Hani bir söz vardır; Koyun can derdinde, kasap et derdinde, diye. İşte tam bu anlamda günler yaşıyoruz. Tek farkla ki, nasıl bir tehlikenin yanı başımızda olduğunun farkında değiliz. Yani koyun yerine koyulduğumuzun farkında bile değiliz.
Milletimizin itikadı tehlikede; çünkü kardeşlerine karşı haçlı ile işbirliği içerisine girdi, giriyor. Topraklarını haçlı güçlerine açtı. İslam coğrafyasına topraklarından silah doğrultuldu.
Milletimizin canı tehlikede; çünkü olası bir Suriye müdahalesinde Suriye, İran ve Rusya’nın açık hedefi olacağız. Haliyle birileri bu savaşta ölecek. Kim için? Ne için?
Milletimizin malı tehlikede; çünkü gerek özelleştirme ve gerekse tapu, kadastro alanlarında çıkarılan kanunlarla hem yer altı, hem yerüstü zenginliklerimiz yerli, yabancı kapitalistlere satılmış vaziyette.
Milletimizin vatanı tehlikede; gerek komşu İslam ülkeleri ile batı adına ters düşmemiz ve gerekse terör örgütü olan PKK ve onun siyasi uzantılarını muhatap almamız, açılım adına yapılan icraatlar, verilen tavizler, Barzani gibi terörist başlarını devlet protokolü ile ağırlamamız vs. gibi icraatlar haliyle bu toprakların güvenliğini de tehlikeye attı.
Hülasa ülkemiz ciddi tehlikeler karşısında. Ciddi yokluklara gebe. Savaştan savaşa, cepheden cepheye koşmuş bu millet asla kimliğini kaybetmedi. Türk eşittir Müslüman olarak algılandı yüz yıllarca. Şimdi ise etle kemiği birbirinden ayırt ediyorlar. Bu ayrılık maddi, manevi yokluk getirir. Maddi olarak vatanı tehlikeye giren toplumların aynı zamanda o vatanda muhafaza ettikleri canları, malları, namusları da tehlikeye girer ki, namus insan hayatındaki en önemli değerlerdendir. Hayatının anlamını, varlığının gayesini kaybeden toplumlar haliyle bu değerini de kaybeder, zaafa uğratır. Bu noktada her alanda taklitçi bir toplum haline dönüşmemiz birçok değerimizi kaybetmemizden ve sekteye uğratılmamızdandır.
Ha, bu arada Ülkeyi yönetenler ne yapıyor? Kısaca koltuk derdindeler. Uzunca ise; resmi bayramlar bilmem nerelerde kutlanacakmış. Eğitim kesintili şu kadar yıl olacakmış. Bankalar şöyle yapacakmış. Eczaneler bilmem nasıl uygulamalara girecekmiş. Üniversiteler şöyle, böyle olacakmış. Açlık sınırı, geçim derdi, işsizlik vs. geç. Bak Ergenokonu çökerttiler ya! Ya Deniz Fenerinde atılan iftiralar nasıl temizlendi ama! Balyoz’u zaten indirdik! MHP korkuyor, sesini çıkaramıyor. Sesini çıkarırsa yeni kasetler çıkabilir. CHP hem kendiyle, hem Erdoğan’la uğraşamıyor. Gücü yetmiyor çünkü. Şike, mike geç bu ülkede. Güç kiminse haklı odur. Zaten demokrasi güçlünün egemenliği değil mi?
İki yazı yazdım şu cami meselesi için. Olmamış bir olay yüzünden Erdoğan, CHP’yi şamar oğlanına çevirdi, mahkûm etti. Ama bakıyorum CHP kaderine razı gözüküyor.
Ey CHP! Çık sahaya ve Erdoğan’ın taktiğiyle bu oyunu oyna. Bak, bir iki kopya vereyim.
“Elhamdülillah şeriatçıyız.(21.11.1994 Milliyet) Kim diyordu; R.T.Erdoğan. Şimdi ne diyor; Şeriat devleti Türkiye şartlarına uygun değil. İki Erdoğan’dan biri yalan söylüyor. Koy iki Erdoğan’ı da vatandaşın önüne.
Aynı Erdoğan; “Yılbaşına karşıyım.” (19.12.1994 Sabah) diyordu. Şimdi nerede kutladığını en azından fotoğrafla.
“Ata’ya saygı duruşunda sap gibi ayakta durmaya gerek yok.” (12.5.1994 Hürriyet) Anıtkabir fotoğraflarını al ve er kişinin söylediği söz istikametinde tavır sergileyen kişi olduğunu hatırlat.
“Mayo reklamı şehvet sömürüsüdür.” (6.3.1996 Hürriyet) “Milli piyango zulümdür.” (29.9.1994 Hürriyet) “Taksim’deki caminin temelini inşallah atacağız.” (1.7.1994) Bu ve benzeri birçok, özellikle insanların manevi duygularını kabartan söylemleri söylediniz. 10 yıldır iktidarsınız. Artı 94’ten beri İstanbul sizin anlayışınızla yönetiliyor. Bırak dediklerinizi yapmayı artık zina suç değil. Domuz eti kasaplık hayvan. Cemil İpekçi en büyük hayranlarınızdan. Neden? Nasıl? Niçin? Anlat millete bunları, ey CHP. Niye anlatmıyorsun? Yoksa ağa babanız (ABD) rol paylaşımında ebedi muhalefet rolünü size mi verdi?
