Sadece Şevki Yılmaz mı? Hayır. Daha nice isimlerin bu millete, cumhuriyete, milletin değerlerine kinleri bitmedi, bitmiyor.
50 yıldan fazladır insanımızı birbirine düşürmek için milli, manevi değerler üzerinden kurmadıkları cümle, yapmadıkları eylem, konuşmadıkları başlık kalmadı.
Sanki iman mührü bunlara verilmiş gibi insanımızı mezhebine, meşrebine, siyasi görüşüne, kılık-kıyafetine göre değerlendirmeye kalktılar. Tekfir ilan ettiler, münafık, hain, namussuz hatta putperest ilan ettiler.
'Dinsiz devlet' kavramı yarattılar. Cumhuriyete, cumhuriyet tarihine ve Atatürk'e en ağır ifadelerle iftiralar sıralayarak halkımızı düşman etmeye çalıştılar.
İlginçtir! O gün, 'Allah'tan başka kimseden korkmayız, bu yolda can vermek için varız' diyenler aleni olarak devleti, cumhuriyeti, askeri, Atatürk'ü hedef aldıkları dönemde kurdukları cümleleri, yakıştırmaları son yirmi yıldır kuramıyorlar.
Oysa devlet aynı devlet. Toplum ahlaki, sosyal ve itikadı olarak dün ile kıyaslanamayacak ölçüde geri gitmiş vaziyette. Fuhuş, taciz, tecavüz, cinayet, gasp, hırsızlık, yolsuzluk sıradanlaşmış durumda.
Nerede bu din tüccarları? Dün Gaziantep belediye başkanına söylediklerini bugün neden söyleyemiyorlar?
Dün (haşa) Atatürk'e 'put', Atatürkçülere, 'putperest' diyen bu kişiler bugün, 'Erdoğan, bizim için ikinci bir ilah gibidir', 'peygamber hata yaptı, biz yapmadık' diyenlere tek kelime ettiler mi? Hayır.
Demek ki, niyetleri Allah rızası değilmiş. Ya neymiş?
Koltuk, mal, makam. Evet, bu niyetini 1992 yılında hem de Arafat'ta ilan etmişti Şevki Yılmaz.
Arafat'ta, Refah Partili hacılara, Şevki Yılmaz malum hitabetiyle; "Ya Rabbi! Bu Arafat meydanında; dünya elbisesini çıkararak, kabir elbisesine büründüğümüz bu mübarek mekânda, 'sana söz veriyoruz, resulüne söz veriyoruz! Bundan böyle, sana savaş açan: sağcılık, solculuk, Kemalizm, kapitalizm, laiklik ve bütün şeytani düzenleri boykot ederek, seninle bizim aramıza İslam'dan başka, Kur'an'dan başka hiçbir nizamı sokmamak için; canımızla, malımızla, tıpkı Bilal gibi, Sümeyye gibi, senin dinin uğrunda nöbete koşuyoruz! Nöbete geliyoruz! Refah için, milli görüş için bütün gücümüzle çalışacağımıza söz veriyoruz' diyordu.
Arafat'ta Erbakan'ın kurduğu partiyi, milli görüş zihniyetini kutsallaştıran Şevki Yılmaz daha sonra Erbakan'ı sevmeyenlerin bile söyleyemediklerini Erbakan'a söyledi.
"Ben de, Milli görüşçüyüm. Milli Görüş kimsenin tekelinde değildir. Erbakan aracı kendisi için kullandı. Duvara tosladı. Erdoğan aracı, yol için kullanıyor yoluna devam ediyor' derken 2008 yılında Erdoğan'a oy vermemeyi büyük vebal, olarak adlandırıyor ve milli görüşü bölücülükle suçluyordu.
Yine o günlerde Çay TV'de programa çıkan Şevki Yılmaz, Erbakan'ın, İsrail iş birlikçisi olduğunu ve İsrail ile onlarca askeri, ticari anlaşma imzaladığını dile getiriyordu.
