ABD, Çin'in tam olarak güçlenmesinden ve süper devlet olmasından önce siyasi, sosyal, stratejik, ekonomik ve askeri tedbirlerini daha şimdiden almaktadır.
ABD, Irak halkına demokratik idare vaad etmektedir. Bu demokratik idarenin oluşması için Irak'ta yaşayan bütün unsurlara eşit haklar vaad etmektedir. Ancak, bu eşit haklar diğer taraftan ABD'ye tam olarak itaat etmekten geçmektedir. Etemeyenler düşmanlıkla itham edileceklerdir.
Irak'ın özellikleri
Irak'ta çok değişik unsurlar yaşamaktadır. 'The Echonomist'in yayınladığı 'The World in 2003'e göre, şu andaki Irak'ın 440.000 km. kare bir sahaya ve yaklaşık olarak 25 milyon nüfusa sahip olduğu düşünülmektedir. Bu topraklar eski Mezopotamya'nın oluşturduğu topraklardır. En eski medeniyetin ana sahalarından biridir.
Irak'ta şu anda güneyde Şiiler, orta kesiminde Sünni Araplar, kuzeyde Sünni Türkmenler ve Kürtler, bir miktar Hıristiyan ile az buçuk Yahudiler yaşamaktadır. Kısacası Irak'ta bir haylı ayrı gruplar mevcuttur.
Bizim için önemli olan unsur kuzeyde ve özellikle Musul ve Kerkük'te 3 milyondan fazla Türkmen vatandaşımızın yaşamasıdır.
Ama bütün bu ayrı görülen unsurlar, Osmanlı döneminde yüzlerce yıl barış içinde beraber yaşamış bulunmaktadır. Fakat şu andaki Ortadoğu'da, İngiliz ve ABD parmakları bir taraftan, petrol zenginlikleri ve AB devletleri ile Rus parmakları, öte taraftan, Ortadoğu'yu tam bir kavga ve dehşet arenasına çevirmişlerdir. Çünkü ortalığı bu unsurlar habire karıştırmaktadır.
ABD bu sebeple o bölgelerden (sözde teröristleri) yok etmeye çalışmaktadır. Bu şekilde bölgelerdeki devletleri birer birer kendi ağına düşürmektedir. Bütün bunlar da teröristleri yok etmek için yaptıklarını ileri sürmektedirler. Büyük bir ihtimalle bu terörist avı eğer gücü yeterse en az 10 küsur yıl kadar sürecektir.
ABD'nin el koymak istediği Irak zenginlikleri
Dünyanın enerji kaynaklarının başında petrol ve onun ürünleri ile doğalgaz gelmektedir. ABD'nin petrol ürünlerinin çok azını kendi kaynaklarından kullanmaktadır. Halbuki ise ihtiyaçları her yıl gittikçe artmaktadır. Yaklaşık olarak on yıl sonra ABD ihtiyacının %35 kadar çoğalacağı düşünülmektedir. Böylece ithalatındaki payı %55'ten %76'ya çıkacaktır. Şu anda dünya petrolünün yaklaşık olarak %28-30'unu ABD, %20 kadarını da AB kullanmaktadır.
Dünyadaki enerji, bilhassa araç kullanımı için elzemdir. Benzininin yerini alacak başka bir uygun yakıt ise henüz keşfedilmemiştir. Ayrıca endüstrinin enerji kaynakları da büyük çapta petrole dayanmaktadır. Ondan ötürü şu anda, petrol demek medeniyet demektir. Petrol demek gelişme, hatta petrol demek hayat demektir! Kısacası petrol ve doğal gaz rezervleri kimin elinde olacaksa patron o olur!
Dünyada şu ana kadar bilinen petrol tezervlerinin değeri yaklaşık olarak 30 trilyon ABD doları civarındadır. Onun yanında bilinen doğal gaz değeri ise 15-16 trilyon dolar civarındadır. Bu değerlerin ölçümü bugünkü fiyatlara göre hesaplanmıştır. İleri tarihlerde bu fiyatların artması kolayca mümkün olacaktır!
Yine bilinen yeraltı petrol zenginliklerinin ortalama olarak % 60 kadarı Ortadoğu'dadır. Ortadoğu petrollerinin büyük kısmı Irak'taki petrolün değeri, yaklaşık olarak 20-25 trilyon ABD doları civarındadır.
ABD'nin Saddam'ı devirme bahanesinin arkasında işte bu zenginlikler bulunmaktadır. Onlara el konmadan süper güç ABD rahat edememektedir.
Üstelik geleceğe hazırlıklı olması gerekmektedir. Çünkü 2030 yıllarında ve daha sonra, eğer tedbirlerini şimdiden almazsa süper güçlük başka bir yöne kayacaktır. Şimdilik bunun iki adayı var.
Çin Halk Cumhuriyeti (kalkınması böyle devam ederse), ve AB (Avrupa Birliği) eğer bütünlüğünü koruyabilirse, en büyük süper güç için adaydırlar. Bu rekabet bazan gizli olarak, bazan da aşikare olarak su yüzüne çıkmakta ve devam etmektedir. Son olarak savaştan önce, Almanya, Fransa ve Rusya bir tarafta -ABD, İngiltere ve İspanya diğer tarafta, Irak savaşındaki tutumlarıyla, zıt kutuplar oluşturdular. NATO'da ve AB'de çatırdamalar bile oluştu.
ABD, Irak halkına demokratik idare vaad etmektedir. Bu demokratik idarenin oluşması için Irak'ta yaşayan bütün unsurlara eşit haklar vaad etmektedir. Ancak, bu eşit haklar diğer taraftan ABD'ye tam olarak itaat etmekten geçmektedir. Etemeyenler düşmanlıkla itham edileceklerdir.
