"Taşı gediğine koymak" diye bir tabirimiz vardır. Bu tabir en iyi cevap, en iyi anlatım yollarından biridir. Ama bugün pek çok şeyin anlamını yetirdiği gibi bu tabirimizde anlamını yitirdi.
Başta siyasetçilerimiz olmak üzere Diyanet, bilgi yüklü din adamları, medya vs. o kadar gedik açtılar ki, hangisine koyacağımızı şaşırdık.
Hatta bu gedik açma işinde o kadar ileri gittiler ki, Necip Fazıl'ın, "surda bir gedik açtık" şiirindeki sur'u, Diyarbakır'ın Sur ilçesi olarak anlatmaya çalıştılar.
Dedim ya, hangi lafı, hangi gediğe koyacağız şaşırdım. O yüzden aynı ağızların açtıkları gediklere yine aynı ağızların söyledikleri sözleri ben yazayım, siz koyun.
Mesela!
Başkanlık sistemi için Sayın Erdoğan, Hitler örneği vermişti.
"Üniter devlette başkanlık sistemi yoktur' diye bir şey yok. Şu anda bunun zaten dünyada örneği var, geçmişten bu yana da var. Hitler Almanya'sına baktığımızda da bunu görürsünüz... Yeter ki bütün mesele başkanlık sisteminin uygulamasında halkını rahatsız eden bir yapısı olmasın."
Bu örnek bayağı bir gedik açtı. Sayın Erdoğan gediği kapatmaya çalıştı;
"Almanya parlamenter sistemle yönetiliyordu ama buna rağmen Hitler gibi diktatör, ülkenin başına musallat oldu. Ben bunu söyledim."
Almanya ne ile yönetiliyormuş? Kim musallat olmuş? İşte laf, işte gedik? Nereye koyarsanız koyun.
Sayın Erdoğan'dan bir başka laf daha hatırlatayım;
"Siz (İsrail) öldürmeyi çok iyi bilirsiniz. Plajlardaki çocukları nasıl öldürdüğünüz, nasıl vurduğunuzu çok iyi biliyorum? Tankların üzerine çıkıp da 'Filistin'e girince mutlu oluyorum' diyen başbakanlarınız var." (Başbakan Erdoğan, Davos)
Cumhurbaşkanı Erdoğan; "İsrail, bölgede Türkiye gibi bir ülkeye muhtaçtır. Bizim de İsrail'e ihtiyacımızın olduğunu kabul etmemiz lazım. Bu, bölgenin bir gerçeği..."
Başka!
Eski Memur-Sen başkanı, akil kişi ve yeni AKP vekili Ahmet Gündoğdu, çözüm süreci için, "çözüm sürecini hayvanlar bile anlamış ama bazı insanlar anlamıyor." Demişti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan; "Çözüm Süreci bunlar tarafından bir ihanetle değerlendirildi. Çözüm Süreci'ni bunlar adeta Güneydoğu'da, kısmen Doğu'da kendileri için silah stoklama süreci olarak değerlendirdiler. Çok ciddi bir silah stoklaması yaptılar. Burada bu süreç içinde güvenlik güçlerimiz, tabi 'herhangi bir çatışmaya, şuna buna girmeyelim' dediler ama daha sonra anladık ki bu süreç içinde bunlar bunu yaptılar."
Çözüm sürecini kim anlamamış? Bir örnek daha vereyim;
Sayın Erdoğan, muhtarlara; "Önümüzdeki süreçte ne bölücü terör örgütü ne de onun güdümündeki parti ve diğer yapılar asla muhatap alınmayacaktır, o iş bitmiştir"
Bir daha sorayım; kim anlamamış?
Başbakan Davutoğlu; "PYD ile biz geçen sene hatırlayacaksınız, diyalog da kurduk? PYD lideri Salih Müslim'i Türkiye'ye getiriyoruz. Bakın kaç jest arka arkaya. Bir anlamda "meşru görüyorum seni" diyoruz." (1 Ekim 2014)
Erdoğan; "Ben PYD'yi bir siyasi örgütlenme olarak kabul etmiyorum. PYD bir terör örgütüdür."
Hangisi laf, hangisi gedik? Neyi nereye koyacaksın belli değil.
