logo
23 OCAK 2026

Güzel Türkçemiz

02.02.2022 00:00:00

Neden güzel dilimizi hedef alırlar Allah aşkına? Ne isterler bir ulusun özbeöz dilinden? Bir genel müdür çıkmış, dilimiz Arapça olsun diyor ve bu kişi, ödüllendiriliyor. Neden Arapça olsun ki? Arap dili ne Araplar için, ne de bizler için kutsaldır. Kutsal olan yüce dinimizdir.

Demek ki dilimiz, duygularımızı düşüncelerimizi yazı ile konuşarak anlatmaya yetiyor. Bu nedenle başka dillere gereksinim duymuyoruz. Bu oluşum utanılacak değil övünülecek durumdur.

Yüz sene, iki yüz sene önce yazılan eserleri, yeni nesil anlamıyormuş diye bazıları bunu dert ediniyorlar. Elbette ki yeni nesil, anlamayacak eski metinlerden. Çünkü sözcükler, canlı varlıklar gibidirler. Toplumca benimsenir, uzun süre kullanılır, ömrünü tamamlar ve yerini yeni bir sözcüğe bırakır. Uygurlardan, Göktürklerden getirdiğimiz Türkçemiz, değişime uğramadı mı? Hangimiz; Uygurcayı, Göktürkçeyi biliyoruz? Ama iki ulus dilinden de yararlanmıyor muyuz? Demek ki bugünkü konuştuğumuz ve yazdığımız Türkçemizin temelini, Orta Asya Türkçesi oluşturuyor. 

Bugünlerde Cumhuriyetle birlikte elde edilen kazanımları yok etmek için gerçekten çok büyük gayret var. Şaşırıyorum doğrusu bu tür insanlara. Şuna katılıyorum, geçmişte Öz Türkçe hedeflenerek aşırıya kaçılmıştı, ama tutmadı. Şimdi de insanımızı, çağın gerisine çekmek için çaba gösteriliyor ki bu çaba da boşuna.  

"Osmanlıca" denilen dile, neden gereksinim duyuluyor? Böyle bir dil var mı ki peşinden gözyaşı dökelim? Anadolu halkı, Osmanlı dilini bilir miydi? Yunus Emre, Karacaoğlan, Emrah, Pir Sultan Abdal, Köroğlu, Kaygusuz Abdal gibi tekke ve halk ozanlarının kullandığı dilden anlıyoruz ki Anadolu halkı, kendi dilini "Türkçeyi" konuşuyor ve sanat dili olarak da kullanıyordu.

"Bu nasıl dildir ki Arap'a söylesem anlamaz, Acem'e söylesem anlamaz, Türk'e söylesem anlamaz" İşte böyle bir dildi Osmanlıca. Yabancı dil öğeleriyle bezenmişti. Bu yüzden belirli sınıfın dili olmuştu. Böyle bir dille toplumu okur-yazar etmek olanaksızdı. Hâlbuki TC; ulusçuluk, halkçılık esasına göre kurulmuştu. Osmanlıca ile pekişen kimliksizlik, Türkçe ile yerini çağdaşlığa, ulus bilincine bırakmıştı.

1930'larda Türkçeye karşı olanlar, "Arap dilini Arap'a, Acem dilini Acem'e verirsek geride kötü bir Buhara hırkasından başka bir şey kalmaz" diyorlardı. Mustafa Kemal, bu yaklaşımın üzerine bir fıkra anlatır: "Zengin köy ağası kentin hamamına gider; yıkanır, kurulanır. Giyinmek için bohçasını açar, bohçada silahından başka hiçbir şey yok. Hepsi çalınmış. Başlamış hamamcılardan hesap sormaya. Hamamcılar Ağa'nın şantaj yaptığını ileri sürerler. Ağa, kızar, silahını kuşanır ve çırılçıplak ayağa kalkar, 'Peki, bu hamama bu kılıkta mı geldim' diye sorar." Evet, Türklerin tarih sahnesine dilsiz çıkmadığını özetleyen bu fıkrayı okuyucularımla paylaşmak istedim. Öyle ya yüzyıllara damgasını vuran bir ulusun dilinin zayıf olması, olanaklı değildir.

Dilde bağımsızlığını kazanamayan uluslar, başka ulusların kültüründen kurtulamazlar. Siyasal bağımsızlık, dilin bağımsızlığı ile sağlanır. Bir ülkede, ulusal bilinç, ulusal dille hayatta kalabilir. Bilimsel ve sanatsal gelişmelere ayak uydurabilmek için yaratıcı olmak zorunludur.

Çağın teknolojisi hiçbir dili, öz biçimde bırakmaz. Bilimsel gelişmeler, beraberinde yeni terimler, yeni sözcükleri dile katar. Dille düşünce karşılıklı etkilenmesi, dili zenginleştirir.

