Bu başlığı bir yerlerden hatırladınız değil mi? Ne ilginç bir denk geliştir ki, tam üç yıl önce dün (yani 8 eylül 2006) kaleme aldığım yazının başlığıydı bu. Son günlerde başta Başbakan Erdoğan olmak üzere topyekûn AKP hükümetinin sergilediği tutum ve icraatlar otomatik refleks olarak bu başlığı zihnimde uyandırdı. Arşivimi tarayınca da üç yıl önce yazdığım şu yazı karşıma çıktı: "Önce kamikazenin ne olduğunu açıklayarak başlayalım yazıya...Kamikaze 1281 yılında Moğol istilasını durduran rüzgâra verilen isim. Kami kutsal, kaze ise rüzgar, yani "kutsal rüzgar". Ama bu tarihi anlamının ötesinde, bizim bildiğimiz gerçek anlamını İkinci Dünya savaşı sırasında, başta uçak gemileri olmak üzere düşmana ait stratejik hedeflere yönelik, Japon ordusunun uçaklarla yaptığı intihar dalışlarıyla buluyor kamikaze. Amiral Takijiro Onishi'ye ait olan bu yeni savaş yöntemini ilk olarak gerçekleştiren isim ise Amiral Masafumi Arima. İlk kamikaze dalışı ise 19 Ekim 1944 yılında yapılıyor ve bir yıllık zaman diliminde toplam 3912 kamikaze saldırısı gerçekleştiriliyor. Adeta ABD'nin kâbusu olan bu saldırılar sonucunda toplam 34 gemi batırılırken, 4900 ABD askeri de hayatını kaybediyor. Bir çeşit intihar ama hedefi olan, belli bir hedefe yönelik, inanç altyapısı olan bir ölüm. Kendi canını feda ederken düşmana ait gemi ve beraberinde yüzlerce askeri imha etme amacını güden bir çeşit savaş misyonu. Nihayetinde intihar ama yanında birilerini de götüren çeşidinden...Japon geleneğine ait olan bir başka intihar çeşidi daha var: Harakiri...Hara, karın bölgesi, vücut; kiri ise yırtmak, parçalamak anlamlarına geliyor. Yani karın yırtılması anlamına geliyor. Yapılış şeklinde bir seremoni ve kurallar manzumesi bulunuyor. Mesela bıçak karnın sol tarafından sokulup, sağa doğru belli bir ahenkle sürülüyor. Öyle ki, bu yöntemi takip eden bir insanın yaşama ihtimali pek bulunmuyor. Sonuç olarak bu da bir çeşit intihar ama yanında birilerini götürmeden, kendi başına öte tarafa gitme şekli...Şimdi gelelim asıl mevzumuza. Türkiye'nin AKP iktidarıyla son 4 yılda yaşadıkları bir çeşit kamikaze intiharı. Son dört yılda hükümetin ve sayın başbakanın icraatlarını alt alta, üst üste, yan yana, ne şekilde olursa olsun topladığınız, çıkardığınız, çarptığınız veya böldüğünüz zaman ortaya çıkan manzara, Türkiye'nin uçuruma sürüklenmesiyle eşdeğer." 3 yıl önce kaleme aldığımız bu yazıda güncelleyeceğimiz tek bir yer var, o da; 4 yıl yerine, 7 yıl yazmak!Özellikle Başbakan Erdoğan'ın, son açılımlar sürecinde arz ettiği "kelle koltukta" imajı ve "gerekirse siyasi ve hatta hayati bedel öderiz" modundaki "efelenme" eylemiyle ortaya koyduğu "fedai misyonu" akla başka türlü şeyler getirmiyor maalesef. Başbakan açık seçik Türkiye üzerine "kamikaze dalışı" yapıyor vesselam!Kendi canından, siyasi geleceğinden, kendi ifadesiyle "her şeyinden vazgeçmiş" bir halde hızla ilerliyor! Yani Türkiye üzerine hızla dalıyor?Doğu'da yine şehit verdik, hem de 7 tane ama Başbakanın modu hala aynı:Kimse yolumuzdan saptıramaz, süreçten vazgeçmeyiz!Emin olun Başbakan Erdoğan bu açıklamalarında Türkiye'nin kiminle ve neden savaştığını ve neden şehitler verdiğini net bir biçimde algılayamıyor. Son noktayı yine 3 yıl önceki yazımızla koyalım: "Peki amaç ve hedef ne? Nihayetinde kamikazelerin önemli bir hedefleri ve uğruna hayatlarını verdikleri bir davaları var. Bizim kamikaze misyonunu icra eden hükümetin tahrip etmek için seçtiği hedef belli fakat uğruna kamikaze dalışı yapılan davaları, hesapları ve "kutsal" misyonları meçhul?En azından bu sütunlarda, şu anda yazılacak kıvam ve olgunlukta değil?"Aslında aradan geçen üç yılda kıvam oldukça netleşti ve olgunlaştı ama biz yine de başka yazılara bırakalım?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Alperen Polat / diğer yazıları
- Sadaka sosyalizmi / 17.04.2013
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012