Biz mi ona doğru koşuyoruz yoksa o mu bize doğru koşuyor bilinmez ama her geçen günün bizi bir birimize yaklaştırdığını biliyoruz.Her seher vakti kalktığımızda Şaban hilalinin daha bir inceldiğini görüyoruz ve biliyoruz ki o tükenince öteki teşrif edecek.Kuraklıktan çatlak çatlak olmuş yüreklerimizi Nisan yağmuru gibi ferahlatacak, rahatlatacak, yeniden yeşertecek olan rahmet mevsiminin gölgesi dolaşıyor başımızın üstünde.Hablullah olan, en sağlam kulp olan, müminlere, muvahhitlere ve müfttekilere yol gösterici olan Kitapların Anası, Kerim Kitabımızın inzal olmaya başladığı bir zaman diliminde, o kitabı okumaya, anlamaya ve emrettiklerini yaşamaya, yasakladıklarından kaçınmaya daha bir gayret göstereceğiz."Halleri halden hale çeviren Rabbimiz, bizim halimizi de en güzel hale çevir" diye yalvarırken bileceğiz ki o sağlam kulpa sımsıkı sarılmadan, o Allah'ın ipine yapışmadan ve gereğini yapmadan halimizin değişeceği yoktur."Onun önünde ve arkasında Allah'ın emriyle onu koruyan takipçiler (melekler) vardır. Bir toplum kendilerindeki özellikleri değiştirinceye kadar Allah, onlarda bulunanı değiştirmez. Allah bir topluma kötülük diledi mi, artık onun için geri çevrilme diye bir şey yoktur. Onların Allah'tan başka yardımcıları da yoktur." (Ra'd:11)İdrakimizi çalıştırarak, iz'anımızı işleterek, basiretimizi açarak anlayacağız ki; hayatımızı aydınlatan, hem hayatımızı hem de ölümden sonra başlayacak olan ebedi hayatımızı aydınlatan Kerim Kitabımızla bu Kur'an mevsimini de vesile kılarak ilişkilerimizi geliştirirsek, ölçülerini hakkıyla kavrarsak çağın Ebu Leheb'leri, çağın Ebu Cehil'leri, çağın münafıkları hain planlarını işletemeyecekler, sinsi tuzakları kendi başlarına yıkılacaktır.Ne kaldı ki geldi mübarek.Geldiğinde bizi Kerim Kitabımızı anlamaya çalışırken, sayfaları ile, satırları ile haşir?neşir olurken bulsun:"İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. Asıl iyilik, o kimsenin yaptığıdır ki, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanır. (Allah'ın rızasını gözeterek) yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenenlere ve kölelere sevdiği maldan harcar, namaz kılar, zekât verir. Antlaşma yaptığı zaman sözlerini yerine getirir. Sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabreder. İşte doğru olanlar, bu vasıfları taşıyanlardır. Müttakîler ancak onlardır!" (Bakara: 177)Baş göz üstüne geldin, kızgın bir güneş oldun da buz üstüne geldin, yokuşları düz eyleyip sen düz üstüne geldin, iki büklüm, eller nasır sen naz ve niyaz üstüne geldin, Tevhide sevdalı, tevhidi tebliğ eden evrenin efendisine sevdalı sayısız öz üstüne geldin, elbette ki sen her çeşit söz üstüne geldin, gelişinle secdelerini kat kat artıracak nice yüz üstüne geldin?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Yaratıcının kolu olan kullar… / 28.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025