Dikkat ediyorsanız 12 Eylül darbesi ile ulusal bağımsızlığın simgesi olan dilimizle, dinimizle, geleneklerimizle oynandı. Çünkü kapitalist sistemin gereği budur. 24 Ocak Kararları ile Karma Ekonomiden, Liberal Ekonomiye geçişle ulusal bilincimizi yok etmek gerekiyordu ki bunun en kolay yolu TDK ve TTK gibi kuruluşları amaçlarından uzaklaştırmak oldu. Kenan Evren'le, Turgut Özal ve bugünkü iktidarla devam eden kapitalist yapı, kendi yasalarını uygulamanın peşindedirler. Doğal olarak da olmayan bir dili, yeniden canlandırmakla ulusal bilinci yok etmek istemektedirler.

Her dil, kendi ulusu için yüce bir değerdir. Her ulus, kendi kültürünü evrenselleştirmek için dilini pazarlar. Ama ulusal bilince ulaşmış uluslar, başka dillerin boyunduruğuna girmemek için kendi dilini zenginleştirirler. Biz de kendi dilimizi geliştirme yolunu benimsemek zorundayız. 

Ne dersiniz?

Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Ekrem Yazar / diğer yazıları
Rusya, ABD ve Ukrayna heyetleri, bugün bir araya gelecek
Açıklama Kremlin'den geldi
AB Konseyi Başkanı Antonio Costa:
'AB, ABD'ye karşı çıkarlarını korumaya hazır'
Suriye, Rakka'daki SDG'lileri Kobani'ye sevk ediyor
Çekilme süreci 800 SDG'li unsuru kapsıyor
Antalya Kumluca'da sağanak yağış, felakete dönüştü
Mahsur kalanlar botlarla kurtarıldı
Barış adı altında çöktüler... Gazze artık Filistinlilerin değil
ABD'den 'Yeni Gazze' planı... Filistinlilerin mülkiyet hakkı yok
Milleti 'şükürsüzlükle' itham etmişti, kumar masasında görüntülendi
MHP Aydın İl Başkanı Haluk Alıcık istifa ettiğini duyurdu
Atatürk’ün hazırlattığı hutbeler
Namaz ve hikmeti
Cesaret edebiler mi?
Avrupa, iki kozla ABD'yi can evinden vurabilir
Trump, Avrupa'dan destek bulamadı
Gazze Barış Kurulu'na Avrupa ilgi göstermedi
2026 hiç de kolay geçmeyecek
İhracatta şampiyonlar ligi desteğe bağlı
Kadıköy’de gayret çok sonuç yok
Fenerbahçe, Aston Villa'ya 1-0 mağlup oldu
Minguzzi cinayetinde karar
İstinaf 24'er yılı onadı
Merkez Bankası kararını açıkladı
Yılın ilk faiz kararı belli oldu
Dünyanın gözü Davos'ta
Barış Kurulu için imzalar atıldı
Irak yargısının DEAŞ'lı kararı
Haklarında adli işlem başlatılacak
Rusya, ABD ve Ukrayna heyetleri, bugün bir araya gelecek
Açıklama Kremlin'den geldi
AB Konseyi Başkanı Antonio Costa:
'AB, ABD'ye karşı çıkarlarını korumaya hazır'
Suriye, Rakka'daki SDG'lileri Kobani'ye sevk ediyor
Çekilme süreci 800 SDG'li unsuru kapsıyor
Antalya Kumluca'da sağanak yağış, felakete dönüştü
Mahsur kalanlar botlarla kurtarıldı
Barış adı altında çöktüler... Gazze artık Filistinlilerin değil
ABD'den 'Yeni Gazze' planı... Filistinlilerin mülkiyet hakkı yok
Milleti 'şükürsüzlükle' itham etmişti, kumar masasında görüntülendi
MHP Aydın İl Başkanı Haluk Alıcık istifa ettiğini duyurdu
Atatürk’ün hazırlattığı hutbeler
Namaz ve hikmeti
Cesaret edebiler mi?
Avrupa, iki kozla ABD'yi can evinden vurabilir
Trump, Avrupa'dan destek bulamadı
Gazze Barış Kurulu'na Avrupa ilgi göstermedi
2026 hiç de kolay geçmeyecek
İhracatta şampiyonlar ligi desteğe bağlı
Kadıköy’de gayret çok sonuç yok
Fenerbahçe, Aston Villa'ya 1-0 mağlup oldu
Minguzzi cinayetinde karar
İstinaf 24'er yılı onadı
Merkez Bankası kararını açıkladı
Yılın ilk faiz kararı belli oldu
Dünyanın gözü Davos'ta
Barış Kurulu için imzalar atıldı
Irak yargısının DEAŞ'lı kararı
Haklarında adli işlem başlatılacak
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.