İyi yönetimler, ülkeleri iyi yönetenler, yönettikleri ülkenin gerçek dertleri ile dertlenen yöneticiler, kendi dönemlerindeki dertleri bitirmeye ve yarınlara herhangi bir dert bırakmamaya gayret ederler.
Ülkenin yarınlarını, ülkenin gelecek nesillerini borca batırmak, dolayısıyla demet demet dert bırakmak ne demek?
Doğan her çocuğa kara mizah yaparcasına; "müjde! Şu kadar borçla karşılıyoruz seni" demek koca koca adamlara, koca koca amcalara ve teyzelere yakışıyor mu?
Adına Z kuşağı denilen yeni nesil, bazen lisanları ile bazen de lisan-ı halleri ile 'boynumuza bu borçları kim taktı, başımıza bu dertleri kimler açtı?" diyerek haklı olarak hesap soruyorlar.
Dünya alem çalışıp kazanırken, kafalarını çalıştırıp istikbale yatırımlar yaparken sizler hangi hakla yaşadığınız zaman dilimini münbit bir 'dert tarlası' haline getirdiniz ve gelecek zamanlarda boy verecek dert tohumları ektiniz ve sürekli yeni nesillerin haklarını yediniz?
"Çoklu maaş sistemi kaldırılsın" teklifine hayır oyu verenler, mevcut yağma ve talan uygulamalarının devamına oy verenler, Z kuşağının muhtemel sorularına cevap verebilecekler mi?
Borçları bohça bohça ve dertleri demet demet olan bir ülkeye yeni nesilleri buyur ederken, yarın; 'bu borçlar neyin nesi, bu dertler kimden kaldı?' cinsinden sorulara cevabınız var mı, mantıklı açıklamalar hazırlıyor musunuz?
Babasının servetini har vurup harman savuran, barda, pavyonda ve kumarda yiyip bitiren hayırsız evladın, günün birinde haciz dosyalarını ve icra memurlarını babasının kapısına dayandırdığı gibi, bu ülkenin kaynaklarını kurutanlar, yiyip bitirenler kimler?
Neden dünya devletleri arasında hemen her alanda sürekli alt sıralara kayıp duruyoruz?
Uluslararası değerlendirme kuruluşları gün aşırı raporlar yayınlıyorlar ve bu ülkenin vatandaşları olarak her raporu üzülerek inceliyoruz ve görüyoruz ki, adalette, kalkınmada, gelir dağılımındaki uçurumda, fert başına düşen milli gelirde günden güne listelerin altına doğru gidiş devam ediyor.
Bu gidişle torunlarımıza borç takan dedeler-nineler olarak anılmakta kalmayacağız, borçların yanı sıra, demet demet dertler, sıra sıra sorunlar, çözüm bekleyen yığın yığın problemler bırakmakla da anılacağız.
Yandaş medyanın yazıp bestelediği ve her biri ancak yarım gün devam eden, saman alevi gibi yanıp-sönen şarkılarına aldanmayın, içinden geçtiğimiz günleri en iyi anlatan mısralar şunlardır:
Dert ektik yarınlara
Borç taktık torunlara
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025