Demek ki, birileri, bu ülkede birilerini istediği zamanda, istediği yerde, istediği şekilde öldürüp sırra kadem basabiliyor.
Yine birileri, bu ülkede para piyasalarını; yani, döviz, faiz ve sermaye piyasalarını istediği zamanda ve istediği şekilde yönlendirebiliyor.
Aynı birileri mi, yoksa bir başka birileri mi, yine bu ülkede çağdaşlaşma adına ülkenin dününü, bugününü ve yarınını, bütün değerlerini pazarlık masasında karşı tarafın kefesine rahatlıkla koyabiliyor.
Ve yine birileri, bu ülkede başta üniversiteler olmak üzere eğitimin her kademesini yaz-boz tahtasına çevirircesine her mevsim yeni yanlışları yeni bir atılım olarak devreye sokabiliyor.
Ve daha nice müdahale ve yönlendirmelerin yanında yine birileri, bu ülkeyi en yakın komşusu dahil herkesle savaşa sokup-çıkarabiliyor.
Ve yine birileri, bu ülkede, Başbakanları, Genelbaşkanları, üst düzey bürokratları Amerika'ya götürüp-getirebiliyor.
Ve yine birileri, bu ülkede bu ülkenin siyasetçilerine, idarecilerine, ilim adamlarına, aydınlarına ve daha nicelerine hayatında yumurta kırmamış acemi geline A'dan Z'ye kurs verir gibi ev ödevleri ve yol haritaları verebiliyor. Hepimiz de biliyoruz ki, bu ev ödevlerinin ardı arkası kesilmediği gibi içine almadığı her hangi bir konu da yoktur.
Şimdi siz, bu ülkenin ne kadar bağımsız olduğunu, hâlâ merak ediyor musunuz?
Bu ülkede işlerin kimine göre düz, kimine göre ters gittiğini, kimine göre kalkındığımızı, kimine göre neden hâlâ iki yakamızın bir araya gelmediğini gerçekten merak ediyor musunuz?
O halde, demek ki, sizin de "merak etmekten başka bir merakınız" yokmuş.
Bir ülke ki, içerde ve dışarda bu kadar meraklısı vardır, demek ki o ülke gerçekten merak edilmeye değer bir ülkedir.
Yine birileri, bu ülkede para piyasalarını; yani, döviz, faiz ve sermaye piyasalarını istediği zamanda ve istediği şekilde yönlendirebiliyor.
Aynı birileri mi, yoksa bir başka birileri mi, yine bu ülkede çağdaşlaşma adına ülkenin dününü, bugününü ve yarınını, bütün değerlerini pazarlık masasında karşı tarafın kefesine rahatlıkla koyabiliyor.
Ve yine birileri, bu ülkede başta üniversiteler olmak üzere eğitimin her kademesini yaz-boz tahtasına çevirircesine her mevsim yeni yanlışları yeni bir atılım olarak devreye sokabiliyor.
Ve daha nice müdahale ve yönlendirmelerin yanında yine birileri, bu ülkeyi en yakın komşusu dahil herkesle savaşa sokup-çıkarabiliyor.
Ve yine birileri, bu ülkede, Başbakanları, Genelbaşkanları, üst düzey bürokratları Amerika'ya götürüp-getirebiliyor.
Ve yine birileri, bu ülkede bu ülkenin siyasetçilerine, idarecilerine, ilim adamlarına, aydınlarına ve daha nicelerine hayatında yumurta kırmamış acemi geline A'dan Z'ye kurs verir gibi ev ödevleri ve yol haritaları verebiliyor. Hepimiz de biliyoruz ki, bu ev ödevlerinin ardı arkası kesilmediği gibi içine almadığı her hangi bir konu da yoktur.
Şimdi siz, bu ülkenin ne kadar bağımsız olduğunu, hâlâ merak ediyor musunuz?
Bu ülkede işlerin kimine göre düz, kimine göre ters gittiğini, kimine göre kalkındığımızı, kimine göre neden hâlâ iki yakamızın bir araya gelmediğini gerçekten merak ediyor musunuz?
O halde, demek ki, sizin de "merak etmekten başka bir merakınız" yokmuş.
Bir ülke ki, içerde ve dışarda bu kadar meraklısı vardır, demek ki o ülke gerçekten merak edilmeye değer bir ülkedir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Ali Gedik / diğer yazıları
- Milli Çözüm Milli Ekonomi Modeli / 03.07.2010
- Türkiye'nin çıkmazı / 02.07.2010
- Geleceğe yürüyebilmek adına / 14.05.2010
- Bir başka gerekçe ile Milli Ekonomi Modeli / 06.05.2010
- Son olaylar üzerine / 30.04.2010
- Kararı milletin kendisi verecek / 22.04.2010
- Problem temelde / 10.04.2010
- Anayasa değişikliği üzerine / 01.04.2010
- Siyaset nedir ve siyasetçi kimdir? / 30.03.2010
- Bu bir kör dövüşü müdür? / 26.03.2010
- Türkiye'nin çıkmazı / 02.07.2010
- Geleceğe yürüyebilmek adına / 14.05.2010
- Bir başka gerekçe ile Milli Ekonomi Modeli / 06.05.2010
- Son olaylar üzerine / 30.04.2010
- Kararı milletin kendisi verecek / 22.04.2010
- Problem temelde / 10.04.2010
- Anayasa değişikliği üzerine / 01.04.2010
- Siyaset nedir ve siyasetçi kimdir? / 30.03.2010
- Bu bir kör dövüşü müdür? / 26.03.2010