logo
06 NİSAN 2025

Kim yanlış yapıyor?

17.12.2012 00:00:00
Âlemlere rahmet Hz. Muhammed (sav), Allah’ın emri ile Mekke’de tebliğe başlamasından sonra müşriklerin saldırıları da başladı. Bu saldırılar en adi biçimde gerçekleşiyordu. Öyle ki, Müslüman olanlara yiyecek ve içecek bile çok görülüyor, ambargo uygulanıyordu. Ama Hz. Peygambere iman edenler bu saldırılara karşı dimdik ayakta duruyor, zerre kadar imanlarından taviz vermiyorlardı.
Peygamberimizin Medine’ye hicreti, Müslümanların imanı yaşamasının önündeki engelleri kaldırmış ve İslam yurt bulmuştu. Ama İslam’a saldırılar bitmemişti. Medine’de yaşayan Yahudi ve Hıristiyanların, İslam’a karşı saldırıları aynen bugünkü gibi kimi zaman açıktan (savaş ile) kimi zaman da gizlice (fitne, fesat ile) devam etmekteydi.
Hz. Peygamberin hayatı, her alanında Yahudi ve Hıristiyanlara muhalefetle geçmiştir. Tırnak kesmekten secdede gözleri yummamaya, oruçtan su içmeye, sakaldan bıyığa, giyimden kuşama kadar hep bir İslam kültürü oluşturmuş ve Ehl-i Kitaba muhalefet etmiştir.
Hatta İslam’ın ilk yıllarında namaz kılınırken Müslümanlar, Mescidi-i Aksa’ya yöneliyordu. Yahudiler bundan kendilerinin hak olduğuna dair pay çıkarıp, gururlanıyorlardı. Bu durum Müslümanları üzüyordu. Allah-u Teâlâ’nın emriyle İslam’ın kıblesi Mescidi Haram (Kâbe) oldu.  
Tabi her hali Yahudi ve Hıristiyanlara muhalefetle geçen Medine’deki İslam devletinin başı Hz. Muhammed (sav) haliyle kilise de açmadı.
Hz. Peygamber döneminde amaçlarına ulaşamayan Ehl-i Kitap, Hz. Peygamberden sonra bugünkü “diyalog” mantığı ile İslam topraklarında faaliyetlerine devam etmişlerdi. Hatta zamanın halifelerine bin bir sorular sorarak, Müslümanların beyninde şüphe işaretleri bırakmak istemişlerdi.
Halifeler bu soruları ve soruların sahiplerini İmam Ali Efendimize yönlendirmişler. İmam Ali (a.s) gerekli cevapları kendilerine vermiştir. Nasibi olanlar iman etmiş, nasipsizler ise bedbaht bir şekilde huzurdan ayrılmışlardır.            
Prof. Dr. Haydar Baş’ın “İmam Ali” adlı eserinde bu bedbahtların kıssaları çoktur. Birini aktarayım; “Peygamberin (sav) ölümünden sonra başlarında bir piskoposun olduğu bir Hıristiyan grubu Medine’ye geldiler. Ve Halifeden sorularının cevaplarını istediler. Halife onları Hz. Ali’nin (k.v) yanına gönderdi. Onların sorularından biri de; “Allah nerededir” sorusuydu.
Hz. Ali ateş yaktı ve onlara sordu; “Bu ateşin yüzü neresidir?” Hıristiyanlar şöyle cevap verdi; “Onun her tarafı ateşin yüzü sayılır. Ve asla ateşin önü ve arkası olmaz.”
Hz. Ali şöyle buyurdu; “Allah’ın bir mahlûku olan ateşin yüzü yoksa nasıl olur da ateşin yaratıcısının önü ve arkası olabilir? O (c.c) bundan yücedir. Doğu ve batı Allah’a aittir. Ve nereye bakarsanız o taraf Allah’ın yüzüdür. Ve hiç bir şey O’ndan gizli değildir.” (İmam Ali sh:520)
Başta da dediğimiz gibi küfrün, “hak” karşısında mücadelesi bitmedi ve bitmeyecektir. Küffar kimi zaman savaşla, kimi zaman fitne fesatla, kimi zaman diyalog vs. şeylerle İslam’ı yok etme gayretindedir…
Tarihin bazı zamanlarında İslam toplumları yıkıma uğrasa, sallansa da, yere serilmemiştir. Neden? Çünkü içlerinden hep bir Ehl-i Beyt nefesi taşıyan yiğitler, erenler, alperenler, abdallar çıkmış, ümmeti tekrar Ehl-i Beyt çatısı altında, tek bilek ve tek yürek yapmıştır ve yapacaktır da…
Bugün İslam coğrafyasında hem savaş var, hem fitne fesat var, hem diyalog var. Kan akıyor, namuslar kirleniyor, mallar yağmalanıyor. Neden?
Hz. Muhammed (sav) zamanın süper güçlerinin liderlerini ve liderleri şahsında halklarını diyaloga değil İslam’a davet etmiştir.
