17 Aralık yolsuzluk soruşturması ülke gündemine hakim olduğu günlerde başdanışman Yalçın Akdoğan dikkatleri başka tarafa çekmek ve cephe genişletmek adına Ergenekon ve Balyoz soruşturmalarını kastederek "Türk ordusuna kumpas kuruldu" dedi. Bunu duyan yandaş takımı görevleri gereği sanki o güne kadar bu ülkede yaşamamışlar, o sabah uzaydan Türkiye'ye gelmişler gibi başladılar bu lafı evirip çevirip millete anlatmaya. O gün bugündür de çok orijinal bir lafmış gibi çiğniyorlar.Oysaki Ergenekon ve Balyoz süreci boyunca TV ekranlarında, gazetelerde, duruşmalarda vs. bunun Türk ordusuna kurulmuş bir tezgâh olduğu binlerce kez yazıldı, anlatıldı. Hatta hukuken ispatlandı. Ancak dedik ya o günlerde bu arkadaşlar uzayda yaşıyorlardı herhalde. Aslında çok şaşırmamak gerek, çünkü; bugünlerde başbakan bile konuşurken "17 Aralık gününe kadar sayın başbakan bu ülkede yaşamıyor muydu?" diyesi geliyor insanın. Anlaşılan bu kumpas sözü daha çiğnenmeye devam edecek. Gelinen bu noktada ise cephe genişletmenin kısmen başarıldığı, dikkatlerin yolsuzluklardan başka yönlere çekildiği görülüyor.Ancak kumpas kuruldu deyip gündemi değiştirmek ve kenara çekilmek, bu kumpasın bütün günahını Pensilvanya'ya yıkmak bu kadar kolay olmasa gerek. Çünkü görünen o ki bu kumpasın kurulmasında en az sizler de onlar kadar rol sahibisiniz. Bence 27 Nisan muhtırası bu alanı Pensilvanya takımına açmanın başlangıç noktasıdır. Elbirliğiyle Türk ordusunun kol ve kanatlarının kırılması operasyonunun başlangıcıdır. Yaşar Büyükanıtın da ordu içinden bir figür olarak oynadığı rolü göz ardı etmeyelim tabii ki.Bu noktada biz konuyla alakalı yeni bir şeyler soralım da (yandaş taifesinden ümidim yok ancak) AKP'ye oy veren seçmenlerden akıllı ve vicdanlı olanlara yeni bir bakış açısı sunalım.Sorularım şunlar;* Madem Türk ordusuna kumpas kuruldu 27 Nisan muhtırası bu kumpasın neresinde?* 27 Nisan muhtırası ve Ergenekon-Balyoz soruşturmalarının zamanlamasına baktığımızda tesadüf olabilir mi sizce?* Tam da kumpasın kurulduğu günlerde Recep Tayyip Erdoğan ve Yaşar Büyükanıt'ın Dolmabahçe görüşmesi ne anlama gelebilir?* Recep Tayyip Erdoğan ve Yaşar Büyükanıt'ın Dolmabahçe görüşmesi için "Bu görüşme bizimle mezara gider" sözleri ne anlama gelebilir?* Bu davalar sırasında tartışılmadık konu kalmazken 27 Nisan konusu neden hiç tartışılmadı ve yargılanmadı?* Neden hükümet ve AKP cenahından hiç kimse yıllardır 27 Nisan muhtırasıyla ilgili tek bir söz etmez?* Türk ordusunun Genelkurmay Başkanı terörist sıfatıyla hapisteyken, yüzlerce Türk subayı kumpas nedeniyle zindanlarda çürürken, hükümete muhtıra vermiş Yaşar Büyükanıt'ın en süperinden zırhlı araçla ödüllendirilmesi ne anlama gelir?Bu soruların cevabı verildiğinde 27 Nisan'ın aslında sözü edilen kumpasın tetikleyicisi olduğu ne kadar da açık değil mi? Evet, yıllardır olan biten birçok konuyu kendilerine karşı yapılmış darbe, komplo diyerek işin içinden bir mağduriyet çıkarmayı başaranların hem kumpası gerçekleştirip hem de başları sıkıştığında kumpas kuruldu demeleri en hafifinden zekamızla alay etmek olmuyor mu? İktidar cenahının 27 Nisan konusunu neden küllendirdiğini, itina ile bu konudan uzak durduğunu sorgulamamız gerekmiyor mu sizce.Oysaki Türk ordusuna kumpas kuruldu deyip kenara çekilenlerin anlaşmalı bir muhtıra ile bu kumpasın en göbeğinde oldukları ve bütün günahına da vebaline de ortak oldukları o kadar açık seçik ortadaki.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
İbrahim Kocaman / diğer yazıları
- Nefis / 07.02.2015
- Ehl-i Beyt üniversitesi / 19.01.2015
- Bayram kredisi / 16.10.2014
- Bu imtihan kaybedilirse / 26.03.2014
- Eyy halkım! / 12.03.2014
- Kumpas / 22.01.2014
- İmtihan / 18.01.2014
- Dış güçler ve faiz lobisi / 05.01.2014
- Ehl-i Beyt üniversitesi / 19.01.2015
- Bayram kredisi / 16.10.2014
- Bu imtihan kaybedilirse / 26.03.2014
- Eyy halkım! / 12.03.2014
- Kumpas / 22.01.2014
- İmtihan / 18.01.2014
- Dış güçler ve faiz lobisi / 05.01.2014