2016-2017 akademik takvimi kimi okulda geçtiğimiz hafta kimi okulda ise bu hafta başlamış bulunuyor.
Kampüs hayatı, arasına bu sene katılan 792 bin küsurluk öğrenci sayısı ile yeniden başladı.
Bu sene, yeni alınan YÖK kararları ile birlikte önceki senelerden ayrılıyor. Bilindiği üzere aldığı kararla YÖK, bütünleme sınavlarının yapılma zorunluluğunu kaldırarak, bu sınavların yapılmasını üniversitelerin tercihlerine bırakmış durumda. Bu durumdan kötü etkilenenler ise tabii ki öğrenciler. Artık, dönem sonu final sınavında yapılacak bir hata çok pahalıya mal olacak gibi duruyor.
Ülkemizde zaten kötü olan eğitim sistemi yüzünden her yıl binlerce aday lisans eğitiminden mahrum kalıyor. Sınavı kazanıp üniversiteye yerleşenler ise sorun listesine yeni bir madde daha eklemiş durumda.
Büyüklerin söylediğine göre öğrencilik dönemi hayatın en güzel yıllarıymış. Yani eskiden öyleymiş...
Galiba...
Şu anda bildiğimiz bir gerçek var: Gittikçe kötüye giden ekonomiden nasibini alanlar kümesine dâhil edebileceğimiz bir sınıfta 'öğrenci milleti'dir.
Özellikle her sene Anadolu'dan İstanbul'a okumaya gelen binlerce
genç babasının yolladığı harçlık ile geçinemeyince burs kapılarını tırmalıyor. Bir kısım işi böyle çözse de büyük çoğunluk son çare olarak öğrenci kredisi yoluna başvurmak zorunda kalıyor. Dolayısıyla da henüz eline işini alamamış olan öğrenci yavaş yavaş borçlanıyor. Mezuniyetini takip eden yıllarda devamlı bu sorunlarla uğraşıyor.
Çözüm yok mu?
Var.
Milli Ekonomi Modeli var.
Sosyal Devlet Milli Devlet var.
Kapı gibi projeleriyle dimdik duran Prof. Dr. Haydar Baş var.
Allah bu millete onu görmeyi nasip etsin.
Hee, bu arada millet doğruyu görene kadar da 'öğrenci milleti' olarak ufak bir ricamız var:
Zaten zar-zor kurduğumuz ve yürüttüğümüz düzene daha fazla darbe vurmayın.
Başta bütünleme sınavları olmak üzere haklarımızı teslim edin!
Kampüs hayatı, arasına bu sene katılan 792 bin küsurluk öğrenci sayısı ile yeniden başladı.
Bu sene, yeni alınan YÖK kararları ile birlikte önceki senelerden ayrılıyor. Bilindiği üzere aldığı kararla YÖK, bütünleme sınavlarının yapılma zorunluluğunu kaldırarak, bu sınavların yapılmasını üniversitelerin tercihlerine bırakmış durumda. Bu durumdan kötü etkilenenler ise tabii ki öğrenciler. Artık, dönem sonu final sınavında yapılacak bir hata çok pahalıya mal olacak gibi duruyor.
Ülkemizde zaten kötü olan eğitim sistemi yüzünden her yıl binlerce aday lisans eğitiminden mahrum kalıyor. Sınavı kazanıp üniversiteye yerleşenler ise sorun listesine yeni bir madde daha eklemiş durumda.
Büyüklerin söylediğine göre öğrencilik dönemi hayatın en güzel yıllarıymış. Yani eskiden öyleymiş...
Galiba...
Şu anda bildiğimiz bir gerçek var: Gittikçe kötüye giden ekonomiden nasibini alanlar kümesine dâhil edebileceğimiz bir sınıfta 'öğrenci milleti'dir.
Özellikle her sene Anadolu'dan İstanbul'a okumaya gelen binlerce
genç babasının yolladığı harçlık ile geçinemeyince burs kapılarını tırmalıyor. Bir kısım işi böyle çözse de büyük çoğunluk son çare olarak öğrenci kredisi yoluna başvurmak zorunda kalıyor. Dolayısıyla da henüz eline işini alamamış olan öğrenci yavaş yavaş borçlanıyor. Mezuniyetini takip eden yıllarda devamlı bu sorunlarla uğraşıyor.
Çözüm yok mu?
Var.
Milli Ekonomi Modeli var.
Sosyal Devlet Milli Devlet var.
Kapı gibi projeleriyle dimdik duran Prof. Dr. Haydar Baş var.
Allah bu millete onu görmeyi nasip etsin.
Hee, bu arada millet doğruyu görene kadar da 'öğrenci milleti' olarak ufak bir ricamız var:
Zaten zar-zor kurduğumuz ve yürüttüğümüz düzene daha fazla darbe vurmayın.
Başta bütünleme sınavları olmak üzere haklarımızı teslim edin!
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Ali Haydar Bektaş / diğer yazıları
- Süleymani’nin ardından / 10.01.2020
- Sorunların çözümü / 28.12.2019
- Atatürk ilkeleri ve MEM / 15.10.2019
- Hukukçu enflasyonu / 02.07.2019
- Güzel günler / 20.04.2019
- Çileli günler / 18.04.2019
- Bir salonda Türkiye / 02.03.2019
- Bir müzik dehası / 27.01.2019
- İfade özgürlüğü üzerine / 24.11.2018
- Can sıkıcı bir yazı / 21.10.2018
- Sorunların çözümü / 28.12.2019
- Atatürk ilkeleri ve MEM / 15.10.2019
- Hukukçu enflasyonu / 02.07.2019
- Güzel günler / 20.04.2019
- Çileli günler / 18.04.2019
- Bir salonda Türkiye / 02.03.2019
- Bir müzik dehası / 27.01.2019
- İfade özgürlüğü üzerine / 24.11.2018
- Can sıkıcı bir yazı / 21.10.2018