Her futbol maçından sonra futbolcuların yöneltilen mikrofonlara yaptıkları klasik bir açıklama vardır. "Elimizden geleni yaptık. Artık önümüzdeki maçlara bakıcaz." Seçimlere de bu mantıkla bakarsak artık 30 Mart seçimleri ile ilgili uzun uzadıya yorum yapmaya gerek yok. Zaten gerekli tespitler de yapıldı, söylenecek her şey de söylendi. Önemli olan bundan sonraki seçimlerde ne olacağı?Maçlardan sonra futbolcular böyle derler ama teknik direktör o maçı tekrar tekrar izler, nerede ne hatalar yapıldı tespit eder ve bir sonraki maçta o açıkları kapatmaya çalışır. İşte bizim de yapmamız gereken budur aslında.Başlangıç olarak insanımıza oyunu mutlaka kullanması gerektiğini öğretmemiz lazım. Oy kullanırken dikkate alınması gereken kriterleri öğretmemiz lazım. Kullandıkları oya nasıl sahip çıkacaklarını öğretmemiz lazım. Belki de ağaç yaşken eğilir mantığı ile kalıcı bir çözüm olması adına okullara böyle bir ders konmalı. Peki, böyle bir ders olsa müfredatı ne olurdu?1- Oy kullanacağı partiyi herkes kendi özgür iradesi ile seçmelidir. Kocama sorayım, babama sorayım diye bir mantık olmamalıdır.2- Dindarlık, dinsizlik insanlara has vasıflardır. Partinin dindarı, dinsizi olmaz. Dini kavramlar partilerin siyasi emelleri için kullanılmamalıdır.3- Parti tercihi yaparken; programına, projelerine, seçildiği takdirde yapmayı vaad ettiklerine bakılmalıdır. Partiyi yöneten başkan ve kadrosunun kalitesine ve güvenilirliğine bakılmalı, ekonomi, eğitim, sağlık, iç ve dış politika, terör gibi konular başta olmak üzere sorunlara nasıl yaklaştıkları ve çözümlerinin olup olmadığı değerlendirilmelidir.4- Medyadan seçim propagandaları takip edilirken sadece belli bir kanal ya da gazeteden değil farklı kaynaklardan takip edilmelidir ki yanlı yayınların farkına varılabilsin. Hataya düşülmesin.5- Herhangi bir partiden oy karşılığı olarak erzak ya da yakıt yardımı kabul edilmemelidir. Zira bunlar geçici çözümlerdir. İş, aş, ısınma gibi hayati sorunları ilelebet çözecek olanlara oy verilmelidir. 6- Herhangi bir parti mitingine yevmiye karşılığı kalabalık etmek amacıyla değil, konuşmalar dinlenmek isteniyorsa gidilmelidir. Ayrıca miting meydanlarının kalabalık olması o partinin doğru seçim olduğunu göstermez.7- Eğer ekonomi kötüye gidiyorsa, hükümet değiştiğinde her şey daha da kötüye gitmez. Aksine aynı yönetimi devam ettirerek, kötü gidişi devam ettirmiş olursunuz. Akılcı bir çözüm iddiası olanı tercih ederseniz ise kötü gidişe dur demiş olursunuz.8- Basında çok haber yapılan ya da kazanacağı söylenilen partiye değil, hizmet edeceğine, doğruluğuna, dürüstlüğüne inanılan partiye oy verilmelidir. Oyunuzun boşa gitmesi diye bir kavram yoktur. Demokrasilerde her görüşün temsil edilmesi gerekir. Mutlaka birinci olacağı söylenen partiye oy verilmesi diye bir kural olmadığı gibi bu mantık dışıdır. Seçilecek olana oy verilmez, sizin oy verdiğiniz parti seçilir. Yani "Hangisi hayırlıysa başımıza o gelsin" deyip işin içinden çıkılamaz. Çünkü bizim için hayırlı olduğunu düşündüğümüzü biz kendi irademizle seçeriz. Hiçbir parti kendi kendine iktidar olamaz.9- Herkes verdiği oydan bu dünyada olduğu kadar ahirette de sorumludur. Yanlış seçim yaparsanız hem bu dünyada hem öbür dünyada acısını çekersiniz. Zira nasılsanız öyle yönetilirsiniz. Bu yüzden oyunuzu vicdanınızın sesini dinleyerek kullanmalısınız.10- Oyunuzu kullanmak kadar, kullanmış olduğunuz oya sahip çıkmak, takibini yapmak da vatandaşlık görevinizdir.Bu maddeler elbette ki daha arttırılabilir. Bize düşen bu kuralları anlamak ve çevremize anlatmaktır. Ancak o zaman önümüzdeki seçimlerin galibi vatandaşlar olarak biz oluruz, demokrasi olur. Önümüzdeki maçlara böyle bakalım inşallah?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Asude Havuzlu / diğer yazıları
- Mutluluk… / 22.11.2020
- Üniversite sınavındaki sorunları değil sistemi tartışalım / 02.07.2020
- Kaynakların sınırsızlığı üzerine / 23.04.2020
- Artık kimse... / 18.04.2020
- Yetim kalmak / 03.04.2020
- #HayatMEMleevesığar / 30.03.2020
- Covid-19’a bir de buradan bakın-II / 26.03.2020
- Covid-19’a bir de buradan bakın / 25.03.2020
- Başkalarının acısına bakmak / 05.03.2020
- Coğrafya kader midir? / 03.03.2020
- Üniversite sınavındaki sorunları değil sistemi tartışalım / 02.07.2020
- Kaynakların sınırsızlığı üzerine / 23.04.2020
- Artık kimse... / 18.04.2020
- Yetim kalmak / 03.04.2020
- #HayatMEMleevesığar / 30.03.2020
- Covid-19’a bir de buradan bakın-II / 26.03.2020
- Covid-19’a bir de buradan bakın / 25.03.2020
- Başkalarının acısına bakmak / 05.03.2020
- Coğrafya kader midir? / 03.03.2020