logo
04 NİSAN 2025

Öcalana kalem gitti. Masa da İsviçreden gelmişti

28.02.2013 00:00:00
Bugünlerde Türk milletinin önünde bir maskeli siyaset oynanıyor. Gerçi bu siyaset mantığı yeni değil ama bu kadar cüretkar ve milletin önünde açıkça ve millete rağmen ilk kez oynanıyor.
Kısa bir özgeçmişle başlayalım…
Recep Erdoğan, 2002’de “Kürt sorunu yok dersen, sorun ortadan kalkar. Bizim için öyle bir sorun yoktur…”
Tayyip Erdoğan, 2005’te Norveç’te (sözde Kürt sorununu) “sanal” olarak tariflendirmişti.
Recep Erdoğan, aynı yıl Diyarbakır’da “PKK sorunu yok, Kürt sorunu var” dedi.  
Tayyip Erdoğan, 2010’da PKK ile görüşene, görüştü diyene baştan aşağı giydirdi.
Recep Erdoğan ise biz görüştük, yine görüşeceğiz, dedi.
Recep Tayyip Erdoğan ise bu süreçte zehir içmeye hazır olduğunu açıkladı.
Süreç ne? BOP kapsamında “Bebek Katilinin” serbest kalıp, özerk bir Kürdistan yapılanması, peşine Büyük Ermenistan ve Büyük İsrail hayalleri.
Evet, birilerinin idealleri, olmazsa olmazlarını biz (Türk Milleti) hayal olarak niteliyoruz. Bu hayallerle, idealler çatışınca ortaya milletimize acı veren gerçekler çıkıyor. İşte bu acıyı (terör belasını) milletimiz 30 yıldır yaşıyor. Erdoğan ise bu acıları bitirmeyi kafasına koymuş!!! Nasıl? Teröre, teröriste teslim olmakla! Haksız olanı, kan akıtanı, milletin ve devletin bütünlüğüne kastedenleri meşrulaştırarak, milletimize, o katilleri kabul ettirerek bu acıları bitirme hayallerinde.
Bakın! Bebek katiline ha bire elçiler (!) gidip, geliyor. Son tayfa ise dağdakilerle öpüşmeyenlerden seçildi. Neden? Erdoğan öpüşmeyi kabullenemiyormuşşşş…
Bu terörist sözcüleri, (Bebek Katilinin) yanına gitmek için Türkiye Cumhuriyetinin resmi aracını kullandılar. İlginçtir! Yanlarında piyasada marka yapmış pahalı bir kalem ve mütevazı bir “tespih” götürmüşler.
Kaleme geleceğiz de tespihi ne yapacak Öcalan? Hani Arınç’ın okul yıllarında beş vakit namaz kılıyormuş ya! Şimdi o namazların tespihini yapacak; biji Tayyip biji Bülent, biji Tayyip biji Bülent, biji Tayyip biji Bülent… diye.
Kaleme gelirsek… O pahalı kalemin ne işe yarayacağını Yılmaz Özdil geçen hafta köşesinde çok iyi tahlil etti. Özetle…
Yedi düvele karşı bir mili mücadele verdik, kazandık. Oturduk masaya ve ülkemizin tapusunu aldık. İşte o masayı, İsviçre Cumhurbaşkanı, Türkiye ziyaretinde Abdullah Gül’e hediye ediyor.
Bebek katilinin ziyaretine giden heyetler, “AB üyesi ülkelerin anayasalarını” götürmüştüler. Şimdi kalem de götürdüler. Geriye bir masa kaldı…”
İşte bağımsızlığımızı tescil ettirdiğimiz o masayı da anlaşılan hükümet İmralı’ya götürecek…
Tabi birçoğumuz bu noktaya Erdoğan’ın başbakan oluşundan veya “Habur” açılımı ile geldik zannediyoruz. Ama hiçte öyle değilmiş. Bugün geldiğimiz noktanın planları taa 1991’lerde çizilmiş.
Erdoğan’ın, gazeteciyken yılmaz savunucusu, şimdi vekili olan Mehmet Metiner’e 18 Aralık 1991 tarihli bir rapor hazırlatıyor… (rapordan birkaç madde)
“Bugün ‘Doğu’ veya ‘Güneydoğu Sorunu’ olarak adlandırılan sorun, aslında bir ‘Kürt Sorunu’dur...” “Bugün Doğu ve Güneydoğu olarak adlandırılan bölgeler, tarihin en eski devirlerinde “Kürdistan” olarak adlandırılan coğrafyanın içinde yer alan bölgelerdir...” “Kürtlerin konuştuğu dil olan Kürtçe, Türkçeyle ilgisi olmayan müstakil bir dildir...”
