"Çalış!" dedikçe Şeriat, çalışmadın, durdun,Onun hesâbına birçok hurâfe uydurdun!Sonunda bir de "tevekkül" sokuşturup araya,Zavallı dîni çevirdin onunla maskaraya! M. Akif Ersoy50 kişilik sakallı ve cüppeli Nakşîler Soma faciasında yakınlarını kaybeden işçi ailelerine giderek; "İsyan etmeyin. Bu onların kaderiydi" diyerek tepkileri azaltmak ve açılacak davaları engellemek adına turluyorlar sevgili okurlar.Vahşi kapitalizmin toplumun en ücra köşelerine dek sirayet ettiğinin görüntüsüdür bu yaşanan. Bu mübarek dinimiz dahi en dindar görünenlerle içi boşaltıldı. Bir İngiliz uydurması olan Nakşîliğin din bozguncuları eliyle Soma'da yaptığı kara propaganda ortada: "Yaşanan kader. İsyan etme. Kendini ömür boyu kullandır. Olmayan asgari ücrete ve haline şükret."Bu aşağılık düşünce ve tavır topluma o kadar sirayet etmiş ki sevgili okurlar; toplum artık akledemez ve düşünemez bir durumdadır.Yukarıdaki aynı durumu Torbalı'nın Tulum köyünde bizzat yaşamıştım. Kahvede sohbet ederken, masa üzerinde olan 3 yıllık deri ceketimi örnek göstererek; vatandaşlık maaşı olduğunda artık ben belki de 3 yılda değil de yılda 1 deri ceket giyinip tüketimi arttıracağım dediğimde kahvede bulunan İmam efendi, "israf olmaz mı?" diye kükremişti. Ve gereken cevabı alıp kahveden topuklamıştı.Evet sevgili okurlar, bu millete yıllardan beri insanlık onurunu ayaklar altına alan asgari ücrete ulaşmayı dünyanın en makbul işi olarak yutturdular. Ulaşılmaz en büyük hedef olarak gösterdiler. Bir lokma ekmeğe, bir hırkaya bu milleti razı ettiler. Hakkını aramanın en büyük suç ve isyan olduğunu bellettiler bu millete. Aslan gibi kükreyerek dünyaya adalet dağıtan bu milleti kedi-köpeğe maskara ettiler. Tabi ki bu iğfal dindar görünen din bozguncuları eliyle gerçekleşti. Ve bu alçak-sinsi sömürü daha katmerli bir şekilde bugün de devam etmektedir.Bu arada yıllardan beri köylerimizde uygulanan taşımalı eğitime de değinmeden edemeyeceğim sevgili okurlar. Önceden her köyümüzde bir okul ve çocuklarımızı bir anne ve babadan daha öte bir sevgiyle eğiten öğretmenlerimiz vardı. Bu öğretmenler köyün en aydın yol gösteren mürebbileri idi. Köylünün aydınlık Atatürkçü yüzleri idi. Şimdilerde bu eğitim çarkı tersyüz edilip köylerdeki çoluk çocuğumuz yukarıda anlatılan "imam efendi" tiplerine teslim edildi.O imam efendi tedrisinden yaşlısıyla ve genciyle geçen tüm köylü bugün akledemez ve hakkını arayamaz bir eğitim yoksunu kişiler olarak yetiştirilmektedir. Milleti kömüre ve makarnaya talim ettiren bu imam efendi ahlakı maalesef bu milletin helaki olmuştur.Bu yüce millet elbette düştüğü bu yerden dimdik kalkacak, doğrulacak; önce vatan, millet, bayrak ve bağımsızlık diyecektir. "Mustafa Kemal"imiz yoldadır. Tüm teslim aldıkları yerli işbirlikçilerini de alıp geldikleri gibi elbette gideceklerdir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Adem Birinci / diğer yazıları
- Hz. Fatıma'yı incitmek / 27.03.2025
- Kâbe'nin Rabbine and olsun ki kurtuldum / 23.03.2025
- Kadir gecesi / 21.03.2025
- “Bana sorun” / 18.03.2025
- İmam Ali’nin dilinden Hz. Peygamber / 15.03.2025
- Gayretullah’a dokunmak… / 13.03.2025
- Ben vermekle emrolundum / 06.03.2025
- Her hususta zirve şahsiyet İmam Ali / 28.02.2025
- Allah’ın selam yolladığı Hz. Hatice / 26.02.2025
- Ümmü Eymen anamız / 24.02.2025
- Kâbe'nin Rabbine and olsun ki kurtuldum / 23.03.2025
- Kadir gecesi / 21.03.2025
- “Bana sorun” / 18.03.2025
- İmam Ali’nin dilinden Hz. Peygamber / 15.03.2025
- Gayretullah’a dokunmak… / 13.03.2025
- Ben vermekle emrolundum / 06.03.2025
- Her hususta zirve şahsiyet İmam Ali / 28.02.2025
- Allah’ın selam yolladığı Hz. Hatice / 26.02.2025
- Ümmü Eymen anamız / 24.02.2025