Arafat'ta dediklerine bakın, Türkiye'de dediklerine bakın. Davasını, Allah'ın davası, yolunu Allah yolu diye tarif eden bir kişi bu kadar yanar-döner olur mu?
Son açıklamalarını, FETÖ'cü kumpası, kurgu-montaj ve yalan dolu algı operasyonu olarak aklamaya çalışan Şevki Yılmaz, Gülen'i (haşa) Allah dostu ilan ettikleri günlerde yaptığı açıklamaları, Mahmut Mustafaoğlu, Haber Hilal isimli internet sitesinde, "Şevki Yılmaz sen neymişsin be abi!" başlıklı yazı ile kaleme aldı.
O yazı şimdi internette yok. Herkes korkudan sitesini temizlemiş yani dününü saklamış. Ama başka sitelere haber olduğu için buldum. Bakın o yazıda neler yazılmış!
Şevki Yılmaz; "Çiller Hükümeti kurulduğu zaman Mahmut Efendi beni aradı. Ben, Erbakan'a ulaşamıyorum. Sen ulaş, Çiller ile hükümet kurmasın. Yılmaz ile kursun."
Ne kadar ilginç değil mi. Bir hükümetin kuruluşuna Mahmud Efendi dahil oluyor.
Şevki Yılmaz; "Turgut Özal, Milli Görüş'çüydü. Erbakan Hoca, onunla görüşür ona talimatlar verirdi. Ben bunun şahidiyim. Adapazarı'nda bunu yaptı."
Sohbette bulunanlardan biri itiraz ediyor. "Hocam! Biz, yıllarcı sizin kasetlerinizi dinledik. Siz, Özal için Papaz dediniz. Haham dediniz, faizci dediniz. Bunlar sizden duyunca inanamıyorum."
Şevki; "Siz bu sohbeti provoke etmeye gelmişsiniz. Toplantıyı dağıtmaya gelmişsiniz. Tabii ki o zaman biz öyle söyleyecektik. Biz ona, Milli Görüşçü deseydik, yapacağı işleri yapamazdı…
Erbakan Hoca gizli gizli Erdoğan'la görüşüyor şunu şöyle, bunu böyle yapın diye talimatlar veriyor. Ben, Erbakan Hoca'ya saldırıyorsam bu AKP'nin yapacağı güzel ve iyi işler var. AKP'yi Milli Görüşçü sanmasınlar diye." (https://odatv.com/ona-artik-laikler-degil-saadetliler-de-kiziyor-2603091200.html)
Açık söyleyeyim, benim bildiğim İslam turnikesi böyle bir imana geçiş vermez.
İşte bu Şevki Yılmaz, Akit TV'de Genel Koordinatörümüz Bülent Deniz'in hazırlayıp sunduğu Kürsü programında şu cümleleri kurdu:
"İşte İstanbul Belediyesi işte Ankara, sırf ekonomik yönden kulağını çekti. Millet AK Partisi'nden ayrılmış değil. Belediyeler de var. Meclis üyeleri bizdedir. 30 küsur ilçenin 5'i hariç bizdedir.
Ankara'da 3 ilçenin dışında bütün ilçeler Ak Partisinindir. Millet Ak Partisinden kopmuş değil. Ama mutfak yangınını anlatamadığı için 'ben de demiştir; AK Parti'liyim ama belediye başkanları ile bunların kulağını çekeceğim.' İşte onun için 23 Kasım seçimlerine gelmeden AK Parti'si kasanın ağzını açması lazım.
Efendim 700 ton altınımız var, Merkez Bankası'nda şu kadar dolarımız var diyorsunuz. Kime bırakacaksınız? Bu hırsızlara mı?"
Başta da dediğim gibi bu milleti ayrıştırmaya, ötelemeye, kindarlaştırmaya doymadılar.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Sayın Erdoğan’ın nefretten doğan AB aşkı -2- / 06.04.2025
- Sayın Erdoğan’ın nefretten doğan AB aşkı -1- / 05.04.2025
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Sayın Erdoğan’ın nefretten doğan AB aşkı -1- / 05.04.2025
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025