Dinin hükümlerini, emir ve yasaklarını ortaya koyan ve nasıl yaşanacağını belirleyen Cenab-ı Hakk'ın bizzat kendisidir. Emir ve yasakların uygulanışını son Peygambere kadar nebi ve resuller aracılığı ile gerçekleştirmiştir.Peygamberler "O, nefis arzusu ile konuşmaz. (Size okuduğu) Kur'an ancak kendisine bildirilen bir vahiydir" (Necm,3-4) ayetleri gereği sadece Allah'ın istediğini konuşabilir veya söyleyebilir. Bir başka ifade ile peygamberler; cüz'i iradelerini külli iradeye teslim eden kişilerdir. Dolayısıyla peygamberlerin konuştuğu aynı zamanda vahiydir. O halde peygamberlerin söz ve fiilleri Kur'an'a ters düşemez. Böyle bir durum ortaya çıkarsa anlamalıyız ki o söz ve davranış birileri tarafından uydurulmuştur, Peygamber'in (s.a.a) Kendisine ait değildir. "? Biz, bir peygamber göndermedikçe azap edici değiliz" (İsra,15) ayeti gereği her dönem Cenab-ı Hak insanları ayıktıracak, onlara doğru yolu gösterecek, yanlış yapmalarını engelleyecek ve her an onlara Allah'ın muradını hatırlatacak peygamberler ve elçiler göndermiştir. Allah'ın göndermiş olduğu Salih (a.s.), Hud (a.s.), Nuh (a.s.), Lud (a.s.) gibi peygamberlerden risaletlerini tebliğ karşılığında bir ücret istememelerini ve şöyle demelerini istemiştir; "Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak âlemlerin Rabbi olan Allah'a aittir." (Şuara, 109). Bu peygamberlerden böyle söylemelerini isteyen Cenab-ı Hak, bizim Peygamberimize gelince de şöyle demesini istemiştir: "? De ki: Ben, buna karşılık sizden, yakın akrabamı/Ehl-i Beyt'imi sevmeniz dışında bir ücret istemiyorum..." (Şura, 23). Demek ki Allah bir peygamberden başka bir şey, diğer bir peygamberden başka bir şey isteyebilir. Allah'ın işine hiç kimse karışamaz. Çünkü Allah: "? O, hükmüne hiçbir kimseyi ortak etmez" ayetiyle bu gerçeği ifade etmektedir.Diğer taraftan Allah (c.c.) Peygamber'e (s.a.a.) Veda Haccı'ndan dönerken "Ğadir-i Hum" denen yere geldiğinde kendisine gönderdiği: "Ey Peygamber! Rabbinden Sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan, O'nun verdiği peygamberlik görevini yerine getirmemiş olursun?" (Maide, 67) ayeti indikten sonra yepyeni bir dönem başladı.Bu dönem "nübüvvet" yolunun bittiğini ve "velayet" yolunun başladığını, bir başka ifade ile Allah'ın emir ve yasaklarının "vahiy" ile tamamlandığını gösterir. Bundan böyle tamamlanan din Allah'ın sevdiği ve seçtiği insanlara; "ilham" yoluyla emir ve yasakların zaman içinde nasıl yaşanacağını, onların nezdinde insanlara öğretir ve yaşatır.Son gelen "? Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm'ı seçtim?" (Maide, 3) ayetiyle de Hz. Peygamber'in (s.a.a.) nebilik görevinin bittiğini ve Hz. Ali'nin de "velayet, imamet ve hilafet" görevinin başladığını, kıyamete kadar devam edeceğini ve bu hakkın da onun soyunun hakkı olduğunu bizlere ifade ediyor. Allah'ın (c.c.) rızası ve muradı "velayet, imamet ve hilafet" makamının İmam Ali'ye (a.s) ait olduğunu ve kıyamete kadar da soyunun hakkı olduğunu kabul etmektir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Hasan Aydın / diğer yazıları
- Gazi Mustafa Kemal farkı / 10.10.2023
- Sadece namaz Cennet’e götürür mü? / 06.10.2023
- Ücreti alınanın ecri olur mu? / 30.09.2023
- ‘Ne mutlu Türk’üm diyene’ ırkçılık mı? / 28.09.2023
- Peygamberimiz kavmini Allah'a şikâyet etti mi? / 22.09.2023
- Cami yaptırmak israf olur mu? / 18.09.2023
- Şikâyet yerine şükretmek / 15.09.2023
- Çoğunluk hak değildir / 11.09.2023
- İslâm'ın ilk emri oku! / 07.09.2023
- Cahillerden olma! / 04.09.2023
- Sadece namaz Cennet’e götürür mü? / 06.10.2023
- Ücreti alınanın ecri olur mu? / 30.09.2023
- ‘Ne mutlu Türk’üm diyene’ ırkçılık mı? / 28.09.2023
- Peygamberimiz kavmini Allah'a şikâyet etti mi? / 22.09.2023
- Cami yaptırmak israf olur mu? / 18.09.2023
- Şikâyet yerine şükretmek / 15.09.2023
- Çoğunluk hak değildir / 11.09.2023
- İslâm'ın ilk emri oku! / 07.09.2023
- Cahillerden olma! / 04.09.2023