Irak'ın özellikleri
Irak'ta çok değişik unsurlar yaşamaktadır. 'The Echonomist'in yayınladığı 'The World in 2003'e göre, şu andaki Irak'ın 440.000 km. kare bir sahaya ve yaklaşık olarak 25 milyon nüfusa sahip olduğu düşünülmektedir. Bu topraklar eski Mezopotamya'nın oluşturduğu topraklardır. En eski medeniyetin ana sahalarından biridir.
Irak'ta şu anda güneyde Şiiler, orta kesiminde Sünni Araplar, kuzeyde Sünni Türkmenler ve Kürtler, bir miktar Hıristiyan ile az buçuk Yahudiler yaşamaktadır. Kısacası Irak'ta bir haylı ayrı gruplar mevcuttur.
Bizim için önemli olan unsur kuzeyde ve özellikle Musul ve Kerkük'te 3 milyondan fazla Türkmen vatandaşımızın yaşamasıdır.
Ama bütün bu ayrı görülen unsurlar, Osmanlı döneminde yüzlerce yıl barış içinde beraber yaşamış bulunmaktadır. Fakat şu andaki Ortadoğu'da, İngiliz ve ABD parmakları bir taraftan, petrol zenginlikleri ve AB devletleri ile Rus parmakları, öte taraftan, Ortadoğu'yu tam bir kavga ve dehşet arenasına çevirmişlerdir. Çünkü ortalığı bu unsurlar habire karıştırmaktadır.
ABD bu sebeple o bölgelerden (sözde teröristleri) yok etmeye çalışmaktadır. Bu şekilde bölgelerdeki devletleri birer birer kendi ağına düşürmektedir. Bütün bunlar da teröristleri yok etmek için yaptıklarını ileri sürmektedirler. Büyük bir ihtimalle bu terörist avı eğer gücü yeterse en az 10 küsur yıl kadar sürecektir.
ABD'nin el koymak istediği Irak zenginlikleri
Dünyanın enerji kaynaklarının başında petrol ve onun ürünleri ile doğalgaz gelmektedir. ABD'nin petrol ürünlerinin çok azını kendi kaynaklarından kullanmaktadır. Halbuki ise ihtiyaçları her yıl gittikçe artmaktadır. Yaklaşık olarak on yıl sonra ABD ihtiyacının %35 kadar çoğalacağı düşünülmektedir. Böylece ithalatındaki payı %55'ten %76'ya çıkacaktır. Şu anda dünya petrolünün yaklaşık olarak %28-30'unu ABD, %20 kadarını da AB kullanmaktadır.
Dünyadaki enerji, bilhassa araç kullanımı için elzemdir. Benzininin yerini alacak başka bir uygun yakıt ise henüz keşfedilmemiştir. Ayrıca endüstrinin enerji kaynakları da büyük çapta petrole dayanmaktadır. Ondan ötürü şu anda, petrol demek medeniyet demektir. Petrol demek gelişme, hatta petrol demek hayat demektir! Kısacası petrol ve doğal gaz rezervleri kimin elinde olacaksa patron o olur!
Dünyada şu ana kadar bilinen petrol tezervlerinin değeri yaklaşık olarak 30 trilyon ABD doları civarındadır. Onun yanında bilinen doğal gaz değeri ise 15-16 trilyon dolar civarındadır. Bu değerlerin ölçümü bugünkü fiyatlara göre hesaplanmıştır. İleri tarihlerde bu fiyatların artması kolayca mümkün olacaktır!
Yine bilinen yeraltı petrol zenginliklerinin ortalama olarak % 60 kadarı Ortadoğu'dadır. Ortadoğu petrollerinin büyük kısmı Irak'taki petrolün değeri, yaklaşık olarak 20-25 trilyon ABD doları civarındadır.
ABD'nin Saddam'ı devirme bahanesinin arkasında işte bu zenginlikler bulunmaktadır. Onlara el konmadan süper güç ABD rahat edememektedir.
Üstelik geleceğe hazırlıklı olması gerekmektedir. Çünkü 2030 yıllarında ve daha sonra, eğer tedbirlerini şimdiden almazsa süper güçlük başka bir yöne kayacaktır. Şimdilik bunun iki adayı var.
Çin Halk Cumhuriyeti (kalkınması böyle devam ederse), ve AB (Avrupa Birliği) eğer bütünlüğünü koruyabilirse, en büyük süper güç için adaydırlar. Bu rekabet bazan gizli olarak, bazan da aşikare olarak su yüzüne çıkmakta ve devam etmektedir. Son olarak savaştan önce, Almanya, Fransa ve Rusya bir tarafta -ABD, İngiltere ve İspanya diğer tarafta, Irak savaşındaki tutumlarıyla, zıt kutuplar oluşturdular. NATO'da ve AB'de çatırdamalar bile oluştu.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Prof. Dr. Cahit Babuna / diğer yazıları
- Batı kültüründe toplumsal çöküş -2- / 22.10.2006
- Batı kültüründe toplumsal çöküş / 21.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler -2- / 20.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler -2- / 19.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler / 18.10.2006
- Oruç tutmak, aç kalmak değildir / 15.10.2006
- Ramazan-ı Şerif temizlenme ayı / 14.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -4- / 09.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -4- / 08.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -3- / 07.10.2006
- Batı kültüründe toplumsal çöküş / 21.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler -2- / 20.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler -2- / 19.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler / 18.10.2006
- Oruç tutmak, aç kalmak değildir / 15.10.2006
- Ramazan-ı Şerif temizlenme ayı / 14.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -4- / 09.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -4- / 08.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -3- / 07.10.2006