CHP cami kapatmış! CHP camileri ahıra çevirmiş! CHP bilmem ne yapmış! Sana ne kardeşim, sana ne! Birincisi (fert olarak) camiye gitmek istedin de, ibadete açık cami mi bulamadın? Yoksa camiye gittin de CHP; hayır giremezsin mi, dedi.
Zihniyet olarak CHP’nin cami ve içindekiler üzerinden siyaset yaptığına ben şahit olmadım. Mücahitlik diye bir dertleri olduklarını da sanmıyorum. Oysa iş gömlekli ve gömleksizlere gelince renkler o kadar hızlı değişiyor ki, bukalemun gıptayla bakıyor bu renk değişimine.
Ey AKP ve Erdoğan’ın söylemleri ile sokakta din tüccarlığına kalkışan vatandaşım! Birincisi Türkiye’nin şu an için cami diye bir sorunu var mı? Veya her tarafımız ateş çemberi iken biz neyin camisini konuşuyoruz. Birisi bize hedef mi sapıttırıyor?
Misal; Ülke siyasetinin, kardeş komşularımızla neden ve kimin adına düşman olduğumuzu konuşması, tartışması lazım değil mi?
Misal; Son bir ayda kaç şehit daha verdik? Sonra açıkça Kürdistan hayali kuranların ayaklarının altına, hangi iradeyi temsil edenler, kırmızı halı serdi? Kim bu Barzani? Ne işi var benim ülkemde?
Misal; AKP, Afganistan’da, Irak’ta, Suriye’de, Libya’da vs. hep yanlış tarafa oynadı. Hem siyaseten yanlış duruşlar gösterdi. Hem de itikadi olarak durmaması gereken bir duruş gösterdi. Bunun sonucunda milyonlarca Müslüman, haçlı batılılarca katledildi. On binlerce Müslüman kadının ırzına geçildi. Bir o kadar çocuk yetim kaldı. Ülkeler talan edildi, ediliyor. Müslümanların dirileri bir tarafa ölülerine bile zulüm edildi, ediliyor. Camiler kapalı spor salonu oldu, hela oldu, yatakhane oldu vs.
Kimin tarafından mı yapıldı bu icraatlar? AKP’nin, Erdoğan’ın kadim dostu ABD tarafından. Yine AKP ve Erdoğan’ın “Varlığımızın şartı Avrupa’yı anlamak ve tam entegre olmaktır” diye güç ve kudretine teslim oldukları AB tarafından. Yeri gelmişken söyleyeyim; Türkiye’de ne CHP ve ne de Ecevitli DSP, AKP kadar AB’ci olmadı, olamazdı da. AKP kadar AB için kanun, kararname çıkaramazdı. Çünkü halk müsaade etmezdi. Şimdi ise koskoca bir milleti dilenci, maraba konumuna getirdiler, kimseden ses çıkmıyor.
Cami meselesine dönersek; Milletin acilen AKP’ye; Camimden elini çek, demesinin vakti geçti gidiyor. Yahu vatandaşa dağıttığı Kur’an’ı Kerim’in içine fotoğrafını koyan siyasi anlayıştan ne beklenir ki!
Sonra bu AKP, Ani Harabelerinde kılınan namazı anayasaya göre suç sayan parti değil midir? Sırf AKP döneminde kaç cami kapanmıştır hiç sorguladınız mı?
Unutmayın! İnönü dönemlerinde bu millet fakr-u zaruret içinde idi. Yokluk, kıtlık her tarafı sarmıştı. Dünyada da bir savaş yapılıyordu. Ama bu millet “La ilahe illallah Muhammed Resulullah” diyordu tam anlamıyla. Yani ortalıkta ılımlı, ılımsız, diyalogcu, diyalogsuz vs. Müslüman tipi yoktu. Tam Müslüman, adam gibi Müslüman tipi vardı. Sizin dininiz size, benim dinim banadır, inancını taşıyordu dedelerimiz. Şimdi ise önüne geleni cennete götüren din tüccarları, inanç turizmi yapan seyahat acenteleri türedi.
Ey kardeşim! Şahsen ben ne Atatürk’ün, ne İnönü’nün, ne Ecevit’in, ne Demirel’in vs. Müslümanları katleden, bacılarımızın ırzına geçen, kardeşlerimizin mallarını yağmalayan haçlı askerlerine “hayır” dua ettiklerini ben duymadım. Ama R. T. Erdoğan’ın bu haçlı askerlerini “kahraman” olarak taltif edip, sağ salim ülkelerine dönmeleri için dua ettiğini duydum, dinledim, okudum. Artık sende duydun. Sadece bu örnek bile (ABD askerleri için dua) kimin hangi itikatta olduğunu görmemize yeter.