“Türkiye’nin Güneydoğu’su bugün (1991) hâlâ geri kalmışlık sorunuyla yüz yüzedir...”
“1985’te başlayan PKK saldırıları dolayısıyla bölge bir yanda devlet terörü, öbür yanda da PKK terörü arasında sıkışıp kalmaktadır…”
“Demokratikleşme ve insan hakları noktasında Güneydoğu son derece geridir…”
“Bugün Güneydoğu’da PKK eliyle sürdürülen Kürt silahlı mücadelesi şehre inmiştir…”
“Kemalist devletin geleneksel zora ve silaha başvurma yöntemi artık iflas etmiştir…”
“Yerel parlamentoların oluşturulması ve merkezî devletin küçülmesi Türkiye’de tam demokrasinin yerleşmesi için atılacak önemli adımlardır.”
“Türkiye’de, Kürt kimliğinin tanınması ve Kürt kültürünün geliştirilmesi için engelleyici tüm yasakların kaldırılması, Türkiye’de dileyen herkesin kendi anadilinde eğitim-öğretim yapabilmesini savunmak.”
“PKK terörünü kınadığımız kadar devlet terörünü de kınamak. Devlet- PKK çatışmasında devletçi bir safta gözükmemek, devletin eleştiri üslubunu benimsememek; “Bölücü”, “Terörist”, “Ayrılıkçı” vs...” (İnternethaber.com)
Erdoğan bugünlerin hayalini taa 1991’lerde kurmuş. Ama bu hayal için zehir içeceğini daha yeni ifade etti. Hayırlısı diyelim…
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Akın Aydın / diğer yazıları
Hatay'da deprem
Valilikten deprem açıklaması
Atatürk’ün hazırlattığı hutbeler
Eksik ölçenler, yanlış tartanlar
'İsrail en büyük tehdit'
Dışişlerinden açıklama
Beşiktaş'a Göztepe şoku
Türkiye Kupası'na veda ettiler
Tır otomobili biçti
4 kişi öldü, 1 kişi yaralandı
'Aday değilim'
Kılıçdaroğlu açıkladı
3 ay sonra çıkıyor
Yarın Türkeş'in mezarına gidecek
Görüntüler endişe yarattı
CHP standına bıçaklı saldırı
Kendi kriptosunu da yiyip bitirdi
Trump'ın tarifeleri Bitcoin'i yere serdi
Resmen çakıldı
Tesla satışlarında şok düşüş
Soykırım sürüyor
Gazze'de İsrail terörü
İşte zam şampiyonu
Mart'ta en çok patates pahalandı
Tavan yüzde 51,26
Kira artış oranı belli oldu
TÜİK'e göre yüzde 38,10
Mart ayı enflasyonu açıklandı
İsrail, Suriye’yi vuruyor… Mücahit (!) Şara susuyor
Şam’ın ardından Hama ve Humus’u da bombaladılar
Hatay'da deprem
Valilikten deprem açıklaması
Atatürk’ün hazırlattığı hutbeler
Eksik ölçenler, yanlış tartanlar
'İsrail en büyük tehdit'
Dışişlerinden açıklama
Beşiktaş'a Göztepe şoku
Türkiye Kupası'na veda ettiler
Tır otomobili biçti
4 kişi öldü, 1 kişi yaralandı
'Aday değilim'
Kılıçdaroğlu açıkladı
3 ay sonra çıkıyor
Yarın Türkeş'in mezarına gidecek
Görüntüler endişe yarattı
CHP standına bıçaklı saldırı
Kendi kriptosunu da yiyip bitirdi
Trump'ın tarifeleri Bitcoin'i yere serdi
Resmen çakıldı
Tesla satışlarında şok düşüş
Soykırım sürüyor
Gazze'de İsrail terörü
İşte zam şampiyonu
Mart'ta en çok patates pahalandı
Tavan yüzde 51,26
Kira artış oranı belli oldu
TÜİK'e göre yüzde 38,10
Mart ayı enflasyonu açıklandı
İsrail, Suriye’yi vuruyor… Mücahit (!) Şara susuyor
Şam’ın ardından Hama ve Humus’u da bombaladılar
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2025

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.