlarını,  yardımseverliğinden, demokrasi ve insan haklarına saygısından yaptığını ileri sürüyorlar. Türk milletinin de bu şekilde inanması için gayret sarfediyorlar. Halbuki ABD'li yetkililer yardımlardaki amaçlarını çok farklı izah ediyorlar.Bakınız, 1956 yılında Amerikan Senatosu Dış İlişkiler Komitesi'nce hazırlanan bir raporda ne deniliyordu: " Amerikan yardımı bir hükümet girişimi olarak başkalarının çıkarı için yapılan bir şey değildir. Yardım, ABD'nin dış politikasını yürütmek ve ulusal çıkarlarını dışarıda geliştirmek için mevcut araçlardan bir tanedisidir".Bırakın maddi yardımı, bilimsel ve teknik yardımlar bile karşılıksız ve amaçsız değildir. Aynı komite 1962'de Dış Yardım Kanununu tartışırken ABD Savunma Bakanı McNamera şöyle demişti: " Gelecek yıl Amerikan askeri okullarında yabancı uluslardan 18.000 kişi eğitim görüyor olacak. Bu kişilerden her biri bizim hükümet geleneklerimizi ve felsefemizi öğrenecekler, ülkelerine döndüklerinde her biri bunun uygulayıcısı olacaktır".İşte dış yardımlar böyle bir tuzaktır. Daha doğrusu, tuzak üstüne atılan bir yemdir. Akıllı olan, bağımsızlığı herşeyin üstünde tutan hiçbir devlet adamı bu yeme aldanarak tuzağa vurmaz. Onun için,  Afrikalılar'ın G-8'lere vereceği en soylu cevap, "alın yardımlarınızı başınıza çalın, yardım istemiyoruz, siz bizim yakamızı bırakın" demektir.
 
M. Hilmi Yıldırım / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.