- Eskimez Türkiye'nin lideri başbuğ Atatürk: "Hep kabul ettiğimiz esaslardan birisi ve belki birincisi olan hudut meselesi tayin ve tespit edilirken millî sınırımız İskenderun'un Güneyinden geçer, Doğuya doğru uzanarak Musul'u, Süleymaniye'yi, Kerkük'ü içine alır. İşte millî sınırımız budur dedik!" (1 Mayıs 1336 (1920) tarihinde Mecliste yaptığı bir konuşmasından. Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, I, Ankara, 1961, s. 74) demişti.Yeni Türkiye kurucuları ise Musul, Süleymaniye ve Kerkük'ün Barzani'ye terk edilmesi karşısında sessiz kalmak bir yana Türkmeneli vatanında korsan bir Barzani devletinin kurulmasına her türlü yardımı yapmışlardır ve yapmaktadırlar.- Eskimez Türkiye'nin lideri: "Ben her şeyden önce bir Türk milliyetçisiyim. Böyle doğdum. Böyle öleceğim" diye milletine mensubiyet şuurunu en üst düzeyde tutarak özgürlük, bağımsızlık, şahsiyet ve kimlik beyanında bulunma asaletini gösteriyordu. Yeni Türkiye'nin kurucuları ise, ekmeğini yiyip suyunu içtikleri, paralarını, emeklerini, oylarını, dualarını, iyi niyetlerini aldıkları gönlü yüce Türk milletini "Türk diye bir ırk yoktur" diye inkâr ediyorlar, bu asil milletin millî şahsiyetini ayaklarının altına aldıklarını söyleyerek âdeta sadistçe zevkleniyorlar.- Eskimez Türkiye'nin lideri: "Türk birliğinin, bir gün hakikat olacağına inancım vardır. Ben görmesem bile, gözlerimi dünyaya onun rüyaları içinde kapayacağım. Türk birliğine inanıyorum, onu görüyorum" diyordu. Yeni Türkiye kurucuları ise Türk milletinin toptan kurtuluşunun, saadetinin, refahının kutlu anahtarı olan Türk Birliği gibi kutlu bir ufku gündemlerine bile almamışlar, onun yerine, Türkiye Türklüğünü batıracak bir bataklık olan karşılıksız bir aşkla sevdikleri Avrupa Birliği sevdasına düşmüşler.- Eskimez Türkiye'nin istiklalci Türk beyleri, eşkıya PKK'nın dedelerinin "bu topraklar bizim" diye isyan ettikleri yerlerde, "evet altı sizin" diye masa başında değil, savaş meydanında görüşüyor ve ait oldukları yere; toprağın altına gönderiyorlardı. Yeni Türkiye kurucuları ise PKK eşkıyasına her türlü tavizi vererek, Oslo'da görüşerek, istedikleri her türlü kanunu çıkararak, PKK ile müzakere yapıp bir terör örgütünü meşrulaştırıp âdeta onu bir devlet gibi muhatap alarak, taviz üstüne taviz vererek demokrasicilik oynayıp Türk milletinin aklıyla alay ediyorlar.- Eskimez Türkiye'nin her karış vatan toprağında millî Türk devletinin egemenliği tartışılmazdı. Fedakâr Türk öğretmenleri, Türk çocuklarını bilgilendirip bilinçlendirmek için en sınırdaki köylere kadar gider, okullarında güvenle ders yaparlardı. Şahsiyetimizin, milliyetimizin, hürriyetimizin, istiklalimizin çok zarif bir sembolü olan Türk bayrağımız, her yerde korkusuzca, özgürce, nazlı nazlı dalgalanır, vatanın hür semalarında kelebek hassasiyetinde süzülürdü. Yeni Türkiye kurucularının çözüm süreci adı altındaki çözülüş sürecinde Türk okulları yakılıyor, Türk bayrağı askerî garnizonlardan bile indirilmek isteniyor, orada burada yakılıyor. Tertemiz atmosferimizi İstiklal Marşımızın şenlendirmesine son verilmiş, yerine eşkıyanın "Ey Düşman!" diyerek doğrudan Türk milletine kinini kusan böğürtüleri kirletmeye başlamış.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Prof. Dr. Nurullah Çetin / diğer yazıları
- Dayatılan kapitalist stil / 26.12.2015
- "Karıştır barıştır"a karşı "birleştir savuştur" / 30.11.2015
- Öğretmenler Günü'nü kutlamak / 26.11.2015
- İşin sırrı dengede / 20.11.2015
- IŞİD terörist peki Fransa nedir? / 18.11.2015
- Anaları ağlamasın diye Fransa'ya çözüm süreci desteği / 17.11.2015
- Bir 10 Kasım yazısı / 12.11.2015
- Ölmek ve köle olmak dışında üçüncü bir seçenek / 11.11.2015
- Türk sosyalistlerini marabalıktan kurtulmaya davet / 09.11.2015
- Yandakların istilası / 05.11.2015
- "Karıştır barıştır"a karşı "birleştir savuştur" / 30.11.2015
- Öğretmenler Günü'nü kutlamak / 26.11.2015
- İşin sırrı dengede / 20.11.2015
- IŞİD terörist peki Fransa nedir? / 18.11.2015
- Anaları ağlamasın diye Fransa'ya çözüm süreci desteği / 17.11.2015
- Bir 10 Kasım yazısı / 12.11.2015
- Ölmek ve köle olmak dışında üçüncü bir seçenek / 11.11.2015
- Türk sosyalistlerini marabalıktan kurtulmaya davet / 09.11.2015
- Yandakların istilası / 05.11.2015