‘Verdiğin elden geri alırsın’
İmam Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah-u Teâlâ, Musa'ya (a.s) şöyle vahyetmiştir: Verdiğin elden geri alırsın. Nasıl amel edersen, o şekilde mükâfata erişirsin. Her kim kötü bir insana iyilik ederse, kötü mükâfat görür"
07.12.2020 23:50:00





H. OKAN EGESEL
Lokman (a.s) yolculuk esnasında oğluna yaptığı vasiyetinde şöyle buyurmuştur: "Bir konağa vardığında bineğinden in. Önce ona ot ver, sonra kendi işlerine koyul."
İmam Sâdık (a.s), "Nerede olursam olayım, beni bereketli kıldı" ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "Yani çok faydalı…"
Resûlullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en hayırlısı, insanların kendisinden faydalandığı kimsedir."
Resûlullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İnsanların tümü, Allah'ın ailesidir. Allah nezdinde yaratıkların en sevimlisi, Allah'ın ailesine faydalı olan ve bir aileyi sevince boğandır."
Resûlullah (s.a.a), kendisine, "Allah nezdinde insanların en sevimlisi kimdir?" diye sorulunca şöyle buyurmuştur: "İnsanlardan, tüm insanlara en faydalı olanıdır."
İmam Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Eğer iyilik seksen elden ele dolaşırsa, sahibinin sevabından hiçbir şey azalmaksızın, hepsi o iyilik sebebiyle mükâfata erişir."
Resûlullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim bir fakire sadaka verirse sevabını Allah'tan alır. Eğer bu sadakayı kırk bin insan elden ele dolaştırır ve fakirin eline verirse, onların hepsi tam bir sevap elde eder."
İmam Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bağışta bulunanlar üç kişidir: Alemlerin Rabbi olan Allah, mal sahibi ve kendisinin eliyle sadaka verilen kimse."
İmam Bâkır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bağışta bulunanlar üç kişidir: Bağışta bulunan Allah, malından veren kimse ve bu yolda çaba gösteren kimse."
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Soylu veya dindar kimseler dışındakilere iyilik etmek doğru değildir."
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ehli olmayan kimselere yersiz yere iyilikte bulunan kimsenin bu iyiliğinden, aşağılık insanların övgüsü, kötü insanların medhi ve cahil insanların sözü dışında hiçbir nasibi yoktur. Ayrıca (onlar da sadece ve sadece) iyilik ettiği müddetçe, 'Eli ne kadar da açıktır' derler. Oysa Allah ile ilgili olan ve Allah'ın yolunda yardım etmesi gereken hususlarda cimrilik eder."
İmam Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah-u Teâlâ, Musa'ya (a.s) şöyle vahyetmiştir: Verdiğin elden geri alırsın. Nasıl amel edersen, o şekilde mükâfata erişirsin. Her kim kötü bir insana iyilik ederse, kötü mükâfat görür."
İmam Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dört şey heba olmuştur: Tuzlu toprağa serpilen tohum, ay ışığında yakılan kandil, tok karnına yiyilen yiyecek ve liyakati olmayan kimseye yapılan iyilik."
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İyilik hazinedir, o halde kimin yanına emanet bıraktığına iyi bak. İhsan bir stoktur, onu kimin yanına bıraktığına iyi bak."
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kadrini bilmeyen bir kimseye yapılan iyilikte hayır yoktur."
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Aşağılık birine yardım edersen, ona yaptığın iyilik sebebiyle sana kötülük eder."
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ehli olmayan kimselere iyilikte bulunan kimse, iyiliğe zulmetmiş olur."
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim iyiliğe layık olmayan birine iyilik ederse, kendi iyiliğine zulmetmiş sayılır." (Muhammed Muhammedî Reyşehrî, Mizanu'l-Hikmet).
Lokman (a.s) yolculuk esnasında oğluna yaptığı vasiyetinde şöyle buyurmuştur: "Bir konağa vardığında bineğinden in. Önce ona ot ver, sonra kendi işlerine koyul."
İmam Sâdık (a.s), "Nerede olursam olayım, beni bereketli kıldı" ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "Yani çok faydalı…"
Resûlullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en hayırlısı, insanların kendisinden faydalandığı kimsedir."
Resûlullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İnsanların tümü, Allah'ın ailesidir. Allah nezdinde yaratıkların en sevimlisi, Allah'ın ailesine faydalı olan ve bir aileyi sevince boğandır."
Resûlullah (s.a.a), kendisine, "Allah nezdinde insanların en sevimlisi kimdir?" diye sorulunca şöyle buyurmuştur: "İnsanlardan, tüm insanlara en faydalı olanıdır."
İmam Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Eğer iyilik seksen elden ele dolaşırsa, sahibinin sevabından hiçbir şey azalmaksızın, hepsi o iyilik sebebiyle mükâfata erişir."
Resûlullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim bir fakire sadaka verirse sevabını Allah'tan alır. Eğer bu sadakayı kırk bin insan elden ele dolaştırır ve fakirin eline verirse, onların hepsi tam bir sevap elde eder."
İmam Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bağışta bulunanlar üç kişidir: Alemlerin Rabbi olan Allah, mal sahibi ve kendisinin eliyle sadaka verilen kimse."
İmam Bâkır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bağışta bulunanlar üç kişidir: Bağışta bulunan Allah, malından veren kimse ve bu yolda çaba gösteren kimse."
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Soylu veya dindar kimseler dışındakilere iyilik etmek doğru değildir."
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ehli olmayan kimselere yersiz yere iyilikte bulunan kimsenin bu iyiliğinden, aşağılık insanların övgüsü, kötü insanların medhi ve cahil insanların sözü dışında hiçbir nasibi yoktur. Ayrıca (onlar da sadece ve sadece) iyilik ettiği müddetçe, 'Eli ne kadar da açıktır' derler. Oysa Allah ile ilgili olan ve Allah'ın yolunda yardım etmesi gereken hususlarda cimrilik eder."
İmam Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah-u Teâlâ, Musa'ya (a.s) şöyle vahyetmiştir: Verdiğin elden geri alırsın. Nasıl amel edersen, o şekilde mükâfata erişirsin. Her kim kötü bir insana iyilik ederse, kötü mükâfat görür."
İmam Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Dört şey heba olmuştur: Tuzlu toprağa serpilen tohum, ay ışığında yakılan kandil, tok karnına yiyilen yiyecek ve liyakati olmayan kimseye yapılan iyilik."
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "İyilik hazinedir, o halde kimin yanına emanet bıraktığına iyi bak. İhsan bir stoktur, onu kimin yanına bıraktığına iyi bak."
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kadrini bilmeyen bir kimseye yapılan iyilikte hayır yoktur."
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Aşağılık birine yardım edersen, ona yaptığın iyilik sebebiyle sana kötülük eder."
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Ehli olmayan kimselere iyilikte bulunan kimse, iyiliğe zulmetmiş olur."
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim iyiliğe layık olmayan birine iyilik ederse, kendi iyiliğine zulmetmiş sayılır." (Muhammed Muhammedî Reyşehrî, Mizanu'l-Hikmet).
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.