Zihniyet olarak CHP’nin cami ve içindekiler üzerinden siyaset yaptığına ben şahit olmadım. Mücahitlik diye bir dertleri olduklarını da sanmıyorum. Oysa iş gömlekli ve gömleksizlere gelince renkler o kadar hızlı değişiyor ki, bukalemun gıptayla bakıyor bu renk değişimine.
Ey AKP ve Erdoğan’ın söylemleri ile sokakta din tüccarlığına kalkışan vatandaşım! Birincisi Türkiye’nin şu an için cami diye bir sorunu var mı? Veya her tarafımız ateş çemberi iken biz neyin camisini konuşuyoruz. Birisi bize hedef mi sapıttırıyor?
Misal; Ülke siyasetinin, kardeş komşularımızla neden ve kimin adına düşman olduğumuzu konuşması, tartışması lazım değil mi?
Misal; Son bir ayda kaç şehit daha verdik? Sonra açıkça Kürdistan hayali kuranların ayaklarının altına, hangi iradeyi temsil edenler, kırmızı halı serdi? Kim bu Barzani? Ne işi var benim ülkemde?
Misal; AKP, Afganistan’da, Irak’ta, Suriye’de, Libya’da vs. hep yanlış tarafa oynadı. Hem siyaseten yanlış duruşlar gösterdi. Hem de itikadi olarak durmaması gereken bir duruş gösterdi. Bunun sonucunda milyonlarca Müslüman, haçlı batılılarca katledildi. On binlerce Müslüman kadının ırzına geçildi. Bir o kadar çocuk yetim kaldı. Ülkeler talan edildi, ediliyor. Müslümanların dirileri bir tarafa ölülerine bile zulüm edildi, ediliyor. Camiler kapalı spor salonu oldu, hela oldu, yatakhane oldu vs.
Kimin tarafından mı yapıldı bu icraatlar? AKP’nin, Erdoğan’ın kadim dostu ABD tarafından. Yine AKP ve Erdoğan’ın “Varlığımızın şartı Avrupa’yı anlamak ve tam entegre olmaktır” diye güç ve kudretine teslim oldukları AB tarafından. Yeri gelmişken söyleyeyim; Türkiye’de ne CHP ve ne de Ecevitli DSP, AKP kadar AB’ci olmadı, olamazdı da. AKP kadar AB için kanun, kararname çıkaramazdı. Çünkü halk müsaade etmezdi. Şimdi ise koskoca bir milleti dilenci, maraba konumuna getirdiler, kimseden ses çıkmıyor.
Cami meselesine dönersek; Milletin acilen AKP’ye; Camimden elini çek, demesinin vakti geçti gidiyor. Yahu vatandaşa dağıttığı Kur’an’ı Kerim’in içine fotoğrafını koyan siyasi anlayıştan ne beklenir ki!
Sonra bu AKP, Ani Harabelerinde kılınan namazı anayasaya göre suç sayan parti değil midir? Sırf AKP döneminde kaç cami kapanmıştır hiç sorguladınız mı?
Unutmayın! İnönü dönemlerinde bu millet fakr-u zaruret içinde idi. Yokluk, kıtlık her tarafı sarmıştı. Dünyada da bir savaş yapılıyordu. Ama bu millet “La ilahe illallah Muhammed Resulullah” diyordu tam anlamıyla. Yani ortalıkta ılımlı, ılımsız, diyalogcu, diyalogsuz vs. Müslüman tipi yoktu. Tam Müslüman, adam gibi Müslüman tipi vardı. Sizin dininiz size, benim dinim banadır, inancını taşıyordu dedelerimiz. Şimdi ise önüne geleni cennete götüren din tüccarları, inanç turizmi yapan seyahat acenteleri türedi.
Ey kardeşim! Şahsen ben ne Atatürk’ün, ne İnönü’nün, ne Ecevit’in, ne Demirel’in vs. Müslümanları katleden, bacılarımızın ırzına geçen, kardeşlerimizin mallarını yağmalayan haçlı askerlerine “hayır” dua ettiklerini ben duymadım. Ama R. T. Erdoğan’ın bu haçlı askerlerini “kahraman” olarak taltif edip, sağ salim ülkelerine dönmeleri için dua ettiğini duydum, dinledim, okudum. Artık sende duydun. Sadece bu örnek bile (ABD askerleri için dua) kimin hangi itikatta olduğunu görmemize yeter.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025
- Biz ne yaşıyoruz böyle? / 24.03.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025
- Biz ne yaşıyoruz böyle? / 24.03.2025