Son günlerde ülkemizde terör tırmanışa geçti. Sokak çatışmaları çok organizeli bir vaziyette, her gün farklı bir şehirde sergilenmekte, sanki bir şeylerin provası yapılmaktadır? Yaşanan sıkıntılar herkesçe malumdur. İster kabul edelim ister kabul etmeyelim milletimiz şeytanca planlarla bölünmeye parçalanmaya, çalışılmaktadır. Kurtuluş savaşı ile birlikte yeniden dirilen Milletimiz şimdilerde hemen her konuda "sırtı yerden kalkmayan pehlivan" durumuna düşmüştür. Gerek içerde, gerek dışarda, sorunlar bitmiyor. Anarşi son süratle tırmanıyor. Vatandaşlarımız etnik ayrılıklar bahane edilerek ayrıştırılmaya çalışılıyor.Elbette bu durumlara bir günde gelinmedi?. Bir ülkenin sosyal yaşantısında meydana gelen problemlerin temelinde o ülkenin insanlarının eğitimi gelmektedir. Eğitimli fertlerle, eğitimsiz fertlerin oluşturduğu toplumun yapısı, sizde kabul edersiniz ki aynı olmaz.Her millet için kendi fertlerini eğitmek milli meseleleri olmuştur. Fertleri eğitmek maksadıyla eğitim kurumları oluşturmuşlar, eğitimciler yetiştirmişlerdir. Hiçbir zaman unutmadıkları ve ihmal etmedikleri tek şey "millilik" olmuştur. Yani eğitimine talip oldukları fertlerin kendi insanı olduklarını hiçbir zaman unutmamışlar. Eğitmek için önce eğiticilerini eğitmişler. Eğitim görenleri savaşa bile götürmemişler. Şimdi bu tahliller doğrultusunda eğitimimize bir bakalım:Beş bin yıllık tarih birikimine sahip bir milletiz. Dünya tarihinde inancına, kültürüne bu kadar bağlı bir millete rastlamak beklide imkânsızdı. Örfünü inancından aldığı için asırlarca ayakta tutabilmiştir. Fakat şimdilerde ulu çınarın üstünde baykuşlar ötmeye başladı. İnancımız, Örfümüz, kıyafetimiz, dilimiz, özümüz, sözümüz bir başka oldu. Biz bize benzemez, başkalarına benzer olduk. Peki, bu hal kendiliğinden mi oldu? Elbette ki hayır. Vatan evlatları eğitimsiz eğiticilerin, yada milli olmayan eğitimin kurbanı oldular. Her gelen iktidar eğitim sistemimizi daha gayri milli yapmak için elinden gelen hiçbir gayreti esirgemedi. "Medeniyet batıdadır" düsturuyla, batı hayranlığı aşılandı. Batı kültürleri, batı eğitim sistemleri denendi. Gayri milli unsurlar bunu fırsat bilip, eğitim desteği adı altında para ve insan güçlerini devreye soktular. Yıllardır devam eden bu süreç AB ilişkileriyle birlikte daha da hız kazandı. AB fonları yapılan bu yanlışta önemli bir rol oynamıştır.Milletimizin bünyesine uymayan, yanlış eğitim, nihayet meyvelerini vermeğe başladı. Öyle ki: Saygısız, sevgisiz, kanaatsiz, zevksiz, merhametsiz bir millet olduk. Her şey menfaat ve çıkar temeline oturdu. Yardımlaşma diye bir terim lügatimizde yok artık. Nefsani davranışlar sayesinde; menfaat, ayrışma, çatışma ön planda olan bir toplum yapısı oluştu?Şimdilerde gelinen durumdan hiç kimse memnun değildir. Herkes şikayet eder durumdadır. Aslına bakarsanız kimsenin hele de iktidar sahiplerinin şikâyete hakları yoktur.Ne ektiyseniz onu biçiyorsunuz. Hangi kanunu çıkarırken bu milletin bünyesine uyup uymadığına baktınız! "Aman batıdaki dostlarımız beğensin yeter" dediniz. Milli olmayan eğitim modellerini aldınız. Böylece bu milletin kimyasını bozdunuz. Şimdi de şikâyetçi oluyorsunuz. Ecdadımız asırlarca bu milleti en güzel şekilde eğitti. Eğitimli insanıyla dünyaya medeniyet ve insanlık öğretti. Yapılacak iş bellidir. "Zararın neresinden dönülse kârdır." Eğer aklı selim davranır, tarihimize örfümüze uygun ve gerçekten milli olan bir eğitim seferberliği başlatılırsa, tarihteki eski güç ve kudretimize yeniden kavuşuruz. Yanlışı düzeltmek istiyorsak, öncelikle eğitim sistemimizin ne kadar milli olup olmadığını sorgulamak ve gereğini yerine getirmek zorundayız.Aksi taktirde hiçbir yanlışı düzeltemez, tarih sahnesinden siliniriz. Tercih sizin?.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Her baba evladına bakmakla mükelleftir / 26.04.2025
- Gençlerde evlenecek para mı var ki evlensinler / 25.04.2025
- Hüseyin Baş soruyor “Türkiye’de yargı bağımsız mı?” / 24.04.2025
- Ulusal egemenliğimizi korumalıyız / 23.04.2025
- Mü’min yalancı olmaz / 22.04.2025
- İbadetin bize kazandırdıkları -2- / 21.04.2025
- İbadetin bize kazandırdıkları -1- / 20.04.2025
- Dava adamıydı Haydar Hocamız / 19.04.2025
- Gönül adamıydı Haydar Hocamız / 18.04.2025
- Çile adamıydı Haydar Hocamız / 17.04.2025
- Gençlerde evlenecek para mı var ki evlensinler / 25.04.2025
- Hüseyin Baş soruyor “Türkiye’de yargı bağımsız mı?” / 24.04.2025
- Ulusal egemenliğimizi korumalıyız / 23.04.2025
- Mü’min yalancı olmaz / 22.04.2025
- İbadetin bize kazandırdıkları -2- / 21.04.2025
- İbadetin bize kazandırdıkları -1- / 20.04.2025
- Dava adamıydı Haydar Hocamız / 19.04.2025
- Gönül adamıydı Haydar Hocamız / 18.04.2025
- Çile adamıydı Haydar Hocamız / 17.04.2025