Amerika'nın Irak'tan sonraki hedefi olarak gösterilen Suriye'ye karşı bir "yumuşama" içinde olduğu gözleniyor.
Bunun sebebi AB ve diğer rakip ülkelerden gelen tepkilerden ziyade işgal sonrası Irak'ta karşılaştığı zorlukları aşma telaşı olsa gerek.
ABD her ne kadar Irak üst yönetimini satın alarak savaşı (!) erken "zafere" (!) dönüştürse de savaş sonrası Irak'ın yeni rejimini belirlemede hayli güçlükle karşılaşıyor.
ABD şimdilik Kürtleri ayrıcalıklı ilan ederek Irak'ta Kürt inisiyatifini öne çıkararak durumu idare ediyor.
İsrail'in yönlendirmesi ile Kürtleri neredeyse tüm Irak'ın yönetiminde "söz sahibi" kılması başta Türkiye olmak üzere Irak'a komşu tüm ülkeleri kaygılandırıyor.
Zaten İsrail-ABD ikilisinin tam olarak hedeflediği de bu.
ABD sözde müttefiki Türkiye'yi dahi Irak'ın yeni geleceğinden tecrit ediyor.
ABD Savunma Bakanı'nın İncirlik'e uğramayarak Ankara'yı pas geçmesinin sembolik anlamı ötesinde Türk firmalara Irak'ta iş verilmemesi baskısı ile birleştirilince tablo tamamlanıyor.
ABD'nin Türkiye'yi cezalandırmaya dönük kartları bundan da ibaret değil.
Türkiye'ye her fırsatta düşmanlığını ilan eden Barzani'yi ABD'nin Irak işgal valisinin el üstünde tutması da işin cabası...
Irak'ta iş yapmaya çok istekli olan AKP iktidarına ABD'nin daha çirkin şantajı söz konusu: "İlla iş yapmak istiyorsanız Kürt işadamları ile ortaklık kurun". ABD böyle düşmanınızı kendi ellerinizle büyütün demeye getiriyor.
ABD'nin şantajı bunla da sınırlı değil. Amerika, terörist örgüt ilan ettiği PKK-KADEK'e kendi denetimindeki Musul'a büro açma izni verdi.
Dağılan Irak ordusunun silahlarının bir bölümünün PKK'ya geçmesine sesini çıkarmayan ABD bu hareketi ile Ankara'nın kaygılarını hiçe saydığını gösteriyor.
Türkiye'nin Türkmenlerin yönetimde yer alması talebine ABD, PKK ile işbirliği yaparak cevap veriyor.
Türkiye, kırmızı çizgilerinin arkasında duramamanın faturasını ağır ödüyor.
Özgül ağırlığını ve kararlılığını ortaya koyamayan Türkiye, koalisyon ortağı tarafından arkadan hançerleniyor.
ABD bu çirkin şantajları Türkiye'yi de hedef tahtasına oturttuğunu gösteriyor.
Bunun sebebi AB ve diğer rakip ülkelerden gelen tepkilerden ziyade işgal sonrası Irak'ta karşılaştığı zorlukları aşma telaşı olsa gerek.
ABD her ne kadar Irak üst yönetimini satın alarak savaşı (!) erken "zafere" (!) dönüştürse de savaş sonrası Irak'ın yeni rejimini belirlemede hayli güçlükle karşılaşıyor.
ABD şimdilik Kürtleri ayrıcalıklı ilan ederek Irak'ta Kürt inisiyatifini öne çıkararak durumu idare ediyor.
İsrail'in yönlendirmesi ile Kürtleri neredeyse tüm Irak'ın yönetiminde "söz sahibi" kılması başta Türkiye olmak üzere Irak'a komşu tüm ülkeleri kaygılandırıyor.
Zaten İsrail-ABD ikilisinin tam olarak hedeflediği de bu.
ABD sözde müttefiki Türkiye'yi dahi Irak'ın yeni geleceğinden tecrit ediyor.
ABD Savunma Bakanı'nın İncirlik'e uğramayarak Ankara'yı pas geçmesinin sembolik anlamı ötesinde Türk firmalara Irak'ta iş verilmemesi baskısı ile birleştirilince tablo tamamlanıyor.
ABD'nin Türkiye'yi cezalandırmaya dönük kartları bundan da ibaret değil.
Türkiye'ye her fırsatta düşmanlığını ilan eden Barzani'yi ABD'nin Irak işgal valisinin el üstünde tutması da işin cabası...
Irak'ta iş yapmaya çok istekli olan AKP iktidarına ABD'nin daha çirkin şantajı söz konusu: "İlla iş yapmak istiyorsanız Kürt işadamları ile ortaklık kurun". ABD böyle düşmanınızı kendi ellerinizle büyütün demeye getiriyor.
ABD'nin şantajı bunla da sınırlı değil. Amerika, terörist örgüt ilan ettiği PKK-KADEK'e kendi denetimindeki Musul'a büro açma izni verdi.
Dağılan Irak ordusunun silahlarının bir bölümünün PKK'ya geçmesine sesini çıkarmayan ABD bu hareketi ile Ankara'nın kaygılarını hiçe saydığını gösteriyor.
Türkiye'nin Türkmenlerin yönetimde yer alması talebine ABD, PKK ile işbirliği yaparak cevap veriyor.
Türkiye, kırmızı çizgilerinin arkasında duramamanın faturasını ağır ödüyor.
Özgül ağırlığını ve kararlılığını ortaya koyamayan Türkiye, koalisyon ortağı tarafından arkadan hançerleniyor.
ABD bu çirkin şantajları Türkiye'yi de hedef tahtasına oturttuğunu gösteriyor.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
İbrahim Berk / diğer yazıları
- Cübbe düştü haç göründü / 07.01.2020
- Darbe fragmanı / 22.07.2016
- Suriye bumerangı / 24.02.2016
- AKP'nin hali pürmelali / 17.02.2016
- Atlantik'in iki yakasından Türkiye'nin görünümü / 22.10.2015
- Stratejik derinlikte çırpınan Türkiye / 18.09.2015
- Ya felakete, ya felaha / 05.09.2015
- Teröristleri takviye Mehmetçiği tasfiye operasyonu / 25.02.2015
- AKP IŞİD'i niçin vuramaz? / 15.10.2014
- Kuklalar düşünemez / 09.10.2014
- Darbe fragmanı / 22.07.2016
- Suriye bumerangı / 24.02.2016
- AKP'nin hali pürmelali / 17.02.2016
- Atlantik'in iki yakasından Türkiye'nin görünümü / 22.10.2015
- Stratejik derinlikte çırpınan Türkiye / 18.09.2015
- Ya felakete, ya felaha / 05.09.2015
- Teröristleri takviye Mehmetçiği tasfiye operasyonu / 25.02.2015
- AKP IŞİD'i niçin vuramaz? / 15.10.2014
- Kuklalar düşünemez / 09.10.2014