Hz. Muhammed’in sancağını taşıyan hak imamlar ve onların yetiştirdikleri kutlu insanlar, hak dostları bu görevi hep layıkıyla yerine getirmişlerdir.
Ne Ebu Hanife, ne İmam Şafi, ne Ahmet b. Hanbel, ne İmam Malik, ne Hoca Ahmet Yesevi, ne Hacı Bektaşi Veli, ne Abdal Musa, ne Hz. Mevlana, ne Hz. Şems, ne Yunus Emre vb. gibi binlerce Allah dostunu “diyalog” çadırında göremezsiniz. Hepsi İslam çadırındadır ve insanlığı kurtuluşa çağırmışlardır.
Bu ve benzeri yüce şahsiyetler hayatları boyunca kilise açmamışlardır, kiliseye (haşa) Allah’ın evi dememişlerdir, iftar sofralarını Müslümanlara has kılmışlardır, kiliselere gidip mum yakmamışlardır. Hülasa Allah ve Resulünün emrettiği gibi dosdoğru olma gayretinde olmuş, İslam’ı yaşamışlardır.
Bu “Hak” dostları, yaşadıkları dönemlerde gerek devlet yönetiminde ve gerekse halk içinde ortaya çıkan İslam dışı akımlara karşı tüm varlıkları ile mücadele etmiş, hak yolunda hiçbir kınayıcının kınamasından korkmamışlardır.
Gel gör ki, şimdilerde İslam coğrafyasında, devlet yöneticileri kilise için arazi tahsis ediyor, hazineden para veriyor, elleri ile kilise açıyor, açarken “besmele” çekiyor, kiliselere “Allah’ın evi” diyor, mum yakıyor, iftar yapıyor, bu inanç sahipleri ile Müslümanlara ve topraklarına karşı savaşlara giriyor…
Allah’ın Kitabı ortada. Peygamberin, Ehl-i Beyt’in, Ashabın, mezhep imamlarının, hak dostlarının, ariflerin, sadıkların duruşları ortada ve tarihte kayıtlı.
Şimdi kim yanlış yapıyor? Kilise açanlar mı? Yoksa tek kurtuluşun İslam’da olduğunu zamana ve mekâna yayanlar mı?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Akın Aydın / diğer yazıları
Kadıköy'de Talisca şov
Galatasaray ile puan farkı 3'e indi
Fidan'dan Özel'e 'cunta' tepkisi
'Artık haddini bil'
Bir cunta çıkışı daha!
'Cunta başkanı Erdoğan'a sesleniyorum...'
Türkiye genelinde hava soğuyacak
Nisanda kışa geri döndük
Yeniden seçildi
Geçerli tüm oyları aldı
Bir nesil felç olabilir
İsrail terörüne bir de böyle bakın
Avrupalılar silahlanma yarışı istemiyor
Roma'da on binlerce kişi toplandı
ABD halkı sokaklara döküldü
Trump ve Musk karşıtı protestolar yapılıyor
İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırıları sürüyor
13 Filistinli katledildi
Bilanço ağırlaşıyor
8 günde 72 kişi hayatını kaybetti
Sakarya'da kanlı gece
Komşu kavgası: 5 ölü, 5 yaralı
BYD'nin dev araç gemisi Türkiye'ye ulaştı
Tek seferde 7 bin otomobil getiriyor
Ara tatil bitiyor
Yarın ders zili çalacak
Türk tarımı da 'YAŞ'a' takıldı
TZOB Başkanı Bayraktar tarımdaki gerçeği açıkladı
Samsun'da feci kaza
iki araç çarpıştı: 5 ölü
Kadıköy'de Talisca şov
Galatasaray ile puan farkı 3'e indi
Fidan'dan Özel'e 'cunta' tepkisi
'Artık haddini bil'
Bir cunta çıkışı daha!
'Cunta başkanı Erdoğan'a sesleniyorum...'
Türkiye genelinde hava soğuyacak
Nisanda kışa geri döndük
Yeniden seçildi
Geçerli tüm oyları aldı
Bir nesil felç olabilir
İsrail terörüne bir de böyle bakın
Avrupalılar silahlanma yarışı istemiyor
Roma'da on binlerce kişi toplandı
ABD halkı sokaklara döküldü
Trump ve Musk karşıtı protestolar yapılıyor
İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırıları sürüyor
13 Filistinli katledildi
Bilanço ağırlaşıyor
8 günde 72 kişi hayatını kaybetti
Sakarya'da kanlı gece
Komşu kavgası: 5 ölü, 5 yaralı
BYD'nin dev araç gemisi Türkiye'ye ulaştı
Tek seferde 7 bin otomobil getiriyor
Ara tatil bitiyor
Yarın ders zili çalacak
Türk tarımı da 'YAŞ'a' takıldı
TZOB Başkanı Bayraktar tarımdaki gerçeği açıkladı
Samsun'da feci kaza
iki araç çarpıştı: 5 ölü
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2025

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.