Türkiye bir CIA organizasyonu olan Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ)'nün gerçek yüzünü geç de olsa gördü. (Oysa Prof. Dr. Haydar Baş bu ihanet şebekesini taa 1998 yılından itibaren deşifre edip Türk halkını ve yetkilileri uyarmıştı. Kulaklarını ve gönüllerini hak sese tıkayanlar Türkiye'ye ağır bedeller ödetti.)
15 Temmuz'daki hain kalkışmanın yıl dönümüne az bir zaman kaldı. Hain örgütün tüm alanlara ahtapot gibi yayılan zehirli kollarıyla mücadele sürüyor ya da sürdürülüyormuş gibi yapılıyor!
Zira geride bıraktığımız Ramazan ayı bize gösterdi ki FETÖ'nün zehirli fikirleri halen iktidarda.
Örnek mi? Alın size dinlerarası diyalog!
* * *
FETÖ'nün Vatikan'dan Türkiye'ye taşıdığı ve asıl amacı Müslümanlar arasında Hıristiyanlığı yaymak olan diyalog fitnesi ne yazık ki iftar sofralarında kendine yine yer buldu.
Türkiye'nin birçok yerinde belediyeler başta olmak üzere birçok devlet organının içinde yer aldığı papaz, haham ve müftünün yan yana oturtulduğu diyalog (fitne) sofraları kuruldu. Bu sofraların yüce dinimiz İslam'ı batıl dinlerle aynı kefeye koymaktan ve İbrahimî dinler adı altında Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (sav) 'i devre dışı bırakmaktan başka bir amacının olmadığını 1998 yılından bu yana yüzlerce kez gördük.
* * *
Gelinen noktada FETÖ ile mücadele edildiği iddia edilen bir dönemde halen FETÖ projesine devlet düzeyinde sahip çıkılması düşündürücü.
Alın size bir örnek!
Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker, İstanbul Valisi Vasip Şahin ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş 23 Haziran günü İstanbul'da azınlık temsilcileriyle iftarda(!) buluştu.
(İftar İslam'a ait bir kavramdır. Müslüman olmayan ve oruç tutmayan Yahudi ve Hıristiyanlarla yenilen yemeğe sırf akşam ezanına denk geliyor diye asla ve asla iftar denilemez.)
* * *
Hoşgörü, diyalog gibi kulağa hoş gelen kelimelerin şemsiyesi altında yapılan iftarda konuşan Başbakan Yardımcısı Kaynak; "Ben, azınlık vasfı nitelendirmesini asla kabullenemiyorum. Türkiye'de azınlık yoktur. Azınlık tabirini Lozan hukukundan kaynaklanan sebeplerden dolayı kullanmak zorunda kalıyoruz." dedi.
Başbakan Yardımcısının Türkiye'nin kuruluş senedi Lozan'ı yerle bir eden bu sözleri gündemde yer bulmadı. Oysa bu sözler Lozan'da ortaya konan Müslüman olmayanlar azınlıktır tavrının ortadan kalması demek. Bu sözler tersten okuduğunuzda Müslüman olanlar Türkiye Cumhuriyeti Devletinin asli unsurudur ilkesinin de ortadan kaldırılması anlamına gelir ki bu da milli bütünlüğe zarar verir.
Aynı yemekte konuşan AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker de "Semavi dinlerin esas itibariyle mahiyeti aynıdır, değerleri ortaktır." diyerek İslam itikadı açısından bir cinayete imza attı. Sayın Eker'e hatırlatmak isterim ki, Allah katında tek hak din olan İslam'ın tahrif edilmiş Yahudilik ve Hıristiyanlıkla hiç bir ortak noktası yoktur, olamaz! Zira bu ilahi hakikatlere aykırıdır.
* * *
Evet... Bir sözde iftar ve hem milli hem de dini bütünlüğe vurulan iki darbe. Hem de en üst perdeden. Bu toplantı Ramazan'daki diyalog iftarlarından sadece biri. Ortada ne yazık ki onlarca örnek var. Bu durum bize gösteriyor ki FETÖ'nün zehirli fikirleri halen (bilerek veya bilmeyerek ) iktidarda.
Bir süre önce İslam'da dinlerarası diyalog olamayacağını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ve Diyanet İşleri Başkanı'na sesleniyorum; lütfen FETÖ'nün bu diyalog saçmalığına artık bir son verin. Tabi eğer FETÖ ile mücadelede samimi iseniz!
* * *
Bu arada şunu da ifade edelim. Bizim amacımız kimsenin inancıyla uğraşmak değil ama diyalog adı altında yüce dinimiz İslam'ın yozlaştırılmasına, Peygamber efendimiz Hz. Muhammed'in devre dışı bırakılmasına, Müslümanlara operasyon çekilmesine de asla rıza gösteremeyiz!
Yoksa bu konuda bize düşen, "Sizin dininiz size, benim dinim bana." (Kafirun Suresi) demektir. Bir de şunu demek düşer elbette, "Muhakkak ki Allah'ın indinde dîn İslâm'dır. Kendilerine kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki hased sebebiyle ihtilâfa düştüler. Ve kim Allah'ın âyetlerini örterse (inkâr ederse), o takdirde, muhakkak ki Allah, hesabı çabuk görendir. (Al-i İmran 19)"
Saygılar...
15 Temmuz'daki hain kalkışmanın yıl dönümüne az bir zaman kaldı. Hain örgütün tüm alanlara ahtapot gibi yayılan zehirli kollarıyla mücadele sürüyor ya da sürdürülüyormuş gibi yapılıyor!
Zira geride bıraktığımız Ramazan ayı bize gösterdi ki FETÖ'nün zehirli fikirleri halen iktidarda.
Örnek mi? Alın size dinlerarası diyalog!
