Evliyanın büyüklerinden Ahmed er-Rufâî hazretleri heybet ve yüksek bir ahlaka sahipti Merhameti ölçü dahilinde idi, lakin ilmi, tevuzu ehli olmasına engel değildi. Şehir dışına yapmış oldukları seyahatlerden dönüşte, ormana gider, odun keser ve eşeğine yüklenerek şehre getirir; bu odunları dullara, çaresiz, fakir ve muhtaçlara dağıtırdı.Mecnun ve kötürümlerin hizmetlerine koşar, elbiselerini temizler, birlikte oturur, onlarla sohbet eder, yemeklerini kendi elleriyle getirir ve yedirirdi. Sonra da onlardan dua etmelerini isterdi. Mühiplerine de:"Bu gibi âcizleri ziyaret, müstehab değil, vaciptir" derdi.Yolda çocuklar oyun oynarken yanlarından geçti. Bir kaç çocuk, Ahmed Rufâî hazretlerinin heybetinden korkup kaçtı. Arkalarından koştu ve:"Hakkınızı helal edin, sizi korkuttum. Gelin oyununuza devam edin, diye onların da gönüllerini almıştı.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.