Ali İmran Suresi 28. ayet; "Müminler, müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesin. Onu her kim yaparsa Allah'tan ilişiği kesilmiş olur. Ancak onlardan bir korunma yapmanız başkadır. Bununla beraber Allah sizi, kendisinden korunmanız hususunda uyarır. Nihayet gidiş Allah'adır."
Tefsir kitaplarında bu ayetin gönderiliş sebebi olarak 4 başlıktan bahsedilir. Ana tema ise tek; Müslümanların, kafirleri sevemeyeceği, güvenemeyeceği, asla dost edinemeyeceği hakikati.
Peki, neden?
Rahmetli Atatürk'ün bizzat Elmalılı Hamdi Efendiye yazdırdığı tefsirden bu sorunun cevabına kısaca baktım. Özetle şöyle deniliyor: "Müslümanlardan bazıları, Mekke'deki kafirlere sevgi besliyorlardı. Allah bunu yasakladı. Münafıkların başı Abdullah b. Übey ve adamları, Yahudilerle ve müşriklerle dostluk kuruyorlar ve onlara, Müslüman taraftan bilgi aktarıyor, havadis veriyorlardı. Resulullah aleyhine zafer arzu ediyorlardı. Müminler bundan menedildiler. Sahabeden Ubade b. Samit'in birçok Yahudi dostu vardı. Hendek Savaşı'nda Hz. Peygamber'e gelerek, 'Ey Allah'ın Resulü, benim yanımda beş yüz Yahudi vardır. Benimle beraber harbe çıkmalarını istiyorum' demişti. Ayet bunu yasakladı. Ayeti hatırlayalım: 'Müminler, müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesin. Onu her kim yaparsa Allah'tan ilişiği kesilmiş olur. Ancak onlardan bir korunma yapmanız başkadır. Bununla beraber Allah sizi, kendisinden korunmanız hususunda uyarır. Nihayet gidiş Allah'adır.'
Elmalılı Hamdi Yazır diyor ki; "Müminler, müminleri bırakıp da kâfirleri, kendilerine dost edinmesinler. Müminler, iman hasletine, küfür hasletini karıştıracak, müminlere şimdiki zamanda veya gelecekte zararı dokunacak, İslâm'a zarar verecek ve ters düşecek bir surette kâfirlerle dostluk ilişkilerine girmesin. Sevgisini, muhabbetini ve buğzunu hep Allah için yapsın… Ancak onlar tarafından gelmesi beklenen ve sakınılması gereken her hangi bir zarardan korunmak için yaptığınız dostluk müstesnadır. Öyle durumlarda iş başka... Yoksa müminler, hiç kimseye karşı iyi davranmaktan, adalet ve ihsandan menedilmiş değillerdir. Hukuka riayet, ahitte sebat, ciddiyet, merhamet ve yardımseverlik aslında imanın gereği olan güzel huylardır. Güzel huy ise müminin şiarıdır. Fakat müminler, her şeyden önce din ve imanlarında samimi olmak zorundalar. Allah'tan başkasına nefsini teslim etmeyecek olan müminin, kendisini herhangi bir sebepten dolayı kâfirlerin dostluğuna kaptırması, imanına ve ciddiyetine aykırı olur.
Bir kâfir, bir mümine dünyaları bağışlasa bile onun ne imanına, ne de din kardeşlerine en ufak bir zarar getirecek şeyi kabul ettirememelidir. Bir mümin de bunu bile bile yapmaz. Fakat iyi niyetle gaflet edebilir, hüsnü zan ederek aldanabilir. Karşısındakine göre bilgisi, tecrübesi ve dünya işlerindeki haberi daha eksik olabilir. Farkında olmaksızın fena yollara sürüklenebilir, fena işlere bulaştırılabilir.
Bunlar ise müminlerin yavaş yavaş kafirlere benzemelerine ve ilâhî nusretin de üzerlerinden eksilmesine sebep olabilir. 'Her kim böyle yaparsa Allah'tan ilişiği kesilmiş olur.' Bundan dolayı kesinlikle müminler, kâfirlerle içli dışlı olmaktan ve yakın dostluktan sakınmalıdırlar."
Günümüze gelelim
Şimdi günümüze bakalım! İman ehli olduğunu iddia ettiği halde kim, Yahudi ve Hıristiyanlarla artı Müslümanlara karşı 'stratejik ortaklık' kurabilir?
Yine Müslümanlara karşı (Ortadoğu'da) ortak hedeflerde buluşabilir? Vatikan'la her konuda görüş birliğine varabilir?
Sen, Ey Müslüman Kardeşim! Hangi güç, baskı, zorlama sana kilisede mum yaktırıp, dua ettirebilir? Sana, kim besmele ile kilise açtırabilir?
Hangi Müslüman, hahamlardan arabuluculuk ve dua ister?
Bak! Elmalılı Hamdi Hoca ne demişti! "Bir kâfir, bir mümine dünyaları bağışlasa bile onun ne imanına, ne de din kardeşlerine en ufak bir zarar getirecek şeyi kabul ettirememelidir."
Bak! BOP çerçevesinde 6 milyona yakın Müslüman katlettiler, devletleri parçaladılar ama hala her istediklerini kabul ettirebiliyorlar. Hem de azıcık bir dünya menfaati karşılığında.
Bak! 6 ayda 45 binden fazla Müslümanı katlettiler, 100 bine yakın Müslümanı yaraladılar, 2 milyondan fazla Müslümanı vatansız bıraktılar.
Bırak ambargoyu, devam eden ticarete sözde bazı kısıtlamalar yapılmış.
Bak İran'a! Meğer kağıttan kaplan imiş.
Yüce Allah (c.c) bizzat İsrail eliyle İslam dünyasındaki maskeleri düşürdü.
Biz, Allah'a (c.c) sığınalım. Allah'tan ilişiğimizi kesmeyelim. Allah ile ilişiğini kesenlerden ilişiğimizi keselim. Dönüş Allaha'dır.
- Sayın Erdoğan’ın nefretten doğan AB aşkı -1- / 05.04.2025
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025