Yaklaşık 10 gündür devam eden ve halkın, diktaya başkaldırış, olarak adlandırdığı gösteri ve eylemler aslında Erdoğan için büyük bir şanstı. Bu olaylar başladığında Meltem Medya gurubu ve gazetemiz halkın sesine tercüman olmaya gayret etmişti. Başta Prof. Dr. Haydar Baş olmak üzere gazetemizin değerli yazarları, Erdoğan’ın halkın sesine kulak vermesinin gerekliliğini defalarca vurguladı. Ama Erdoğan bildik üslubuyla halkın sesine kulak tıkamış hatta aşağılayıcı tanımlamalara gitmişti. Baktı olmuyor, bu seferde hedef saptırma yöntemine gitmiş, bu olayların arakasında birilerini aramaya kalkmıştı. Ama yine tutturamadı. Bu seferde cami yaparız, diye güven tazelemek istedi, o da tutmadı. Sonuç; “Halkın sesine kulak vermektense, ben bir Afrika turuna çıkayım. Bülentçiğim sen durum idare et”, şeklinde oldu.Tabi gazetemizin ve değerli hocamızın “istifa et” çağrısının hikmetini, birileri hükümete düşmanlık vs. şeklinde algıladı. Hatta hakarete varan mailler aldık. Oysa bu çağrının altında çok büyük bir nimet vardı. Erdoğan o nimeti de kaçırdı. Yani Erdoğan eline geçen şansı kullanamadı. Hangi şans, diye sorarsanız; Özgürlük şansını, boyunduruktan kurtulma şansını, malum odaklara, “ben halkımın desteğiyle buradayım”, deme şansını…“… Gelinen nokta inanıyoruz, Türk milletinin feraseti ve sağduyusu ile istenmeyen sonuçlar doğurmayacaktır.Acı olan Başbakan’ın yaptığı siyasi yanlışlarla kendi ipini çekmesidir.Başbakan, demokratik hakkını kullanan protestoculara “isteklerinize mutlaka cevap vereceğim” dese idi veya taleplerini dikkate alarak, ilk gün istifa etmiş olsa idi siyasi kariyerini kurtarmış olurdu.Bundan sonra kendisini delikten süpürmeye çoktan karar vermiş Amerika ve Pensilvanya ile demokrasi yoluyla mücadele edebilirdi.Oysa Başbakan’ın şu an ki tavrı, demokrasi ile savaştır. Ve mutlaka kaybedecektir. Keşke Hüseyin bin Ali’nin kaderini yaşayacağını söylediğimizde bize kulak vermiş olsa idi…Malum, İngilizler, Hüseyin bin Ali’yi destekledikleri gibi, Abdülaziz’e de krallık sözü vermişlerdi. Osmanlı’nın çöküşünden sonra ise Hüseyin bin Ali’yi arkadan vurdular. Abdülaziz’in rolüne soyunan Pensilvanya destekli AKP’nin diğer cenahı, bu süreçte gayet sakin, Cumhurbaşkanı’nın ağzından sağduyu mesajları vermektedir… Gelinen noktada Sayın Başbakan hakikatte kiminle uğraştığını bilmesine rağmen, rakibinden çekindiği için olayların merkezini CHP olarak göstermektedir. Ancak bu savaş çoktan açığa çıkmıştır. Ve burada kaybeden başbakan’dır.” (Prof Dr. Haydar Baş’ın 5 Haziran 2012 tarihli yazısından) Kolay bir denkleme yanıt arayalım…Pensilvanya diyor ki; Erdoğan güç zehirlenmesi yaşıyor…Beyaz Saray diyor ki; Kaygılıyız…Çankaya diyor ki; Mesaj alınmıştır…Sonuç? (…)Üç milyar ağaçBaşbakan’ın iki ağacı kesmek konusunda haklılığını ispat etmek için kullandığı “Biz üç milyar ağaç diktik” söylemi gerçekten ilginçti. Ama matematik ilmi başbakana hayır, dikemezdin, diyor.Neden? 11 yılda kaç gün olduğunu hesaplayın. Sonra 3 milyarı, çıkan rakama bölün. Ne çıktı? 747 bin. Evet, Erdoğan günde 747 bin ağaç diktirmiş olması lazım ki, 11 yılda, 3 milyara ulaşsın. Günde 747 bin ağaç diktiren bir iktidarın yönettiği ülkede işsizlik olamayacağı gibi işçi ithal etmek durumunda kalır. Ama ülkemizde (resmi) 3 milyon civarı işsiz var. Öyleyse bu ağaçları kim dikti? Bir ağaç yarım metre kare yere dikilmiş olduğunu var sayarsak 3 milyar ağacın kapladığı alan 1,5 milyar metre karelik bir alandır. Oysa çevre örgütleri Türkiye’nin hızla çölleştiğini iddia ediyor. Bir yanlış olmasın…Sonra fidanın biri 5 TL olsa, 3 milyar fidan 15 milyar TL olur. Yani 15 katrilyon. Bu rakamın finansmanı IMF değil. Çünkü borcu kapattınız. Dünya bankası olmasın…
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025
- Biz ne yaşıyoruz böyle? / 24.03.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025
- Biz ne yaşıyoruz böyle? / 24.03.2025