Ebrar Ayetleri (İnsan: 5-31): Ehl-i Beyt âlimleri ittifak etmektedirler ki, bu ayetler Hz. Ali (a.s.), Hz. Fâtıma (a.s.), Hz. Hasan (a.s.), Hz. Hüseyin'in (a.s.) yiyeceklerini miskin, yetim ve esire sadaka vermeleri ile ilgilidir. İbn-i Abbas'ın rivayet ettiği bir hadis-i şerifte, bu ayetlerin nüzul sebebi şöyle anlatılır: "Hz. Hasan (a.s.) ve Hz. Hüseyin (a.s.) küçükken hastalanmışlardı. Peygamberimiz (s.a.v.) ashab-ı kiramdan birkaç kişi ile torunlarını ziyarete geldiler. Bu esnada ziyaretçilerin bazıları Ali (a.s.)'a, 'Ya Ali! Çocukların için bir nezir yapmak istemez misin' dediler. Hz. Ali (a.s.) ve Hz. Fâtıma (a.s.) da Allah'ın (c.c.) rızasını talep ve O'na şükür etmek ve çocuklarının şifa bulmasını Hak'tan niyaz etmek üzere üç gün oruç tutmaya nezir ettiler. Derken çocukları hastalıktan kurtuldular. Onlar da oruçlarını tutmaya niyet edip, başladılar.
Lakin iftar için yiyecekleri yoktu. Hz. Ali (a.s.), Hayberli Şem'un isminde bir yahudiden üç gün iftar edebilmek için ödünç olarak üç çömlek arpa aldı. Hz. Fâtıma (a.s.) arpanın bir çömleğini öğütüp kendi adetleri kadar, yani 5 tanecik ekmek yaptı. Akşam olmuş, iftarı bekliyorlardı. O sırada bir fakir (miskin) gelip, "Esselamü aleyküm ya Muhammed Ehl-i Beyt'i! Ben Müslüman bir fakirim. Beni doyurunuz ki Allah da sizleri cennet sofraları ile doyursun" dedi. Onlar da derhal sofralarındaki ekmekleri bu fakir miskine ikram ettiler. Ve Hz. Ali (a.s.) Fâtıma'ya (a.s.) hitaben, 'Ey insanların en hayırlısının kızı! Ey iman ve şerefin kemâline sahip olan Fâtıma! Görüyorsun ciğerleri parçalayıcı haliyle kapıda duran şu miskin, açlığını bizlere arz ederken, hâl lisanıyla Allah'a naz ve niyaz etmektedir.'
Hz. Fâtıma (a.s.) ise Ali'ye (a.s.) hitaben şöyle dedi: 'Ey amcamoğlu! Emrinize âmâdeyim. Gerçi o miskini hoşnut edecek ve memnun kılacak bir şeye sahip değilim. Fakat umarım ki aç bir kimseyi doyurmak suretiyle hayırlı insanlardan sayılıp cennete girer ve şefaate ererim.'
Cümlesi bir lokma almadan sofralarındaki ekmekleri fakir miskine verdiler, kendileri su ile iftar ettiler. Ertesi gün oruçlarına devam ettiler. Fâtıma (a.s.) o gün arpanın ikinci ölçeği ile ekmek yaptı. Akşam yaklaşınca ekmeği sofraya koydular ve iftarı bekliyorlardı. Derken, kapıya bir yetim geldi: 'Esselamü aleyküm ya Muhammed Ehl-i Beyt'i! Ben Muhacir çocuklarından bir yetimim. Babam Akabe harbinde şehit oldu. Beni doyurunuz, beni doyurunuz! Allah da sizleri cennet taamları ile doyurur' dedi. Yine ekmeklerini yetime ikram ettiler. Ve su ile iftar ederek o akşam da aç yattılar. Ertesi gün Fâtıma (a.s.) üçüncü çömlekteki arpayı ekmek yaptı. Akşam olunca yine sofrayı önlerine koydukları sırada, bu sefer de kapıya bir fakir esir geldi: 'Esselamü aleyküm, ey Allah'ın Elçisi'nin Ehl-i Beyt'i! Ben esirlerden biriyim. Bana ikram ediniz. Allah da sizlere cennet ta- amlarından ikram eylesin' dedi. Bu kez de sofralarındaki yiyeceği esire ikram ettiler. Bu davranışları ile ilgili olarak, İnsan Sûresi'nin 8. ayeti nâzil oldu: Hakiki mü'minler! Allah'a olan muhabbetlerinden dolayı kendi yiyeceklerini miskine, yetime ve esire ikram ederler." (devam edecek…)
- Büyük Ortadoğu Projesi’nin Türkiye ayağı / 24.10.2024
- Mustafa Kemal ile beraber hareket dönemi-II / 10.12.2020
- Mustafa Kemal ile beraber hareket dönemi-I / 09.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-VI / 08.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-V / 07.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-IV / 04.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-III / 03.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-II / 02.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-I / 01.12.2020