İsrail, Birleşmiş Milletler'de aleyhine en çok karar çıkartılan, ama bu kararların hemen hiç birini tanımayan bir devlettir. Dünyanın dört bir yanındaki pek çok insanın gözünde saldırgan, zorba ve küstah bir çete devletidir.Ancak İsrail'in bir başka yüzü daha vardır. Daha doğrusu İsrail çoğu zaman bir başka yüzle insanların karşısına çıkar. Bu yüz, İsrail'in bir "çete devleti" değil, aksine bir "mazlumlar ve mağdurlar yuvası" olduğu imajını verir. Batı'daki pek çok insan da İsrail'i bu yüzüyle tanır. İsrail, dünyanın dört bir yanında ırkçıların hedefi olan Yahudilerin yegâne sığınağıdır. İsrail, "nazilerin Yahudi ırkına yönelik korkunç işkence ve katliamından kurtulan Yahudiler tarafından kurulmuş bir devlettir" mantığını insanlara vermiştir.İsrail, yıllardır bir ulusu işgal altında yaşamaya zorlayan dünyadaki tek devlettir. 1948'de Filistin topraklarının önemli bir bölümünü işgal etmiş ve Filistinlilerin bir kısmını kendi yönetimi altında yaşamaya zorlamış, bir kısmını sürmüş, hatta bir kısmını da katletmiştir. Ayrıca İsrail; Mısır, Suriye, Lübnan ve Ürdün topraklarını işgal etmiş, yıllarca bu topraklardan çekilmemiştir. İsrail'in işgal ettiği bölgelerdeki halka karşı uyguladığı devlet terörü ise tarihte kayıtlıdır.Naziler 6 milyon Yahudi'yi acımasızca öldürmüşlerdir. Bu bir daha asla yaşanmamalıdır. İşte bu mantıkla üstte sözünü ettiğimiz tüm "kirli" işler, bu yolla hasıraltı edilmektedir. Bu yolla İsrail'in işgalleri ve devlet terörü meşrulaştırılır. Bir yanda açıkça saldırgan, ırkçı, işgalci ve baskıcı bir devlet, öteki yanda "mazlumların sığınağı" şeklinde bir görüntü vardır.Ülkemize siyasetinde de yaklaşık kırk yıldır ezilmiş, horlanmış, mağdur imajı ile siyaset bir zihniyet var. Milli Görüş zihniyeti. Fikir babalarını terk ederek kurulmuş ve sekiz yıldır iktidarı elinde bulunduran AKP zihniyeti.Yıllarca, "dinimizi yaşatmıyorlar, giyimimize karışıyorlar, yememize, içmemize, istediğimiz gibi düşünmemize karışıyorlar" diye rejimi, devleti, askeri halka şikâyet etti durdular. Bu şikâyetleri haklı çıkaracak acı olaylar da yaşandı. 142, 142 ve 163. Maddelerden birçok insan mağdur edildi. Bunlarda tarihte kayıtlı. Bir şiir okudu diye hapis cezası verildi ve artık muhtar bile olamaz denildi şu anki başbakana. Bu mağduriyet tablosu ve yeni söylemlerle halkın karşısına çıktı AKP. "Yoksullukla, yolsuzlukla mücadele edeceğiz" dedi. Devletin malını yiyenlere hesap soracağız, herkesime özgürlükler getireceğiz vs. söylemler ve vaatlerde bulundular. İktidarda oldular. 8 yıl geçti. Neler oldu ülkede bir hatırlayalım.Toplam borcumuz üç katına çıktı. İşsizlik yüzde on beşlere çıktı. Gelir dağılımındaki adaletsizlik giderek arttı. Asgari ücret hala bir aylık kira bedeli tutarında. Gelir getiren en büyük devlet kurumları satıldı. Madenlerimiz yabancılara satıldı. Bankalar satıldı. Cumhuriyet döneminin en fazla toprak satışı bu dönemde oldu. Tarım bitti, hayvancılık bitti. Ülkede fuhuş arttı, dolandırıcılık, gasp, cinayet suçları arttı. Uyuşturucu ve alkol tüketimi arttı vb.Bunlar yaşanırken halkın önüne koyulan gündem neydi? Askeri milletin önüne koydular. Yüksek yargıyı milletin önüne koydular. Ergenokonu, balyozu vs. planları milletin önüne koydular. Açılım diyerek devletin varlığını milletin önüne koydular vs.Bu olaylar milletin gündemindeyken hep geçmişi anımsatarak bir mağduriyet içerisinde gözüktüler. Sanki kendileri ülkenin sorunlarını çözmek istiyorlar ama birileri buna müsaade etmiyor imajını kullandılar. Hele şu günlerde yaşadığımız Wikileaks belgeleriyle ilgili olarak tam bir mağduriyet havası hissediyorum. Sayın Erdoğan adeta iftiraya uğramış bir insan modeli çiziyor halkın önünde. Bizim insanımızda duygusal, kapılıyor duygu seline gidiyor yokluğa, yoksulluğa.Evet, geçmişte birçok haksızlığa muhatap olmuş da olabilirler. Hakları kısıtlanmış, mağdur edilmişte olabilirler. Ama sekiz yıldır bu ülkeyi tek başına bu iktidar yönetiyor ve kimse bunların tavuklarına "kışt" bile demeye cesaret edemiyor.Artık duygusallığı bir tarafa bırakalım, kendi gerçeklerimizi, ülke gerçeklerini görelim. Nasıl bir aldanmışlığa itildiğimizi fark edeceğiz.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Sayın Erdoğan’ın nefretten doğan AB aşkı -2- / 06.04.2025
- Sayın Erdoğan’ın nefretten doğan AB aşkı -1- / 05.04.2025
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Sayın Erdoğan’ın nefretten doğan AB aşkı -1- / 05.04.2025
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025