Hacı Bektaşı Veli hazretlerine, Anadolu'nun manevi genelkurmay başkanı der, Prof. Dr. Haydar Baş Bey.Bizler, Nevşehir'deyiz. Anadolu'nun genelkurmay başkanının huzurunda, tıpkı geçen seneki gibi, icmal gençlik kampındayız.Geçen yıl üç bin olan sayımız bu sene beş bini aştı.İcmal gençlik adıyla, bir nesil yetişiyor.Türkiye'de oruç tutanların, namaz kılanların kısaca ibadet yapanların sayısı azaldıkça, insanımızın merakı bu konuda yoğunlaşarak neler oluyor diye sorgulamaya başladı.Bugün İslam âleminin tevhid ve Ehl-i Beyt etrafında bir araya gelmesi gerekirken, korkunç bir fitneye kurban gidiyor, İslami yaşantı her tarafta bir kan davası şekline bürünüyor.Tunus, Libya, Mısır örnekleri düşünüldüğünde Müslümanların morallerini bozluyor. 'Bu hal nedir?' diye konuşuluyor.Birlik dini olan Müslümanların bu hale düşmesi neden? Hemen hemen beş binin üzerindeki katılımcının merak ettiği konular bunlar.Sayın Baş, 80'li yıllardan itibaren İslam'daki bu algı bozukluğunu gören ve bunu engellemeye çalışan bir anlayışa maliktir.Bunun için de senelerce birlik konusunda hazırlıklar yapmış, ilmi konular, seminerler, paneller düzenlemiştir.Bu işe başladığında Sayın Baş yalın kılıç tek başına idi.Ondan başka bir kişi, böyle bir birlik hareketini ateşleyememiştir.Bugün dünya da mevcut olan siyasi, iktisadi, hukuki, dini akımların tamamının arkasında bir irade, belki de bir devlet vardır.İdeolojik güçler, bu akımları kendi tasarrufu altına alabilmek, bu manada insanımızı da kullanmak istiyorlar. Kendi çıkarlarına ve aidiyetlerine alet etmenin derdindeler.İcmal gençlik ise, bu oluşların dışında, Türk milletini bir araya getirecek bireyleri Müslüman kimliği ile buluşturup, aidiyetini kazanmış gençler yetiştirmenin davasındadır.Başlanılan ve gelinen nokta mukayese edildiğinde, Allah'ın lütfunun bu çalışmanın üzerinde tecelli ettiğini görüyoruz.İslam dünyasında fitne merkezlerinin oluşturmayva çalıştığı bölücülük, kendi çıkarlarını elde etmek içindir. Bu Türkiye'de de aynıdır.Maalesef, 'Müslüman Türk' kimliğini düşünen kalmamıştır.Prof. Dr. Haydar Baş Bey ise, Gerek vatanımızda, gerekse dünyada birlik ve beraberlik konusunda insanımızı Ehl-i Beyt'e davet etmektedir.Bunun gerekliliği hususunda çalışmalarına devam etmektedir.Kampın amacı da; birlik ruhunu insanımıza taşıyacak olan bu genç nesli şuurlandırmak; vatanına, milletine, dinine sahip çıkan bireyleri kazanmaktır.Hem sonra, Anadolu yaylasını Müslüman eden Hacı Bektaş'ın yaptığı da bu değil midir?Türk'ünü, Laz'ını, Çerkez'ini, Boşnak'ını, Arap'ını, Keldani'sini, Yezdani'sini bu coğrafyada İslam kültür ve medeniyeti ile yoğurmuş, Müslüman bir Türk kimliği oluşturmuştur. Asırlarca Anadolu'da bu kimlikle yaşandı. Bu ruhu ayrışıma tabi tutanlar bu güzel birliği zedelemekte, hatta güzel coğrafyasını da bölmeye tabi tutmaktadır.Bu bir hastalık, kimlik bunalımıdır. Ne olduğunu bilmemek, nedenlere ve niçinlere cevap verememektir.İslam âlemi ve Anadolu, fitneyle bölünmeye çalışılıyor.Camilere giden Müslümanların sayısı azalıyor. Teravih namazını kılanlar ve de ibadette olması gerekenler devrede olamıyorsa, burada ortaya çıkan hastalık milli ve dini anlayışımızın idrak bozukluğundandır.İslam, Allah'la kul arasındaki ahlaki, itikadi, taat ve ibadetleri kapsar ve gaye sadece Allah'a kul olmak, O'nun rızasını kazanmaktır. İdeolojik amaçlara kurban edilen din bu seferde olması gerektiği yerden ideolojik bir saplantıya dönüşmektedir. Onun için bu anlayışta, birlik yok, feyiz ve ibadet yok, ahlak ve fazilet yok. Böyle bir idrakin merkezinde de Ehl-i Beyt yoktur. Bütün bunlar olmayınca ortaya çıkan sonuç budur.Hâlbuki Cenab-ı Hak, biz kullarına Ehl-i Beyt'in tertemiz olduğunu onları sevmemizi ve de örnek olarak hayatımıza geçirmemizi emretmektedir. İslam âlemi ise, denileni değil, çıkarcıların emrettiklerini hayata geçirerek gerek ülkemizde gerekse İslam dünyasında fitneyi körüklüyor. Bunun sonu da, camilerin boşalması, İslam'dan feyiz ve muhabbet alınması ve Allah'a kul olmak gibi yüce makamların terkinin yaşanması oluyor.