İstanbul'da adamın biri taksi şoförlüğü yapmaktadır. Bir gün bu taksi şoförünün arabasına bir adam biner. Takside, klasik herkeste olduğu gibi radyo var ve şarkı çalıyor. Taksiye binen adam şoföre tepkili bir şekilde, "Yahu birader bu radyoyu ne diye çalıyorsun bu şeytan işi Peygamber Efendimizin (s.a.a.) zamanında radyo mu vardı" diyerek adama kızar. O an taksi şoförü adama hiç cevap vermeden arabayı durdurur. Şaşkınlık içinde ki adam taksi şoförüne sorar, "Neden durdunuz?"Taksi şoförü, "Buyurun inin beyefendi, Peygamber Efendimizin zamanında taksi de yoktu, sizi gideceğiniz yere deve götürsün" diyerek adamı taksiden indirir.Bu olayı neden mi anlattım?Ben hep şu soruyu sorardım: Neden dünyada bulunan geri kalmış devletlerden çoğunluğu İslam ülkeleri? Bu olay benim bu soruma yanıt verdi. İslam'ı yaşadıklarını düşünen ama İslam'ın özünden uzak olan fundamental zihniyetler yüzünden Allah'ın ilk "OKU" emrini hiçe sayarak sözde bir İslami(!) yaşam tarzıyla bizi hep geride tutmuşlardır.Müslümanlık diyerek, camiden eve evden camiye, elinde tesbih, başında sarık, sakallı, ilimle ilgilenmeyen, insanlığa kolaylık sağlayan buluşları şeytan işi sayan bir model ortaya çıkarıyorlar. Bu modeli İslam'ın gerçek yaşam tarzı gibi göstermelerine de, Peygamber Efendimizin işlerine geldikleri yaşam tarzını örnek göstererek millete empoze ediyorlar."Benim bilgime yeni bir şey katmayan güne lanet olsun" diyen Peygamber Efendimizin (s.a.a.) ümmetinden olduğunu zannedenler insanlığa yeni buluşlar yapan ilme lanet okuyarak ve uzaklaştırarak bizleri yabancı güçlerin kölesi durumuna düşürüyorlar. Neden insanlığa yön verecek bir buluş da İslam ülkelerinden çıkmasın?Ne kadar ilimle iç içe olur kendini geliştirirsen, düşmanını bir adım daha geçmiş olursun. Nitekim Peygamber Efendimizin (s.a.a.) bununla ilgili bir hadisi vardır: "İlim tahsil ediniz çünkü maarif bizim düşmanlarımıza karşı silahımızdır." Şimdi İslam'ın özünü yaşadıklarını düşünen güya Peygamber Efendimizin dönemindeki gibi yaşadıklarını zannedenler, O'nun gibi giyinip O'nun döneminde olmayan şeylerden uzak durarak "Peygamber Efendimize yakınız, O'nun yolundan gidiyoruz" diyorlar. Peygamber Efendimizin yolundan gitmek O'nun gibi giyinmek, yeniliklerden uzak durmak demek değildir. Önemli olan Peygamber Efendimizin anlayışını kendi zihnine giydirmek ve yaşantı tarzına uygulamaktır.Peygamber Efendimiz bir hadis-i şerifinde şunu söylemektedir: "İlim ibadetten üstündür ve dinin nizamıdır." Bu durumda ilimden yoksun olmuş bir insan dinini nasıl düzene koyup yaşayabilir ki?Bugün güya Peygamber Efendimizin yaşayış tarzını örnek alanlar servet üstüne servet yığarak zor durumda olan insana yardım etmeyip, onu sömüren bir yaşam tarzını yaşıyorlar. Yenilikleri, "şeytan işi, önceden bunlar mı vardı" diye bizi buluşlardan uzak tutanlar Allah'ın ilk inen "OKU" ayetine ters düşerek bizi Batı'ya bağımlı yapıp etkisiz hale getiriyorlar. Beş vakit namazını kılıp, orucunu tutup tüm ibadetlerini yerine getirerek Müslüman olunmuyor. İnsanlığa hizmet etmeyen, İslam'a hizmet etmeyen, sadece kendisi için yaşayan insan kendini avutuyor da avutuyor. Bununla ilgili Peygamber Efendimizin çok güzel bir hadisi vardır: "İlim herkesi faydalandırır, takva ise ancak sahibini faydalandırır."Topluma faydası olmayan bir insanın sadece kendisine faydalı olması onun kurtuluşu olabilir mi? Keşke Peygamber Efendimizin yaşam tarzını örnek alsaydınız da bizlerde ilimle sömürülüp geri kalmasaydık vesselam.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Rabia Alioğlu / diğer yazıları
- Sessiz işgal / 11.07.2017
- 'Ben bir insan olmaya geldim' / 21.05.2017
- Bir fidan bir insan / 31.03.2017
- Bir devrin dönüm noktası / 20.03.2017
- İnsan ezgisi / 17.03.2017
- İnsana aç insanlık / 07.06.2016
- Sirke küpünden bal taştığını gördünüz mü? / 04.12.2015
- Bir gecede alim olmak / 30.10.2015
- Lal Anadolu / 12.09.2015
- Çorak gönüller / 24.08.2015
- 'Ben bir insan olmaya geldim' / 21.05.2017
- Bir fidan bir insan / 31.03.2017
- Bir devrin dönüm noktası / 20.03.2017
- İnsan ezgisi / 17.03.2017
- İnsana aç insanlık / 07.06.2016
- Sirke küpünden bal taştığını gördünüz mü? / 04.12.2015
- Bir gecede alim olmak / 30.10.2015
- Lal Anadolu / 12.09.2015
- Çorak gönüller / 24.08.2015