Dünya kupası finalleri eleme grubunda Ukrayna maçı öncesi 11 puanımız vardı. Teknik direktörlük pozisyonunda ciddi problemler sonrası 72 yaşındaki Lucescu ile kalan dört maçımızı tamamlamak mıydı hedefimiz yoksa dünya kupasına katılabilmek miydi? Daha önce Milli Takımlar Koordinatörlüğü bir insana verilmiş ve tüm Türk futbolunun geleceği ona teslim edilmişti. Bir anda değişikliğe gidildi ve yeni bir hoca arayışına girildi. Tercih nedense yabancıdan yana kullanıldı. Oysa içimizde öyle değerler var dı ki... Bana göre tecrübesiyle öne çıkan madem yaş sınırımızda yoktu neden Mustafa Denizli milli takımın başına getirilmedi?
Lucescu; çok kötü oynadığımız Ukrayna maçı sonrası bahanelere sığınarak açıklamalarda bulunması ona hiç yakışmadı. Daha önce rakip Ukraynalı oyuncuları tanımasının avantaj olacağını düşünürken kendi oyuncularını tanımaması da çok ilginçti. Rakip çabuk oyunculardan kurulu hızlı çıkabilen uyumlu bir takımdı. Biz ise orta sahayı üç ağır oyuncuyla kapatmaya çalıştık. Hakan varlık gösteremezken, Cenk ileride destek göremedi. Kanat savunmacılarımız Şener ve İsmail çok hata yaptılar. Stoper pozisyonu zaten sorunlu olduğumuz bir bölge. Bu maç böyle olmamalıydı. Biraz daha hücum gücü yüksek bir kadro kurmamız gerekiyordu. Gerekirse kendi takımlarında oynamayan Arda, Emre Mor, Selçuk gibi oyunculardan yararlanılmalıydı. Zaten asıl problemlerimizden bir tanesi kadro devamlılığımızın olmaması. Son oynadığımız Kosova maçından 7 farklı oyuncuyla sahadaydık.
Hiç kimse şu soruyu sormuyor. Kadro yapılanmasını kimin yaptığı. Lucescu bu kadar kısa zamanda futbolcuları analiz edip ilk 11'i yaptığını düşünmüyorum. Burada sorumluluk biraz da yardımcılar Tayfur Havutçu ve Levent Şahin'dedir.
Ne olursa olsun herşey bitmiş değil. Salı günü kendi sahamızda Hırvatistan ile oynuyoruz. Bu maçı kazanarak iddiamızı devam ettirmeliyiz.
Lucescu; çok kötü oynadığımız Ukrayna maçı sonrası bahanelere sığınarak açıklamalarda bulunması ona hiç yakışmadı. Daha önce rakip Ukraynalı oyuncuları tanımasının avantaj olacağını düşünürken kendi oyuncularını tanımaması da çok ilginçti. Rakip çabuk oyunculardan kurulu hızlı çıkabilen uyumlu bir takımdı. Biz ise orta sahayı üç ağır oyuncuyla kapatmaya çalıştık. Hakan varlık gösteremezken, Cenk ileride destek göremedi. Kanat savunmacılarımız Şener ve İsmail çok hata yaptılar. Stoper pozisyonu zaten sorunlu olduğumuz bir bölge. Bu maç böyle olmamalıydı. Biraz daha hücum gücü yüksek bir kadro kurmamız gerekiyordu. Gerekirse kendi takımlarında oynamayan Arda, Emre Mor, Selçuk gibi oyunculardan yararlanılmalıydı. Zaten asıl problemlerimizden bir tanesi kadro devamlılığımızın olmaması. Son oynadığımız Kosova maçından 7 farklı oyuncuyla sahadaydık.
Hiç kimse şu soruyu sormuyor. Kadro yapılanmasını kimin yaptığı. Lucescu bu kadar kısa zamanda futbolcuları analiz edip ilk 11'i yaptığını düşünmüyorum. Burada sorumluluk biraz da yardımcılar Tayfur Havutçu ve Levent Şahin'dedir.
Ne olursa olsun herşey bitmiş değil. Salı günü kendi sahamızda Hırvatistan ile oynuyoruz. Bu maçı kazanarak iddiamızı devam ettirmeliyiz.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Ali Yılmaz / diğer yazıları
- Türk Futbolu nereye gidiyor? / 20.10.2017
- Futbol sadece ayakla değil yürekle de oynanır / 11.10.2017
- Milli hüsran / 08.10.2017
- İzlanda maçı öncesi / 05.10.2017
- Transfer çılgınlığı / 30.09.2017
- Sadece Futbol / 25.09.2017
- Bursaspor mutlu / 18.09.2017
- Kadro istikrarı / 16.09.2017
- 4. haftanın ardından / 13.09.2017
- Daha çok erken / 12.09.2017
- Futbol sadece ayakla değil yürekle de oynanır / 11.10.2017
- Milli hüsran / 08.10.2017
- İzlanda maçı öncesi / 05.10.2017
- Transfer çılgınlığı / 30.09.2017
- Sadece Futbol / 25.09.2017
- Bursaspor mutlu / 18.09.2017
- Kadro istikrarı / 16.09.2017
- 4. haftanın ardından / 13.09.2017
- Daha çok erken / 12.09.2017