İşte bu hastalıkların yok olması için geldiğimiz günün akşamı, hocamız Prof. Dr. Haydar Baş Bey'le beraber, bu bölgede bulunan Bektaşi tarikatının postnişini Arife anamızı ziyaret ettik.Saatlerce devam eden bir birliktelik, kardeşlik, feyiz ve muhabbet havası Cem evinde yaşanan gerçekler oldu.Yine Arife anamızdan, Cemaleddin Efendi'nin yorumladığı, Mustafa Kemal'in rüyasını dinledik. Mustafa Kemal'in anlattığı rüyasında, bu savaştan galip çıkacaksın ve de güzel bir devlet kuracaksın müjdesini Atatürk'e verdiğini öğrenmiş olduk. Niçin Ehl-i Beyt dersek?İsterseniz gelin bunun kaynaklarından birkaç örneğini verelim; Peygamberimiz, "Ehl-i Beyt Nuh'un gemisi gibidir, ona binen kurtulmuştur" buyurmuştur.Yine TATHİR ayetinde:"Yüce Allah ancak ve ancak siz Ehl-i Beyt'ten her türlü pisliği gidermek ve sizi tertemiz yapmak ister"(ahzab,33)Ve MEVEDDET ayetinde:"De ki: Ben bu (peygamberliğimi tebliğime) karşılık sizden yakınlarıma sevgiden başka hiç bir ücret istemiyorum"(şura 23) buyrulmaktadır.Eğer emredilen istikamette yetişir ve insanımızı eğitirsek, vaktiyle var olan cemaat zenginliğini çok daha fazlası ile yaşayacağız.Alevi-Sünni ayrımcılığı yerine, Alevi-Sünni kardeşliğini hep beraber hayata geçireceğiz.Vatanın birliği, beraberliği, yükselmesi ve Türkiye Cumhuriyetimizin ayakta durabilmesi için bu birliğin ve güzelliğin devam etmesi, bir bilek bir yürek olarak samimiyetle hayata geçmesi lazımdır.Bayrak diyen, vatan diyen, Atatürk diyen, bağımsızlık sevdalısı, bir nesil yetişiyor. İcmal gençlik bünyesinde... Bu terimleri daha farklı gruplar kullanmış olsa da, bunların eğitim çarklarından geçmedikleri için, bu hallerinde ısrarcı olamıyor, işi sadece sözden ibaret bırakıyorlar.Bu da hasta olan bir bünyenin tedavisi için bal kavanozunu dışarıdan yalamak gibi bir şey oluyor. 80'li yıllardan bu tarafa arkasında hiçbir iradenin olmadığı, maddi ve manevi gücün yer almadığı İcmal nesli, tek başına çıktığı bu yolda her ilde, her ilçede, her beldede, her köyde, her mahallede dile getirmeye çalıştığımız bu birlik ve beraberliğin tuzu ve biberi oluyor.Ülkenin birlik ve beraberliği, kardeşliği, tefrikaya düşmeden, Müslüman Türk kimliği olarak kullukta karar kılmak istiyorsak bu kutlu insanların kervanına katılmamız gerekiyor.Anadolu'nun kaderi bir olmak, beraber olmak, kardeş olmaktır.Anadolu yaylasında yaşayanlar hep Müslüman Türk olmuş ve Müslüman Türk kalarak vatanına, milletine devletine hizmet etmiştir.Bugün İcmal nesli bu bayrağı taşıyan, şerefli bir misyonu ifa ediyor. Onu kutluyor, başarılar diliyoruz.Yolun açık olsun İcmal nesli?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Sinem Baş / diğer yazıları
- Geçmiş olsun Sayın Baş / 23.03.2020
- Gün BTP iktidarına çalışma günüdür / 19.11.2019
- Tebrikler Türk milleti! / 02.04.2019
- Ne mutlu ‘BTP’liyim’ diyebilene / 06.03.2019
- 2. buluşma iktidarın ayak sesleri / 26.02.2019
- Artık ‘Bağımsız Türkiye Partisi’ demeliyiz / 05.02.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’a çirkin saldırı / 11.01.2019
- Cumhuriyet ve iftiralar / 29.10.2018
- 10. Milli Ekonomi Modeli Kongresi / 29.05.2018
- Yarın 23 Nisan / 22.04.2018
- Gün BTP iktidarına çalışma günüdür / 19.11.2019
- Tebrikler Türk milleti! / 02.04.2019
- Ne mutlu ‘BTP’liyim’ diyebilene / 06.03.2019
- 2. buluşma iktidarın ayak sesleri / 26.02.2019
- Artık ‘Bağımsız Türkiye Partisi’ demeliyiz / 05.02.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’a çirkin saldırı / 11.01.2019
- Cumhuriyet ve iftiralar / 29.10.2018
- 10. Milli Ekonomi Modeli Kongresi / 29.05.2018
- Yarın 23 Nisan / 22.04.2018