AKP iktidarında iyice meydana çıkan sosyal dengesizlikler fertler arasında ve kurumlar arasındaki ayrışmayı gittikçe daha derin hale getirmektedir. Bu derin ayrılıklar, toplumun büyük bir kesimi tarafından anlamsız bir şekilde seyredilmekte, açılan ve açılacak yaraların onarılmaz hâle gelişinin farkında bile olmayanlar çoğunluktadır. Ayrışma öyle bir hâl aldı ki sadece kurumlar değil, fertler arasında bile yaygın hâle gelmiştir. Hukuk sistemi kendi içinde çekişmede, sivil asker, devlet millet çekişmekte, her yer adeta yangın yerini andırmaktadır. Bizim hukukun işleme sistemine, eğrisine doğrusuna, müdahale hakkımız da değil haddimiz de; ancak yaşanan her olayın toplumsal yönü vardır. Bize düşen de toplumsal yönleri irdelemek, milli ve dini bütünlüğümüze zarar verebilecek davranışlar hakkında görebildiğimiz hatırlatmaları yapmaktır.Olayın içinden bakmak, dışından bakmak?Ferdi bakmak, toplumsal bakmak?Bunlar her biri farklıdır. Ama hiçbir bakış birbirinden ayrı düşünülemez. Hele millet olmuş toplumlarda en ince ayrıntı bile dikkate alınmak zorundadır. Açılan yaraların tedavisi bazen mümkün olmayabilir ve millet olma vasıfları kaybedilebilir. Toplumları sürü olmaktan kurtaran millet olma vasıfları, öyle kolay kolay kazanılan şeyler değildir. Son zamanlarda toplumda oluşan bozulmalar hemen her konuya sirayet etti?Dinden siyasete, ekonomiden ticarete, ağzı olan herkes konuşmakta, birde ölçü olmayınca kantarın topu iyice kaçmaktadır. Bu sözler bir siyasinin, bir milletvekilinin, yada yetkili birinin ağzından çıkınca iş daha da vahim bir hâl almaktadır. İşte onun için; yetki makamında olanların her işi, her sözü belli bir ölçü içerisinde olmalıdır. "Ben dedim oldu, ben yaptım oldu", mantığı devlet geleneğinde asla kabul edilemeyecek işlerdir. Eğer toplumsal bilince erişenler bu toplumda egemen olmazsa, birileri çıkar; "bu güne kadar biz fişlendik, şimdi sıra bizde" der? Birileri çıkar kendisi gibi düşünemeyenleri; "Kanı bozuklukla" suçlar?Birileri çıkar eleştirenleri kovar, hakaret eder?Velhasıl kantarın topu kaçtıkça kaçar, toplumun ayarı da aynı oranda bozulur?Sorumluluk bilincine erişip, herkes bulunduğu konumun gereğini yerine getirir ise ayrışma ve kamplaşma süreci sona erer. Yoksa da dağılır gideriz Allah muhafaza!İşte size gerçek sosyal barışı sağlayacak bir ölçü?Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın Kahramanmaraş'taki Ekoanaliz programında "devlet erkini" (Bir işi yapabilme gücü, kudret, iktidar.) tarifinden bir bölüm;"Siyasetin amacı ve siyasetçinin görevi idare ettiği bütün halkı oluşturan vatandaşların dini, felsefi inancı, mezhepsel görüşü, etnik kimliği ne olursa olsun onların din , can , mal , namus gibi doğuştan gelen bütün hak ve özgürlüklerini teminat altına almaktır. Binaleyh hangi inanca sahip olursa olsun idareciye düşen vazife idaresi altında bulunan insanları her manada en mükemmel bir yaşam kalitesine kavuşturmaktır."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Şevval ayında yapılacak ibadetler / 03.04.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025
- Tövbe edenleri Allah sever / 20.03.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025
- Tövbe edenleri Allah sever / 20.03.2025