AB'deki Ermeni ve Yunan
lobicilikleri
5. AB Ermenilere daha da açık kart vermektedir. AB'nin Osmanlı'ya ve Türklere ve İslam'a karşı olan politikaları daha keskin ve daha acımasız olduğundan en ufak bir kıvılcımı istismar etmektedirler. Mesela; Fransa'daki Ermeni Soykırımı heykelleri her yıl çoğalmaktadır.
6. İşte şimdi yine 24 Nisan geldi çattı. Yine istismarlar yine yalan ve iftiralar devam etmektedir. Şu anda yine Ermeni lobisi ABD'de Mr.Bush'un peşindeler.
Mr. Bush 24 Nisan tarihini rutin şekilde Ermenilerin günü olarak kongrede kutlamaktadır. Ama Ermenilerin istediği husus; bu kutlamayı Ermenilerin soykırımı olarak dünyaya ilan edilmesi husudur. Kısacası Ermenilerin Türkler tarafından soykırım-katliam günü olarak dünyaya ilan edilmesini istemektedirler. Bu hususta temsilciler meclisinde yaklaşık olarak 120 kadar temsilcilikleri devamlı istekte bulunmaktadırlar.
Öte yandan kendilerinin Ermenilerin yaptıkları insanlık dışı katliamlardan hiç söz edilmemektedir. Yüzlerce yıl boyunca Osmanlı'da yan yana ve kardeşçe yaşayan Türk ve Ermeni topluluklarının durumundan bahsetmemektedirler. Osmanlı'daki Ermenilerin bakanlıklara kadar yükselmelerinden ve Osmanlı idaresindeki aktif rollerinden de bahsedilmemektedirler!
Ne oldu ki Türk ve
Ermenilerin arası bozuldu
Osmanlı'nın zayıflamasıyla İngiliz, Fransız ve Rus kışkırtmaları etkisi altında kalan beyni yıkanmış gençler, Rus, İngiliz ve Fransız casuslarının etkisiyle düşmanla işbirliğine girmişlerdir. Böylece Ruslarla birleşerek, masum Türk kasaba ve köylerini basmaya ve ellerine geçeni kırmaya, talan etmeye ve yakıp yıkmaya başlamışlardı.
Şu andaki iddialarında, İslam topluluklarını camilere kapatıp yaktıklarından, düşmana yataklık, işbirliği ve onunla beraber Türk katliamlarına iştiraklerinden hiç bahsetmemektedirler.
Bu yıllarda Anadolu'nun doğu ve güneydoğu kesiminden yüzbinlerce Türk ve Müslüman canlarından olmuştur. Tam olarak sayılarının bilinmemesine rağmen yaklaşık olarak 500.000'in üzerinde, öz be öz Türk evladı bu katliamlarda hayatlarını kaybetmişlerdir. Bunun yanında yine onbinlerce kişi evsiz ve barksız kalmıştır. Üstelik bunları yapanlar yüzyıllarca beraber komşuluk yaptıkları insanlardı.
O tarihte, Ermeniler işgal güçleri olan Ruslarla, işbirliği yaparak milletimizi camilere kapatarak ateşe verdiklerini, köylerimizde hiç bir canlı bırakmayarak yerle bir ettiklerini tabi ki yazmamaktadırlar.
24 Nisan 1915 günü yüzbinlerce Türke kan kusturarak düşmanla beraber işbirliği yapıp Osmanlı'yı arkadan vurduktan sonra, Osmanlı da Ermenilere karşı tedbir almaya gitmiştir. O zamana kadar Ermeniler Osmanlı'nın has ve güvenilir 'teba'sı sayılmaktaydı. Ama sonsuz güven duyulan bu 'teba'nın yaptıkları akla hayale sığmamaktaydı. Onun için tedbir olarak aşağıdaki kararlar alınmak zorundaydı:
1- Ermeni komiteleri kapanacaktır.
2- Ermeni vatandaşlarımızdan düşmanla işbirliği yapanlar tutuklanacaklardır.
3- Doğu ve Güneydoğu'daki stratejik bölgelerde yaşayan Ermenilerin düşmanla işbirliği yapmaması için başka bölgelere nakilleri tercih ile yapılacaktır.
lobicilikleri
5. AB Ermenilere daha da açık kart vermektedir. AB'nin Osmanlı'ya ve Türklere ve İslam'a karşı olan politikaları daha keskin ve daha acımasız olduğundan en ufak bir kıvılcımı istismar etmektedirler. Mesela; Fransa'daki Ermeni Soykırımı heykelleri her yıl çoğalmaktadır.