Milletimizin itikadı tehlikede; çünkü kardeşlerine karşı haçlı ile işbirliği içerisine girdi, giriyor. Topraklarını haçlı güçlerine açtı. İslam coğrafyasına topraklarından silah doğrultuldu.
Milletimizin canı tehlikede; çünkü olası bir Suriye müdahalesinde Suriye, İran ve Rusya’nın açık hedefi olacağız. Haliyle birileri bu savaşta ölecek. Kim için? Ne için?
Milletimizin malı tehlikede; çünkü gerek özelleştirme ve gerekse tapu, kadastro alanlarında çıkarılan kanunlarla hem yer altı, hem yerüstü zenginliklerimiz yerli, yabancı kapitalistlere satılmış vaziyette.
Milletimizin vatanı tehlikede; gerek komşu İslam ülkeleri ile batı adına ters düşmemiz ve gerekse terör örgütü olan PKK ve onun siyasi uzantılarını muhatap almamız, açılım adına yapılan icraatlar, verilen tavizler, Barzani gibi terörist başlarını devlet protokolü ile ağırlamamız vs. gibi icraatlar haliyle bu toprakların güvenliğini de tehlikeye attı.
Hülasa ülkemiz ciddi tehlikeler karşısında. Ciddi yokluklara gebe. Savaştan savaşa, cepheden cepheye koşmuş bu millet asla kimliğini kaybetmedi. Türk eşittir Müslüman olarak algılandı yüz yıllarca. Şimdi ise etle kemiği birbirinden ayırt ediyorlar. Bu ayrılık maddi, manevi yokluk getirir. Maddi olarak vatanı tehlikeye giren toplumların aynı zamanda o vatanda muhafaza ettikleri canları, malları, namusları da tehlikeye girer ki, namus insan hayatındaki en önemli değerlerdendir. Hayatının anlamını, varlığının gayesini kaybeden toplumlar haliyle bu değerini de kaybeder, zaafa uğratır. Bu noktada her alanda taklitçi bir toplum haline dönüşmemiz birçok değerimizi kaybetmemizden ve sekteye uğratılmamızdandır.
Ha, bu arada Ülkeyi yönetenler ne yapıyor? Kısaca koltuk derdindeler. Uzunca ise; resmi bayramlar bilmem nerelerde kutlanacakmış. Eğitim kesintili şu kadar yıl olacakmış. Bankalar şöyle yapacakmış. Eczaneler bilmem nasıl uygulamalara girecekmiş. Üniversiteler şöyle, böyle olacakmış. Açlık sınırı, geçim derdi, işsizlik vs. geç. Bak Ergenokonu çökerttiler ya! Ya Deniz Fenerinde atılan iftiralar nasıl temizlendi ama! Balyoz’u zaten indirdik! MHP korkuyor, sesini çıkaramıyor. Sesini çıkarırsa yeni kasetler çıkabilir. CHP hem kendiyle, hem Erdoğan’la uğraşamıyor. Gücü yetmiyor çünkü. Şike, mike geç bu ülkede. Güç kiminse haklı odur. Zaten demokrasi güçlünün egemenliği değil mi?
İki yazı yazdım şu cami meselesi için. Olmamış bir olay yüzünden Erdoğan, CHP’yi şamar oğlanına çevirdi, mahkûm etti. Ama bakıyorum CHP kaderine razı gözüküyor.
Ey CHP! Çık sahaya ve Erdoğan’ın taktiğiyle bu oyunu oyna. Bak, bir iki kopya vereyim.
“Elhamdülillah şeriatçıyız.(21.11.1994 Milliyet) Kim diyordu; R.T.Erdoğan. Şimdi ne diyor; Şeriat devleti Türkiye şartlarına uygun değil. İki Erdoğan’dan biri yalan söylüyor. Koy iki Erdoğan’ı da vatandaşın önüne.
Aynı Erdoğan; “Yılbaşına karşıyım.” (19.12.1994 Sabah) diyordu. Şimdi nerede kutladığını en azından fotoğrafla.
“Ata’ya saygı duruşunda sap gibi ayakta durmaya gerek yok.” (12.5.1994 Hürriyet) Anıtkabir fotoğraflarını al ve er kişinin söylediği söz istikametinde tavır sergileyen kişi olduğunu hatırlat.
“Mayo reklamı şehvet sömürüsüdür.” (6.3.1996 Hürriyet) “Milli piyango zulümdür.” (29.9.1994 Hürriyet) “Taksim’deki caminin temelini inşallah atacağız.” (1.7.1994) Bu ve benzeri birçok, özellikle insanların manevi duygularını kabartan söylemleri söylediniz. 10 yıldır iktidarsınız. Artı 94’ten beri İstanbul sizin anlayışınızla yönetiliyor. Bırak dediklerinizi yapmayı artık zina suç değil. Domuz eti kasaplık hayvan. Cemil İpekçi en büyük hayranlarınızdan. Neden? Nasıl? Niçin? Anlat millete bunları, ey CHP. Niye anlatmıyorsun? Yoksa ağa babanız (ABD) rol paylaşımında ebedi muhalefet rolünü size mi verdi?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Sayın Erdoğan’ın nefretten doğan AB aşkı -2- / 06.04.2025
- Sayın Erdoğan’ın nefretten doğan AB aşkı -1- / 05.04.2025
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Sayın Erdoğan’ın nefretten doğan AB aşkı -1- / 05.04.2025
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025