Prof. Dr. Haydar Baş Hocamın, 24 Ağustos 2017 tarihli, 'Emredildiği gibi dosdoğru olabilmek' başlıklı yazısını okuyunca mutlak gerçek ve mahlukat için mutlak son olan ölümü hatırladım. Ayetler peş peşe aklıma gelmeye başladı.
"Ey Resulüm! Onlara de ki; haberiniz olsun o kaçıp, durduğunuz ölüm muhakkak gelip size kavuşacaktır. Sonra hem gizliyi, hem aşikârı bilen Allah'a döndürüleceksiniz de O, size neler yaptığınızı haber verecektir." (Cuma Suresi 8)
"Her nefis ölümü tadacaktır." (Enbiya 35)
"Eceli geldiği zaman bir kimsenin ölümünü Allah geciktirmez. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır." (Münafikun Suresi 11)
Ölüm niçin var? Bu sorunun cevabı yaratılış sırrında gizli. Niçin yaratılmıştık? Kulluk için. "Ben, cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım." (Zariyat 56)
Mülk Suresi 2. Ayette de Yüce Allah; "O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O, mutlak galiptir, çok bağışlayıcıdır." Buyuruyor.
Hani mahiyetini idrak etmesek de kullandığımız bir cümle var; 'İmtihan dünyasındayız.' Evet, imtihan dünyasındayız. Ölüm, imtihanın bitiş zili. Karne ise ahirette veriliyor.
Bu noktada yine Prof. Dr. Haydar Baş Hocamın şu değerlendirmesi dünya, ahiret ve ölüm kavramlarının mahiyetinin ortaya koyuyor.
"Hayat bir dünyadır. Ahrette bir dünyadır. İkisi arasındaki perde ölümdür. Ama nefis, ahreti görmediği, bilmediği için o tarafa yokluk olarak bakar, ölümden de çok korkar, tir, tir korkar. Bilse ki ondan sonra muazzam, sonsuz bir hayat var; o zaman ölüme koşa, koşa gider?
İbadetin azalması, ahiret inancının zayıflamasını da beraberinde getirir. Çünkü alabildiğine bir başıboş koşuş neredeyse hepimizde var. İnsan böyle bir boşluğa düştüğü zaman, dipsiz bir kuyuya düşmüş gibi olur. Ahireti de unutur, hesabı da. İnansa bile bunlar, hayatta onu etkileyen şeyler olarak karşısına çıkmaz. Onun için, eğer kullukta ısrarlı isek, insanın ibadet ve taatla iç içe olması lazım?" (Prof. Dr. Haydar Baş Hikmetin Sırları sh:227-28)
Evet, dünya bir hayat, ahirette bir hayat. Dünya imtihan, ahret netice yurdu. O halde ölüm, imtihanın bitiş zili, diyebiliriz herhalde. Yalnız bir gerçek var ki, hiç kimse bitiş zilinin ne zaman çalacağını bilmiyor. Hemen de çalabilir. Ne yapmamız lazım?
Cevabı Sevgili Peygamberimiz (s.a.a.v) öğrenelim; "Ölmeden önce ölünüz. Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz."
Ölmeden önce nasıl ölünür?
Bu cevabı da İmam Ali Efendimizden alalım; "Ey Allah'ın (c.c) kulları! Allah'tan (c.c) sakının. Ecellerinizi, amellerinizle geçin. Sizin için kalıcı olanı fani olanla satın alın. Göç için hazırlık yapın. Yakında göçeceksiniz.
Ölüme hazırlanın, o size yakındır. Kendilerine seslenildiğinde uyanan ve dünyanın onlar için yurt olmadığını bilerek, onu ahiretle değiştiren bir topluluk olun. Münezzeh olan Allah (c.c), sizi boşuna yaratıp, başıboş bırakmadı?" (Nehcü'l Belağa sh:70)
'Gençliğimi yaşayayım, kırkından, ellisinden sonra tövbe eder, ibadete başlarım. Hacca da gittim mi bu iş tamam. Zaten Allah, Ben kullarımı affederim, diyor" söz ve mantığını hem duyuyor, hem de görüyorsunuzdur.