6. İşte şimdi yine 24 Nisan geldi çattı. Yine istismarlar yine yalan ve iftiralar devam etmektedir. Şu anda yine Ermeni lobisi ABD'de Mr.Bush'un peşindeler.
Mr. Bush 24 Nisan tarihini rutin şekilde Ermenilerin günü olarak kongrede kutlamaktadır. Ama Ermenilerin istediği husus; bu kutlamayı Ermenilerin soykırımı olarak dünyaya ilan edilmesi husudur. Kısacası Ermenilerin Türkler tarafından soykırım-katliam günü olarak dünyaya ilan edilmesini istemektedirler. Bu hususta temsilciler meclisinde yaklaşık olarak 120 kadar temsilcilikleri devamlı istekte bulunmaktadırlar.
Öte yandan kendilerinin Ermenilerin yaptıkları insanlık dışı katliamlardan hiç söz edilmemektedir. Yüzlerce yıl boyunca Osmanlı'da yan yana ve kardeşçe yaşayan Türk ve Ermeni topluluklarının durumundan bahsetmemektedirler. Osmanlı'daki Ermenilerin bakanlıklara kadar yükselmelerinden ve Osmanlı idaresindeki aktif rollerinden de bahsedilmemektedirler!
Ne oldu ki Türk ve
Ermenilerin arası bozuldu
Osmanlı'nın zayıflamasıyla İngiliz, Fransız ve Rus kışkırtmaları etkisi altında kalan beyni yıkanmış gençler, Rus, İngiliz ve Fransız casuslarının etkisiyle düşmanla işbirliğine girmişlerdir. Böylece Ruslarla birleşerek, masum Türk kasaba ve köylerini basmaya ve ellerine geçeni kırmaya, talan etmeye ve yakıp yıkmaya başlamışlardı.
Şu andaki iddialarında, İslam topluluklarını camilere kapatıp yaktıklarından, düşmana yataklık, işbirliği ve onunla beraber Türk katliamlarına iştiraklerinden hiç bahsetmemektedirler.
Bu yıllarda Anadolu'nun doğu ve güneydoğu kesiminden yüzbinlerce Türk ve Müslüman canlarından olmuştur. Tam olarak sayılarının bilinmemesine rağmen yaklaşık olarak 500.000'in üzerinde, öz be öz Türk evladı bu katliamlarda hayatlarını kaybetmişlerdir. Bunun yanında yine onbinlerce kişi evsiz ve barksız kalmıştır. Üstelik bunları yapanlar yüzyıllarca beraber komşuluk yaptıkları insanlardı.
O tarihte, Ermeniler işgal güçleri olan Ruslarla, işbirliği yaparak milletimizi camilere kapatarak ateşe verdiklerini, köylerimizde hiç bir canlı bırakmayarak yerle bir ettiklerini tabi ki yazmamaktadırlar.
24 Nisan 1915 günü yüzbinlerce Türke kan kusturarak düşmanla beraber işbirliği yapıp Osmanlı'yı arkadan vurduktan sonra, Osmanlı da Ermenilere karşı tedbir almaya gitmiştir. O zamana kadar Ermeniler Osmanlı'nın has ve güvenilir 'teba'sı sayılmaktaydı. Ama sonsuz güven duyulan bu 'teba'nın yaptıkları akla hayale sığmamaktaydı. Onun için tedbir olarak aşağıdaki kararlar alınmak zorundaydı:
1- Ermeni komiteleri kapanacaktır.
2- Ermeni vatandaşlarımızdan düşmanla işbirliği yapanlar tutuklanacaklardır.
3- Doğu ve Güneydoğu'daki stratejik bölgelerde yaşayan Ermenilerin düşmanla işbirliği yapmaması için başka bölgelere nakilleri tercih ile yapılacaktır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Prof. Dr. Cahit Babuna / diğer yazıları
- Batı kültüründe toplumsal çöküş -2- / 22.10.2006
- Batı kültüründe toplumsal çöküş / 21.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler -2- / 20.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler -2- / 19.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler / 18.10.2006
- Oruç tutmak, aç kalmak değildir / 15.10.2006
- Ramazan-ı Şerif temizlenme ayı / 14.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -4- / 09.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -4- / 08.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -3- / 07.10.2006
- Batı kültüründe toplumsal çöküş / 21.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler -2- / 20.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler -2- / 19.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler / 18.10.2006
- Oruç tutmak, aç kalmak değildir / 15.10.2006
- Ramazan-ı Şerif temizlenme ayı / 14.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -4- / 09.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -4- / 08.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -3- / 07.10.2006