Uyuşturucu ve bağımlılık felaketi insanlığı uzun zamandan beri zehirli bir sarmal olarak özellikle genç nesilleri kendi batağına çekerek hayatlarını zehir etmektedir. Gençliğin sağlığını ve geleceğini mahveden bu afet hakkında ülkemizde tertip edilen önemli bir uluslararası konferansın havasını sizlere aksettirmeye çalışacağım. Dünyayı çepeçevre saran ve özellikle Türkiye'yi adeta merkez haline getiren bu bağımlılık rüzgarının neden bu kadar acımasız ve etkili geliştiği de böylece öğrenilmiş olacaktır.Konferansta konuşulanların özünü sizlere aksettirmek, işin ciddiyetini kavramanız için zannedersem etkili olacaktır. Bunun yanında 2000'li yıllarda, dünyadaki bu bağımlılık felaketin neden bu kadar çabuk hızlandığını ve dünyayı bir nevi pençesine nasıl geçirdiğini de daha kolay anlayacağız.Uluslararası İstanbul Uyuşturucu KonferansıWho'nun (Dünya Sağlık Teşkilatı'nın) işbirliği ile Uluslararası İslam Bilim ve Sağlık Teşkilatı'nın düzenlediği: "Genç Kuşağı Bekleyen Tehlikeler" konulu uluslararası konferans, 29 Ağustos 1998'te İstanbul Swiss Otelde, tüm İslam ülkelerinin katılımlarıyla 3 gün sürmüştü... Konferansın açılışında Dr. Ahmad Rajal Al-Gindy'nin konuşması ve konferansın özü:"Konferansın düzenlenmesi uluslararası kritik bir dönemde yapılmaktadır. Sovyetlerin çöküşü, onun taraftarlarıyla beraber tatbik ettiği rejim de yok olmuştur. Böylece o ülkelerde, ani olarak büyük sosyal, ekonomik ve güvenlik konuları alt üst olmuş durumdadır. Bu çöküş, dünya için bir taraftan komünist rejimin yok olmasından dolayı rahatlama, diğer taraftan da insanların bir yaşam sisteminden ani olarak kopmaları, bir başıbozukluk ve rejimsizlik oluşturmuştur. Aniden birçok yerde "mafya organizasyonları" devletin yerini almaya başladı. Böylece şu tehlikeli devreler başladı:1. Dünya için birinci tehdit, bu tür hadiselerde "terör, uyuşturucu ve fuhuşun" büyük çapta yayıldığı ortamlardır. Onun yanında bu dalgalanmalar sadece oralarda değil, onların etrafında bulunan diğer devleri ve ülkeleri de etkilemiştir.2. Dünya için ikinci tehdit: Afganistan'daki savaş koşulları o bölgedeki uyuşturucu trafiğinin gelişmesine sebep olmuştur. 3. Dünya için üçüncü tehdit ise; globalizasyonun gelişmesidir. Küreselleşme; yerel kültür, gelenek ve göreneklere büyük zarar vermiştir. Sigara kullanımı, zührevi hastalıkların yayılması ve fuhuş, uyuşturucu ile birlikte dünyada hızla yayılmaya başlamıştır.İnternetin oluşturduğu tehlikelerTüm bunlar bile yeterli tehlikeyi ifade etmektedir. Ancak bunların dışında bir de internetin icad edilip gelişmesi ayrı bir tehlikeyi ifade etmektedir. İnternetin faydası muhakkak çoktur ancak, internet vasıtasıyla her türlü gayri meşru faaliyetler de kendine zemin bulmuştur. Özellikle kaçakçılık ve uyuşturucu maddeler buna örnektir. Bu durum ise dünyayı bir "büyük köy" durumuna getirmiş ve ulaşıma açmış durumdadır. Mafya ise bu durumdan faydalanmak için pusuda beklemektedir. Çünkü istenen maddelerin hemen isteyenlere ulaştırma imkanları kolaylaşmış durumdadır. Böylece bu kötü alışkanlık ve bağımlılık kendine uygun yayılma imkanı bulmaktadır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Prof. Dr. Cahit Babuna / diğer yazıları
- Batı kültüründe toplumsal çöküş -2- / 22.10.2006
- Batı kültüründe toplumsal çöküş / 21.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler -2- / 20.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler -2- / 19.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler / 18.10.2006
- Oruç tutmak, aç kalmak değildir / 15.10.2006
- Ramazan-ı Şerif temizlenme ayı / 14.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -4- / 09.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -4- / 08.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -3- / 07.10.2006
- Batı kültüründe toplumsal çöküş / 21.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler -2- / 20.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler -2- / 19.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler / 18.10.2006
- Oruç tutmak, aç kalmak değildir / 15.10.2006
- Ramazan-ı Şerif temizlenme ayı / 14.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -4- / 09.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -4- / 08.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -3- / 07.10.2006