Yargıtay Başkanı Sayın Ali Alkan, yaş haddinden emekliye ayrıldı. Sayın Alkan, yaptığı veda konuşmasının satır aralarında, "Korktuğu ve beklentisi olduğu için doğru olduğunu bildiği kararı veremeyenler hemen cübbelerini çıkarıp görevlerini bırakmalıdır" dedi.Yine yaş haddinden emekliye ayrılan Anayasa Mahkemesi Başkanı Sayın Haşim Kılıç veda konuşmasında, "Yargı intikam aracı değildir, yargı birilerinin hedefine ulaşacağı kamu gücü de değildir" mesajı verdi.İki yüksek yargı makamının iki başkanının sözleri birleştirildiğinde, kamuoyunun yargı üzerindeki algısı ortaya çıkıyor: Yargı adalete değil, birilerine hizmet ediyor.Yargıyı tümden töhmet altında bırakmak elbette çok yanlış. Bu mekanizma, namusu ve onuru ile adaleti ve hukukun üstünlüğünü savunan ve koruyan yargı mensuplarıyla dolu. Kasadaki çürük elmalar hemen hemen yok hükmünde. Fakat iki başkanın sözleri, kamuoyundaki algının hepten haksız olmadığını da gösteriyor.Kamuoyunun yargıya karşı bu olumsuz bakışının oluşmasında, "korktuğu veya beklentisi olduğu için" yanlış kararlara imza atanların etkisi elbette olmuştur.Ama esas sorumlular, "siyaset yapacaksan cübbeni çıkar" dediği halde, siyaset gömleğini çıkarıp yargı cübbesi giymeden yargıya müdahil olmak isteyenlerdir. Yargıyı, "intikam veya hedefine ulaşacağı araç" olarak görenlerdir.Özlük hakları, iş yoğunluğu, yetersiz personel ve mahkeme sayısı, hakimlik teminatı gibi yıllardır çözülemeyen sorunlarla uğraşıyor yargı. Hakim, savcı, adli personel sınırlı imkanlarla, onca dosyanın arasında fedakarca ve şerefle çalışıp didinip, milletin sığınacağı emin limanı korumaya çalışıyor.İktidardan beklenen, yargının bu temel sorunlarına eğilip bunların hepsini çözmesi, yargı mensuplarına hukukun üstünlüğü ve adalet dışında düşünecek dert bırakmamasıyken, tam tersi bir tutum görüyoruz.Suriye sınırımızı kapsayan arazinin İsrail'e kiralanması, Sami Ofer'e, Tüpraş'ın ihalesiz verilmesi, Galataport projesinin adeta bedava ihale edilmesi gibi konularda, yargının hukuku esas alarak verdiği iptal kararlarını, iktidar, "yargı önümüze engel koyuyor" tepkisiyle karşıladı.Ergenekon, Balyoz gibi davalarda, iktidar önce "savcı" oldu, verdi veriştirdi. Sonra, keser ve sap dönünce "kumpas" dedi.HSYK'nın yapısı değiştirildi, "çok iyi oldu" dediler. 17 Aralık patlak verdi, HSYK açıklama yaptı, "suç işliyor" diye savcıları göreve çağırdılar.Bir sosyal ağ ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi iktidarın beğenmediği kararı verince, "Anayasa Mahkemesi kararına saygı duymuyorum" denildi.Kuvvetler ayrılığı "ileri demokrasi"nin şartı değilmiş gibi, "Anayasa Mahkemesi'nin kararını yok sayarız" dediler.Kendilerini milli iradenin tek temsilcisi gördüler, milli egemenliğin üç unsurundan biri yargı değilmiş gibi, "Egemenlik Anayasa Mahkemesi'nin değildir" diye söylendiler. Yüksek yargı bir kenara, ilk derece mahkemelerine, hakimlerine, savcılarına varıncaya kadar, eleştirdiler de eleştirdiler. Belki de, hiçbir iktidarın yapmadığı kadar yargıya saldırdılar.Sonuçta da, "inci" gibi "leke kabul etmeyen" yargıya güven azaldı. Anketlerde 4 kişiden 3'ü "yargıya güvenmiyorum" dedi.Ülkede itibarlı kurum kalmadı.Bu nedenle hem ülkenin, hem de yargının en büyük sorunu bugünkü iktidardır.Millet olarak seçimlerde AKP'ye "evet" dedikçe, bu iktidar "Millet bize güvenoyu verdi" deyip hatalarından vazgeçmeyecektir.Bu yüzden 7 Haziran'da biz hatalarımızdan vazgeçelim, BTP'ye oy verelim. Bu iktidar bir daha hata yapma fırsatı bulmasın...
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Gökhan Avcı / diğer yazıları
- Hem suçlu hem güçlü / 05.04.2015
- İktidardaki muhalefet / 03.04.2015
- 'Demokratik krallık' / 11.03.2015
- Nereden nereye / 07.03.2015
- Eğrisi mi, doğrusu mu? / 02.03.2015
- Hata fırsatı vermeyelim / 21.02.2015
- Batı'dan ithal mal / 20.02.2015
- Hayaller ve gerçekler / 11.02.2015
- O gömlek pek eğreti durdu / 10.02.2015
- İçimizden görünenlerle değil, içimizden olanlarla bir olalım / 06.02.2015
- İktidardaki muhalefet / 03.04.2015
- 'Demokratik krallık' / 11.03.2015
- Nereden nereye / 07.03.2015
- Eğrisi mi, doğrusu mu? / 02.03.2015
- Hata fırsatı vermeyelim / 21.02.2015
- Batı'dan ithal mal / 20.02.2015
- Hayaller ve gerçekler / 11.02.2015
- O gömlek pek eğreti durdu / 10.02.2015
- İçimizden görünenlerle değil, içimizden olanlarla bir olalım / 06.02.2015