"Tam bağımsızlık denildiği zaman, elbette siyasî, malî, ekonomik, adlî, askerî, kültürel ve benzeri her konuda tam bağımsızlık ve tam serbestlik demektir. Bu saydıklarımın herhangi birinde bağımsızlıktan mahrumiyet, millet ve memleketin gerçek anlamıyla bütün bağımsızlığından mahrumiyeti demektir. Biz, bunu temin etmeden barış ve huzura erişeceğimiz inancında değiliz." (1921 (Nutuk II, s. 623-624))Mustafa Kemal ve silah arkadaşları ile Türk Milleti'nin canını feda ettiği "tam bağımsızlık" böyle tanımlandı. Toplumun ne tarafında durursanız durun bu ülkenin kurucuları bağımsızlığı bu şartlar altında emanet ettiler. Ya şimdi?Siyasi açıdan bakalım. Obama, Ruhban Okulu'ndan, Ermenistan Sınırı'ndan, sözde soykırımdan bahsetti. Taleplerini söyledi. Meclis üyeleri ayakta alkışladılar. Mali ve ekonomik açıdan bakalım. Bundan birkaç ay önce işsizlik % 30 olacaktır dedik. Şimdi dünya rekorları kırıyoruz. Dün bu sistem çöker dedik. Çöktü gidiyor. Merak ettiğim şu ki; bu gün bir dostumuz bize gelse. Dese ki; seni rüyamda gördüm, başına saksı düşüyordu. Aman kendine dikkat et. Sonra o gün başımıza saksı düşse. Eminim pek çoğumuz gidip o adama şunu deriz; ne olur bundan sonra her gördüğün rüyada beni ara. İyi ama bizim söylediklerimiz de rüyada görülmüyor ki. Ayan beyan ortada çökmüş bir sistemin doğal sonuçlarını yaşıyoruz. Dikkat edin, yaşıyoruz. Yani daha kötü olacak her şey. Hani psikolojik diyen zihniyet nerede şimdi?Siyasal sistemlerde birileri gelir birileri gider. Ama bu vatan hepimizindir. Emanettir, geçmişten bize kalan. Emanete böyle sahip çıkmak olur mu? Birileri sahip çıkmayacak diye durmak olur mu? Birileri "bana ne bu sistemin çökmesinden, ben kendi cebime bakarım" derken, çözümü ortaya koyanlara biz de varız dememek olur mu?Bu ve buna benzer meselelerde iki yol vardır: Ya ekol olacaksınız, yahut doğru bir ekolün destekçisi olacaksınız. Ortada doğru bir ekol var şimdi. Milli Ekonomi Modeli bu ekolün adı. Doğru ekolün adı. Şimdilerde her yerde sözden öteye geçmeyen kirli ağızlar diyor ki; "ötekileştirme bitti. ABD ile birleşme dönemi, diyolog dönemi başladı." Şimdiye kadar ötekileştiren Amerika, Obama ile birleşmeyi sağlayacakmış. Dayatılan Sevr ile bal gibi sömürüleştirme ekonomiden siyasete, kültürden bölünmezliğe kadar kendi meclisimizde konuşulmuş. Bu sözler ayakta alkışlanmış. Hala birileri diyolog halindeyiz diyor. Tekrar Mustafa Kemal'in sözlerine geliyorum. Siyasi, mali, ekonomik noktaları bir kez daha kontrol edersek gördüğümüz karanlık bir Türkiye. Ama Milli Ekonomi Modeli'nin mimarı Prof. Dr. Haydar Baş Beyefendi'nin ortaya koyduğu değerlere bakınca gerçek aydınlık bir Türkiye. Durumun kendisi karanlık ama ümitlerimiz aydınlıktır. Tam bağımsızlığımızı ayakta tutan da tutacak olan da bu aydınlıktır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Cüneyt Sezer / diğer yazıları
- Durun demek zor mu efendiler? / 29.07.2009
- Fark var, yola devam martavalı / 23.07.2009
- Demek ki neymiş? / 22.07.2009
- Bilen var bilmeyen var / 16.07.2009
- Gana ile Türkiye arasındaki / 14.07.2009
- TÜSİAD, abisinin emrine uydu / 20.06.2009
- Hisarcıklıoğlu'ndan sanatsal yaklaşımlar / 18.06.2009
- Hırsıza ikram adet olmuş / 16.06.2009
- Başbakan'ın dilinden anlayan var mı? / 13.06.2009
- Magazin ekonomisi / 06.06.2009
- Fark var, yola devam martavalı / 23.07.2009
- Demek ki neymiş? / 22.07.2009
- Bilen var bilmeyen var / 16.07.2009
- Gana ile Türkiye arasındaki / 14.07.2009
- TÜSİAD, abisinin emrine uydu / 20.06.2009
- Hisarcıklıoğlu'ndan sanatsal yaklaşımlar / 18.06.2009
- Hırsıza ikram adet olmuş / 16.06.2009
- Başbakan'ın dilinden anlayan var mı? / 13.06.2009
- Magazin ekonomisi / 06.06.2009


























































































