Devletler dış politikasını, milletinin tarihine ve yaşadığı coğrafyaya uygun olarak düzenlerler. Bu, dış politikada değişmeyen temel ilkedir. Buna riayet etmemek, devletleri felâkete götüren en önemli nedendir. Tarihi geri döndürerek yeniden yaşamak ve coğrafyayı değiştirmek mümkün olmadığı için, devletlerin dış politikasında da genelde büyük oynamalar olmaz. Daha açık deyişle, dış politika, nehrin akışı gibi doğal bir seyir izler.Hesapsız kitapsız bir şekilde dış politikayı değiştirmeye kalkmak, ancak ve ancak tecrübesiz devlet adamlarının yelteneceği bir iştir. Maalesef AKP iktidarı böyle davranarak, hem ülkemizi, hem de coğrafyamızı kaosa sürüklemiştir. Milli menfaatlerimizi büyük oranda zarara uğratmıştır. İzlenen yanlış dış politikanın acı faturası önümüze konulmasına rağmen, AKP iktidarı yine geri adım atmamakta direniyor.CNN televizyonunda ABD'li televizyoncu Christiane Amanpour'un sorularını cevaplayan Başbakan Ahmet Davutoğlu, "ABD'nin Esad yönetimini hedef alması durumunda Türkiye'nin Suriye'de bir kara harekâtına katılacağını" söyledi. Halkı Müslüman olan komşu bir ülkenin yönetimini değiştirmek için Haçlılarla birlikte savaşa katılmak hangi itikadın ve hangi aklın eseridir, anlamak mümkün değil. Aynı mülâkatta Başbakan Ahmet Davutoğlu diyor ki: "Biz ılımlı muhalefete destek verdiğimizi gizlemedik." Ilımlı muhalefet dedikleri, herhalde silâha sarılıp Müslüman kanının dökülmesine neden olan Özgür Suriye Ordusu'dur. Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor: "Kim bir cana kıymamış ya da yeryüzünde bozgunculuk yapmamış olan bir canı öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de onu yaşatırsa, bütün insanları yaşatmış gibi olur." (Maide Suresi:32). Peygamberimiz (sav) Efendimiz de, "Müslüman Müslümanın kardeşidir, ona zulmetmez, ona hıyanet etmez, ona yalan söylemez, onu düşmana teslim etmez, onu yardımsız bırakmaz" buyuruyor. AKP iktidarı, bu emirler çerçevesinde, yaptıklarını ve ABD'ye teklifini bir değerlendirsin bakalım, kendini hangi safta görülecektir. Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Suriye'ye birlikte kara harekâtı teklifine, ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Jean Psaki, bakınız ne cevap veriyor: " Bizim pozisyonumuz değişmedi. IŞİD'e odaklanmış durumdayız. Suriyeli muhalifleri desteklemeyi kesinlikle sürdürüyoruz." IŞİD'e odaklandıklarını söyleyen ABD'li yetkililer, IŞİD ile ilgili en az üç yıllık bir mücadele öngörüyorlar. Anlaşılan odur ki, ABD, IŞİD bahanesiyle Ortadoğu'yu Afganistan gibi teröre boğmak ve işgal altında tutarak, kaynaklarını sömürmeyi amaçlıyor. Bu açık gerçeği görmemek için, insanın kör olması gerekir. AKP iktidarı, Ermenistan ve Yunanistan gibi komşularımıza gayet barışsever ve hatta fedakâr davranırken, ne hikmetse Müslüman komşularımıza şahin kesiliyor. Suriye ile savaşmak için adeta çırpınıyor. Haçlılar, Suriye'ye acıdığından değil, arkasında ki Rusya desteğinden korkarak, savaşa cesaret edemiyor. Muhaliflere destek vermekle yetiniyor, daha ileri gidemiyor. AKP iktidarı, bu davranışından dolayı, kendince Haçlıları eleştiriyor, BM'nin ne işe yaradığını sorguluyor. Yazıklar olsun!Hâlbuki devletler, mümkün mertebe savaştan kaçınırlar. Her zaman sorunları savaşsız diplomatik yolla çözmek için sonuna kadar gayret sarf ederler. Bilirler ki, zorunluluk olmadan savaşa girmek cinayettir, bazı durumlarda ise bir intihardır. Suriye politikası, baştan beri yanlıştı, Haçlıların bir tuzağı idi. Artık bunu görelim ve bu tuzaktan kurtulalım. Yeni bir macera peşinde koşan AKP iktidarını, bir kere daha düşünmeye ve dış politikanın temel ilkesine dönmeye, yani aklıselime davet ediyoruz.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
M. Hilmi Yıldırım / diğer yazıları
- İnsan hakları ve ihlâlleri / 01.02.2019
- Sömürü ve şahsiyetli insan / 21.01.2019
- Ekonomik kararlar ve insan davranışları / 09.01.2019
- Medeniyetlerin etkileşimi / 20.12.2018
- Ekonomide bitmeyen tartışma / 12.12.2018
- İletişim çağında iletişimsizlik / 22.11.2018
- Öngörülerdeki isabetsizlikler / 09.11.2018
- Küresel ekonomi ve ülke ekonomileri / 22.10.2018
- Adaletsiz ekonomi / 11.10.2018
- Ekonomide milli strateji / 18.09.2018
- Sömürü ve şahsiyetli insan / 21.01.2019
- Ekonomik kararlar ve insan davranışları / 09.01.2019
- Medeniyetlerin etkileşimi / 20.12.2018
- Ekonomide bitmeyen tartışma / 12.12.2018
- İletişim çağında iletişimsizlik / 22.11.2018
- Öngörülerdeki isabetsizlikler / 09.11.2018
- Küresel ekonomi ve ülke ekonomileri / 22.10.2018
- Adaletsiz ekonomi / 11.10.2018
- Ekonomide milli strateji / 18.09.2018































































































