Başımıza gelenleri nasıl anlatmalı?
Türkiye ekonomik, siyasi ve hukuki olarak çökertilmiş, kuşatılmış, tam kurtarıcımıza kavuştuk diye beklerken asıl boynumuza ilmeği onun geçirdiğini gördük. AKP ve Lideri Erdoğan'dan yani bugünkü iktidardan bahsediyorum.
Nereden mi çıkarıyorum? Şöyle bir düşünün... Biz bundan önceki iktidarı niçin götürdük? Üç buçuk yıl boyunca ABD-AB ve IMF'çe hizmet edip de millete verdikleri sözleri unuttukları için.
Peki AKP'nin 2 yıla yaklaşan iktidarı boyunca ne gördük? Bundan farklı bir icraat gördük mü?
Ne gezer. Ülkeyi zayıf koalisyonlardan kurtarıp AKP'yi tek başına iktidar ettik ki, hiç bir mazereti olmasın, namerde muhtaç olmasın. ABD'nin, AB'nin ve IMF'nin baskılarına boyun eğmeden sadece ve sadece onu cezaevinden başbakanlığa taşıyan millete hizmet etsin diye.
Dindar, milli duruşa sahip ve özgürlüklerden mahrum mağdur bir kahraman olarak lanse edildiği için bizi yanıltmaz, kaderimiz aynı diye düşündük.
Oysa tam tersine bir kimlik, tam tersine bir icraatla karşılaştık. İki yıllık iktidarları boyunca yaptıkları yanlışlarını hep tevil ettik, hep hüsnüniyetle baktık.
Ama artık mızrak çuvala sığmıyor. AKP'nin iki yıla yaklaşan iktidarı bir öncekini aratmayacak çöküş, çözülüş ve teslimiyet sahneleriyle dolu.
ABD'nin işgaline, yağmasına ve işkencelerine yardım ve yataklık ettikleri halde Türk askerinin başına bu iktidar döneminde çuval geçirildi.
AB'nin ev ödevleri çerçevesinde Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılışına, Patrikhane'nin ekümenik sıfatıyla dünyayı turlamasına, kiliselerin mülk edinmesine, her mahallede kilise evi açılmasına, nüfus cüzdanlarında "dini islam" ibaresinin kaldırılmasına göz yumdukları halde dindar Müslümanlara yönelik mağduriyet tabloları bu iktidar döneminde arttı.
IMF'nin her isteğine evet dedikleri halde ekonomik krizlerin, işsizlik ve yoksulluğun derinleştiğini göremedik.
İktidar ABD-AB ve IMF'nin kapı kulu olmaktan kurtulamadı.
Ama hala oyunu tam olarak çözemedik. Niçin derseniz?
Bundan sonrası ancak Sadi'nin Bostan ve Gülistandaki hikmetli kıssalarının konusu olabilir.
Türkiye ekonomik, siyasi ve hukuki olarak çökertilmiş, kuşatılmış, tam kurtarıcımıza kavuştuk diye beklerken asıl boynumuza ilmeği onun geçirdiğini gördük. AKP ve Lideri Erdoğan'dan yani bugünkü iktidardan bahsediyorum.
Nereden mi çıkarıyorum? Şöyle bir düşünün... Biz bundan önceki iktidarı niçin götürdük? Üç buçuk yıl boyunca ABD-AB ve IMF'çe hizmet edip de millete verdikleri sözleri unuttukları için.
Peki AKP'nin 2 yıla yaklaşan iktidarı boyunca ne gördük? Bundan farklı bir icraat gördük mü?
Ne gezer. Ülkeyi zayıf koalisyonlardan kurtarıp AKP'yi tek başına iktidar ettik ki, hiç bir mazereti olmasın, namerde muhtaç olmasın. ABD'nin, AB'nin ve IMF'nin baskılarına boyun eğmeden sadece ve sadece onu cezaevinden başbakanlığa taşıyan millete hizmet etsin diye.
Dindar, milli duruşa sahip ve özgürlüklerden mahrum mağdur bir kahraman olarak lanse edildiği için bizi yanıltmaz, kaderimiz aynı diye düşündük.
Oysa tam tersine bir kimlik, tam tersine bir icraatla karşılaştık. İki yıllık iktidarları boyunca yaptıkları yanlışlarını hep tevil ettik, hep hüsnüniyetle baktık.
Ama artık mızrak çuvala sığmıyor. AKP'nin iki yıla yaklaşan iktidarı bir öncekini aratmayacak çöküş, çözülüş ve teslimiyet sahneleriyle dolu.
ABD'nin işgaline, yağmasına ve işkencelerine yardım ve yataklık ettikleri halde Türk askerinin başına bu iktidar döneminde çuval geçirildi.
AB'nin ev ödevleri çerçevesinde Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılışına, Patrikhane'nin ekümenik sıfatıyla dünyayı turlamasına, kiliselerin mülk edinmesine, her mahallede kilise evi açılmasına, nüfus cüzdanlarında "dini islam" ibaresinin kaldırılmasına göz yumdukları halde dindar Müslümanlara yönelik mağduriyet tabloları bu iktidar döneminde arttı.
IMF'nin her isteğine evet dedikleri halde ekonomik krizlerin, işsizlik ve yoksulluğun derinleştiğini göremedik.
İktidar ABD-AB ve IMF'nin kapı kulu olmaktan kurtulamadı.
Ama hala oyunu tam olarak çözemedik. Niçin derseniz?
Bundan sonrası ancak Sadi'nin Bostan ve Gülistandaki hikmetli kıssalarının konusu olabilir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
İbrahim Berk / diğer yazıları
- Cübbe düştü haç göründü / 07.01.2020
- Darbe fragmanı / 22.07.2016
- Suriye bumerangı / 24.02.2016
- AKP'nin hali pürmelali / 17.02.2016
- Atlantik'in iki yakasından Türkiye'nin görünümü / 22.10.2015
- Stratejik derinlikte çırpınan Türkiye / 18.09.2015
- Ya felakete, ya felaha / 05.09.2015
- Teröristleri takviye Mehmetçiği tasfiye operasyonu / 25.02.2015
- AKP IŞİD'i niçin vuramaz? / 15.10.2014
- Kuklalar düşünemez / 09.10.2014
- Darbe fragmanı / 22.07.2016
- Suriye bumerangı / 24.02.2016
- AKP'nin hali pürmelali / 17.02.2016
- Atlantik'in iki yakasından Türkiye'nin görünümü / 22.10.2015
- Stratejik derinlikte çırpınan Türkiye / 18.09.2015
- Ya felakete, ya felaha / 05.09.2015
- Teröristleri takviye Mehmetçiği tasfiye operasyonu / 25.02.2015
- AKP IŞİD'i niçin vuramaz? / 15.10.2014
- Kuklalar düşünemez / 09.10.2014