Başta siyasetçilerimiz olmak üzere Diyanet, bilgi yüklü din adamları, medya vs. o kadar gedik açtılar ki, hangisine koyacağımızı şaşırdık.
Hatta bu gedik açma işinde o kadar ileri gittiler ki, Necip Fazıl'ın, "surda bir gedik açtık" şiirindeki sur'u, Diyarbakır'ın Sur ilçesi olarak anlatmaya çalıştılar.
Dedim ya, hangi lafı, hangi gediğe koyacağız şaşırdım. O yüzden aynı ağızların açtıkları gediklere yine aynı ağızların söyledikleri sözleri ben yazayım, siz koyun.
Mesela!
Başkanlık sistemi için Sayın Erdoğan, Hitler örneği vermişti.
"Üniter devlette başkanlık sistemi yoktur' diye bir şey yok. Şu anda bunun zaten dünyada örneği var, geçmişten bu yana da var. Hitler Almanya'sına baktığımızda da bunu görürsünüz... Yeter ki bütün mesele başkanlık sisteminin uygulamasında halkını rahatsız eden bir yapısı olmasın."
Bu örnek bayağı bir gedik açtı. Sayın Erdoğan gediği kapatmaya çalıştı;
"Almanya parlamenter sistemle yönetiliyordu ama buna rağmen Hitler gibi diktatör, ülkenin başına musallat oldu. Ben bunu söyledim."
Almanya ne ile yönetiliyormuş? Kim musallat olmuş? İşte laf, işte gedik? Nereye koyarsanız koyun.
Sayın Erdoğan'dan bir başka laf daha hatırlatayım;
"Siz (İsrail) öldürmeyi çok iyi bilirsiniz. Plajlardaki çocukları nasıl öldürdüğünüz, nasıl vurduğunuzu çok iyi biliyorum? Tankların üzerine çıkıp da 'Filistin'e girince mutlu oluyorum' diyen başbakanlarınız var." (Başbakan Erdoğan, Davos)
Cumhurbaşkanı Erdoğan; "İsrail, bölgede Türkiye gibi bir ülkeye muhtaçtır. Bizim de İsrail'e ihtiyacımızın olduğunu kabul etmemiz lazım. Bu, bölgenin bir gerçeği..."
Başka!
Eski Memur-Sen başkanı, akil kişi ve yeni AKP vekili Ahmet Gündoğdu, çözüm süreci için, "çözüm sürecini hayvanlar bile anlamış ama bazı insanlar anlamıyor." Demişti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan; "Çözüm Süreci bunlar tarafından bir ihanetle değerlendirildi. Çözüm Süreci'ni bunlar adeta Güneydoğu'da, kısmen Doğu'da kendileri için silah stoklama süreci olarak değerlendirdiler. Çok ciddi bir silah stoklaması yaptılar. Burada bu süreç içinde güvenlik güçlerimiz, tabi 'herhangi bir çatışmaya, şuna buna girmeyelim' dediler ama daha sonra anladık ki bu süreç içinde bunlar bunu yaptılar."
Çözüm sürecini kim anlamamış? Bir örnek daha vereyim;
Sayın Erdoğan, muhtarlara; "Önümüzdeki süreçte ne bölücü terör örgütü ne de onun güdümündeki parti ve diğer yapılar asla muhatap alınmayacaktır, o iş bitmiştir"
Bir daha sorayım; kim anlamamış?
Başbakan Davutoğlu; "PYD ile biz geçen sene hatırlayacaksınız, diyalog da kurduk? PYD lideri Salih Müslim'i Türkiye'ye getiriyoruz. Bakın kaç jest arka arkaya. Bir anlamda "meşru görüyorum seni" diyoruz." (1 Ekim 2014)
Erdoğan; "Ben PYD'yi bir siyasi örgütlenme olarak kabul etmiyorum. PYD bir terör örgütüdür."
Hangisi laf, hangisi gedik? Neyi nereye koyacaksın belli değil.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Sayın Erdoğan’ın nefretten doğan AB aşkı -2- / 06.04.2025
- Sayın Erdoğan’ın nefretten doğan AB aşkı -1- / 05.04.2025
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Sayın Erdoğan’ın nefretten doğan AB aşkı -1- / 05.04.2025
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025