* * *
FETÖ'nün Vatikan'dan Türkiye'ye taşıdığı ve asıl amacı Müslümanlar arasında Hıristiyanlığı yaymak olan diyalog fitnesi ne yazık ki iftar sofralarında kendine yine yer buldu.
Türkiye'nin birçok yerinde belediyeler başta olmak üzere birçok devlet organının içinde yer aldığı papaz, haham ve müftünün yan yana oturtulduğu diyalog (fitne) sofraları kuruldu. Bu sofraların yüce dinimiz İslam'ı batıl dinlerle aynı kefeye koymaktan ve İbrahimî dinler adı altında Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (sav) 'i devre dışı bırakmaktan başka bir amacının olmadığını 1998 yılından bu yana yüzlerce kez gördük.
* * *
Gelinen noktada FETÖ ile mücadele edildiği iddia edilen bir dönemde halen FETÖ projesine devlet düzeyinde sahip çıkılması düşündürücü.
Alın size bir örnek!
Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker, İstanbul Valisi Vasip Şahin ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş 23 Haziran günü İstanbul'da azınlık temsilcileriyle iftarda(!) buluştu.
(İftar İslam'a ait bir kavramdır. Müslüman olmayan ve oruç tutmayan Yahudi ve Hıristiyanlarla yenilen yemeğe sırf akşam ezanına denk geliyor diye asla ve asla iftar denilemez.)
* * *
Hoşgörü, diyalog gibi kulağa hoş gelen kelimelerin şemsiyesi altında yapılan iftarda konuşan Başbakan Yardımcısı Kaynak; "Ben, azınlık vasfı nitelendirmesini asla kabullenemiyorum. Türkiye'de azınlık yoktur. Azınlık tabirini Lozan hukukundan kaynaklanan sebeplerden dolayı kullanmak zorunda kalıyoruz." dedi.
Başbakan Yardımcısının Türkiye'nin kuruluş senedi Lozan'ı yerle bir eden bu sözleri gündemde yer bulmadı. Oysa bu sözler Lozan'da ortaya konan Müslüman olmayanlar azınlıktır tavrının ortadan kalması demek. Bu sözler tersten okuduğunuzda Müslüman olanlar Türkiye Cumhuriyeti Devletinin asli unsurudur ilkesinin de ortadan kaldırılması anlamına gelir ki bu da milli bütünlüğe zarar verir.
Aynı yemekte konuşan AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker de "Semavi dinlerin esas itibariyle mahiyeti aynıdır, değerleri ortaktır." diyerek İslam itikadı açısından bir cinayete imza attı. Sayın Eker'e hatırlatmak isterim ki, Allah katında tek hak din olan İslam'ın tahrif edilmiş Yahudilik ve Hıristiyanlıkla hiç bir ortak noktası yoktur, olamaz! Zira bu ilahi hakikatlere aykırıdır.
* * *
Evet... Bir sözde iftar ve hem milli hem de dini bütünlüğe vurulan iki darbe. Hem de en üst perdeden. Bu toplantı Ramazan'daki diyalog iftarlarından sadece biri. Ortada ne yazık ki onlarca örnek var. Bu durum bize gösteriyor ki FETÖ'nün zehirli fikirleri halen (bilerek veya bilmeyerek ) iktidarda.
Bir süre önce İslam'da dinlerarası diyalog olamayacağını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ve Diyanet İşleri Başkanı'na sesleniyorum; lütfen FETÖ'nün bu diyalog saçmalığına artık bir son verin. Tabi eğer FETÖ ile mücadelede samimi iseniz!
* * *
Bu arada şunu da ifade edelim. Bizim amacımız kimsenin inancıyla uğraşmak değil ama diyalog adı altında yüce dinimiz İslam'ın yozlaştırılmasına, Peygamber efendimiz Hz. Muhammed'in devre dışı bırakılmasına, Müslümanlara operasyon çekilmesine de asla rıza gösteremeyiz!
Yoksa bu konuda bize düşen, "Sizin dininiz size, benim dinim bana." (Kafirun Suresi) demektir. Bir de şunu demek düşer elbette, "Muhakkak ki Allah'ın indinde dîn İslâm'dır. Kendilerine kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki hased sebebiyle ihtilâfa düştüler. Ve kim Allah'ın âyetlerini örterse (inkâr ederse), o takdirde, muhakkak ki Allah, hesabı çabuk görendir. (Al-i İmran 19)"
Saygılar...
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Bayram Çoşgun / diğer yazıları
- Teröriste kravat taktırınca! / 01.03.2025
- Sosyal medyada İslam’a alçak saldırılar / 22.02.2025
- Artık bu işin suyu çıktı! / 13.02.2025
- CHP, Erdoğan ne isterse veriyor! / 05.02.2025
- Futbol üzerine / 30.01.2025
- SMA hastası çocuklar ve aileleri / 24.01.2025
- Haklı çıkmaya devam ediyor / 16.01.2025
- Ne günlere kaldık! / 06.01.2025
- BOP ve Türkiye / 01.01.2025
- Suriye’de mezhep çatışması çıkarmak istiyorlar / 28.12.2024
- Sosyal medyada İslam’a alçak saldırılar / 22.02.2025
- Artık bu işin suyu çıktı! / 13.02.2025
- CHP, Erdoğan ne isterse veriyor! / 05.02.2025
- Futbol üzerine / 30.01.2025
- SMA hastası çocuklar ve aileleri / 24.01.2025
- Haklı çıkmaya devam ediyor / 16.01.2025
- Ne günlere kaldık! / 06.01.2025
- BOP ve Türkiye / 01.01.2025
- Suriye’de mezhep çatışması çıkarmak istiyorlar / 28.12.2024