"Sakın ha, dünya hayatı sizi aldatmasın ve şeytan da, Allah'ın affına güvendirerek sizi kandırmasın." (Lokman Suresi 33)
Ya Rabbi! Bizleri imanı sahih, ameli salih olanlardan ve sevip, seçtiğin kullarının yanında olanlardan eyle. (amin)
"Ey Resulüm! Onlara de ki; haberiniz olsun o kaçıp, durduğunuz ölüm muhakkak gelip size kavuşacaktır. Sonra hem gizliyi, hem aşikârı bilen Allah'a döndürüleceksiniz de O, size neler yaptığınızı haber verecektir." (Cuma Suresi 8)
"Her nefis ölümü tadacaktır." (Enbiya 35)
"Eceli geldiği zaman bir kimsenin ölümünü Allah geciktirmez. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır." (Münafikun Suresi 11)
Ölüm niçin var? Bu sorunun cevabı yaratılış sırrında gizli. Niçin yaratılmıştık? Kulluk için. "Ben, cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım." (Zariyat 56)
Mülk Suresi 2. Ayette de Yüce Allah; "O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O, mutlak galiptir, çok bağışlayıcıdır." Buyuruyor.
Hani mahiyetini idrak etmesek de kullandığımız bir cümle var; 'İmtihan dünyasındayız.' Evet, imtihan dünyasındayız. Ölüm, imtihanın bitiş zili. Karne ise ahirette veriliyor.
Bu noktada yine Prof. Dr. Haydar Baş Hocamın şu değerlendirmesi dünya, ahiret ve ölüm kavramlarının mahiyetinin ortaya koyuyor.
"Hayat bir dünyadır. Ahrette bir dünyadır. İkisi arasındaki perde ölümdür. Ama nefis, ahreti görmediği, bilmediği için o tarafa yokluk olarak bakar, ölümden de çok korkar, tir, tir korkar. Bilse ki ondan sonra muazzam, sonsuz bir hayat var; o zaman ölüme koşa, koşa gider?
İbadetin azalması, ahiret inancının zayıflamasını da beraberinde getirir. Çünkü alabildiğine bir başıboş koşuş neredeyse hepimizde var. İnsan böyle bir boşluğa düştüğü zaman, dipsiz bir kuyuya düşmüş gibi olur. Ahireti de unutur, hesabı da. İnansa bile bunlar, hayatta onu etkileyen şeyler olarak karşısına çıkmaz. Onun için, eğer kullukta ısrarlı isek, insanın ibadet ve taatla iç içe olması lazım?" (Prof. Dr. Haydar Baş Hikmetin Sırları sh:227-28)
Evet, dünya bir hayat, ahirette bir hayat. Dünya imtihan, ahret netice yurdu. O halde ölüm, imtihanın bitiş zili, diyebiliriz herhalde. Yalnız bir gerçek var ki, hiç kimse bitiş zilinin ne zaman çalacağını bilmiyor. Hemen de çalabilir. Ne yapmamız lazım?
Cevabı Sevgili Peygamberimiz (s.a.a.v) öğrenelim; "Ölmeden önce ölünüz. Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz."
Ölmeden önce nasıl ölünür?
Bu cevabı da İmam Ali Efendimizden alalım; "Ey Allah'ın (c.c) kulları! Allah'tan (c.c) sakının. Ecellerinizi, amellerinizle geçin. Sizin için kalıcı olanı fani olanla satın alın. Göç için hazırlık yapın. Yakında göçeceksiniz.
Ölüme hazırlanın, o size yakındır. Kendilerine seslenildiğinde uyanan ve dünyanın onlar için yurt olmadığını bilerek, onu ahiretle değiştiren bir topluluk olun. Münezzeh olan Allah (c.c), sizi boşuna yaratıp, başıboş bırakmadı?" (Nehcü'l Belağa sh:70)
'Gençliğimi yaşayayım, kırkından, ellisinden sonra tövbe eder, ibadete başlarım. Hacca da gittim mi bu iş tamam. Zaten Allah, Ben kullarımı affederim, diyor" söz ve mantığını hem duyuyor, hem de görüyorsunuzdur.
"Sakın ha, dünya hayatı sizi aldatmasın ve şeytan da, Allah'ın affına güvendirerek sizi kandırmasın." (Lokman Suresi 33)
Ya Rabbi! Bizleri imanı sahih, ameli salih olanlardan ve sevip, seçtiğin kullarının yanında olanlardan eyle. (amin)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025
- Biz ne yaşıyoruz böyle? / 24.03.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025
- Biz ne yaşıyoruz böyle? / 24.03.2025