Aylardır üzerinde spekülasyonlar yapılan, Ankara ve Zürih anlaşmalarında kazandığımız garantörlük haklarının elimizden uçup gitmesine sebep olacak, KKTC'yi sadece içi boşaltılmış bir "tabela devleti" yapacak olan Rum Kesimi'ni tanımaya yönelik "Ek protokol" anlaşması, AB sevdalısı siyasi kurmaylarımız tarafından bir hiç uğruna maalesef imzalandı. Maalesef diyorum, çünkü bu imzayla birlikte bundan sonra KKTC'yi tanımak isteyen bir ülke dahi çıksa, bunun hiçbir kıymeti kalmamıştır ve bu imzayla KKTC'nin tasfiyesi resmen başlamıştır. KKTC'yi dünyaya tanıtma politikasını bangır bangır bir siyasi malzeme olarak kullanan AKP, ilk defa ürettiği bir politikayı da kendi elleriyle yok etmiş ve Rum'un istediği şekilde, Rum'un istediği yere, herhangi bir mukavemet göstermeden imzasını atmış, teslim bayrağını çekmiştir. Bu imzayla birlikte ipler tamamen Rum'un eline geçmiş ve bu imzayla birlikte tarihte 70 bin civarında şehit vererek elde tutmayı başardığımız KKTC topraklarının inisiyatifi tamamen Rum'un eline bırakılmıştır. Yani bugüne kadar verdiğimiz tüm çabalar bir imzayla heba olmuştur.Bu işin bir kısmıdır. Yani işin tarihi bir hata olan kısmı. ***Diğer kısım ise AKP'nin gütmeye çalıştığı siyasi politikalardır. İçinde her türlü siyasi garabeti barındıran politikalar. Tanımadığımız bir ülkeyle birlikte attığımız imzadan başlarsak...Acaba "anlaşma" yaptığı bir ülkeyi "tanımıyorum" diyen başka bir ülke görülmüş müdür tarihte bizden başka?Böyle bir gariplik, böyle bir tezat görülmüş müdür acaba?Bir düşünün, iktidar olarak Rum Kesimi'nin limanlarımızı, havalimanlarımızı kullanacağı, ülkenizde konsolosluk açabileceği, hatta KKTC'nin dünya ile olan alışverişini bir anda ellerine bırakabileceği bir anlaşmaya imza atıyorsunuz, ondan sonra bir deklarasyon yayınlayıp, vatandaşa, bakın biz bunları tanımıyoruz diyorsunuz. Bu olsa olsa kendinizi tatmin etme ya da sizin olaya bakış açınız olur sayın iktidar, bu aldığınız karar, daha doğrusu bu imzaladığınız tek taraflı deklarasyon sadece sizi bağlar. AB, Rum Kesimi veya Yunanistan tarafından sizin bu yayınladığınız deklarasyona atılan hiçbir imza mevcut değildir. Yani uluslararası arenada hiçbir geçerliliği yoktur bu bildirinin.Bir ülkenin bekasını sadece AB serüvenine bağlamış bir iktidar olarak zaten bir AB üyesini tanımama gibi bir lüksünüz de yoktur. Bir masa etrafına toplanıp ortak kararlar alacaksınız, aynı senetlerin altına imza atacaksınız, ülkenizde konsoloslukları, temsilcilikleri bulunacak, bütün limanlarınızı kullandıracaksınız, bunlar bir yana, AB'ye girebilmek için kapısında elinizi açıp bekleyeceksiniz, ondan sonra da biz bu devleti tanımıyoruz diyeceksiniz. Gerçekten bu varyasyonlara inandırabilecek misiniz bütün bu halkı. Tarih önünde veremeyeceğiniz bu hesabı, hukuk önünde verebilecek misiniz acaba?***O imzayı atanların bundan sonra tek çıkış yolu olabilir, o da protokolün Meclis onayı olmadan hiçbir geçerliliğin olmayışı ve bu protokolün Meclis'ten dönme ihtimalinin oluşudur. Bizim de tek umudumuz 1 Mart tezkeresini reddederek mehmetçiği kardeş katili yapmaktan alıkoyan Meclis'imizin, yüksek iradesiyle bu anlaşmayı da gerisin geriye çevirmesidir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Ender Karabulut / diğer yazıları
- Sistem yanlış / 08.12.2020
- "Ben PKK'yı bitireyim, sen Kürdistan'ı tanı" / 19.12.2007
- PKK'ya af devlet politikası mı? / 06.12.2007
- Kürt' sorunu mu, 'Terör' sorunu mu / 24.11.2007
- Erdoğan ABD'ye neden gitti? / 22.12.2006
- Tebrikler Paşam! / 09.12.2006
- 50 milyon "Ortaçağ" kafalı! / 07.12.2006
- Papa'ya tepkimiz(!) çok komik oldu / 01.12.2006
- Deniz bitti! / 30.11.2006
- Papa ne yaptı, biz ne yapıyoruz! / 29.11.2006
- "Ben PKK'yı bitireyim, sen Kürdistan'ı tanı" / 19.12.2007
- PKK'ya af devlet politikası mı? / 06.12.2007
- Kürt' sorunu mu, 'Terör' sorunu mu / 24.11.2007
- Erdoğan ABD'ye neden gitti? / 22.12.2006
- Tebrikler Paşam! / 09.12.2006
- 50 milyon "Ortaçağ" kafalı! / 07.12.2006
- Papa'ya tepkimiz(!) çok komik oldu / 01.12.2006
- Deniz bitti! / 30.11.2006
- Papa ne yaptı, biz ne yapıyoruz! / 29.11.2006