Dış politikada da müthiş bir savurganlık, birbiriyle çelişen açıklamalar, birbiriyle çatışan adımları hız kesmeden atmaya devam ediyor.
Hükümet, bu açıklama ve haberin karşılaştırılmasına, hatırlatılmasına ve eleştirilmesine isyan ediyor.
Neden bu kadar sert tepki verdiklerini de anlamış değilim. Hani derler ya! 'Yaptıklarım, yapacaklarımın garantisidir' diye. İşte 19 yıllık iktidar partisinin yaptıkları da, yapacaklarının garantisidir.
Malum Suriye'de, BOP savaşı başlatıldığında AKP iktidarı 50 binden fazla mülteci alamayız, diyordu.
Sonra 100 bin kırımızı çizgimizdir, dediler. 6 Ağustos 2021'de 4 milyon mülteci var, derken bir hafta sonra bu sayıyı 5 milyon olarak güncellediler. Ama ülkemizde Suriyeli sayısı en az 7 milyon. Giren, çıkan belli değil.
Son gündem, İngiltere Savunma bakanının açıklamaları ve İngiliz medyasının yorumları. İddia o ki, emperyalist devletler, bazı ülkelerde 'güvenli mülteci kampları' oluşturmak istiyorlarmış.
İngiliz medyasının Türkiye ve Pakistan yorumlarını unutun. İngiliz bakanın bu ülkelerden kastı kim olabilir?
'Avrupa'nın güvenliği güneydoğu sınırımızdan başlar' diyen kimdi?
'Avrupa'nın kapı koluyuz' diyen kimdi?
'Avrupa huzur içinde yaşıyor olmasını Türkiye'nin 4 milyon sığınmacıyı misafir etmesine borçludur' sözleri kime ait?
Ne demiştik? Yaptıklarımız, yapacaklarınızın garantisidir!
Şimdi Afganlı mültecileri konuşuyoruz. 'Türkiye'ye göç tehdidi' altında açıklamalar yapılıyor. Bir milyon Afganlının, ülkemize doğru hareket ettiği, iddia ediliyor.
Neden komşu ülkeler değil de Türkiye, sorusu soruluyor. Tur taşımacılığı gibi bir mülteci taşımacılık sektörü oluştuğu görüntülerle ispatlandı. Bunlar hakkında ne yapıldığı da soruldu.
Hükümet bir taraftan bu iddiaları yalanlarken, iddia sahiplerini de itham etmeyi de unutmuyor. Diğer taraftan da duvarlarla, hendeklerle, son teknoloji aletleriyle sınırlarımızdan kuş uçurtmadıklarını, ifade ediyor.
Bir hafta geçmeden Sayın Erdoğan, ülkemizde 1 milyon değil 300 bin Afganlı olduğunu açıklıyor. Zaten 1 milyon var, denilmemişti. En az bir milyon Afganlı ülkemize doğru hareket halinde denilmişti.
Diğer taraftan kuş dahi uçurulmayan sınırlarımızdan 300 bin Afganlı nasıl geçti? 300 bin Afgan ne demek biliyor musunuz?
Artvin'in 2021 nüfusu 170 bin.
Gümüşhane'nin 2021 nüfusu 142 bin. Toplam 312 bin.
Yani iki şehrimizde ikamet edenleri göğe yükseltip, yerlerine bu Afganlıları yerleştirsek 2 Afgan şehri oluşuyor, demek.
Son verilere göre Karadeniz Bölgesi'nin nüfusu 7 milyon 696 bin.
Ne demek bu? Bu bölgede yaşayan insanlarımızı ya göğe ya da başka bölgelere nakledip, ülkemizdeki mültecileri yerleştirdiğimizde bir bölgemiz, mülteci bölgesi olmuş oluyor.
Başta İstanbul olmak üzere bazı illerimizde mülteci mahalleleri, siteleri oluştuğu haberleri geliyor. Güneydoğu illerimizde yaşanan olaylar ve Suriyelilerin, vatandaşlarımıza dedikleri de ortada.
2015'te doğuda başlatılan provokasyonlar, bazı ilçe ve mahallelere haftalarca güvenlik güçlerimizin giremediği de ortada. Peki, iktidar partisi neyin ispatını yapmaya çalışıyor?
Düşünsenize! ABD'nin BOP'u içine girdikten sonra dost kaldı ne de komşu! Şimdi de hedef ülke olduk.
Hükümet istediği kadar kızsın, itham etsin, hedef göstersin. Bunları sormak, sorgulamak her Türk vatandaşının görevidir.
Merhum Prof. Dr. Haydar Baş; 'Tarih şuuru, bir milletin hafızasıdır. İnsanoğlu, sıhhatli düşünüp hareket edebilmek için nasıl bir hafızaya muhtaçsa, milletler de kâr ve zararını hesap edecek kuvvetli bir tarih şuuruna muhtaçtır. Bir milletin mâziden ibret alacak bir hazineye sahip olması, o millet için gurur kaynağıdır' diyordu.
BTP Lideri Hüseyin Baş açıklamalarında devamlı olarak tarih şuuru ve Mustafa Kemal Atatürk'ün duruşuna dikkat çekiyor. Planlı oyunun final sahnesini de hatırlatıyor; 'ey ABD yetiş, bizi kurtar' dedirtmek istiyorlar'.
Peki, Atatürk ne diyordu?
"Büyük hayaller peşinde koşan, yapamayacağımız şeyleri yapar görünen sahtekar insanlardan değiliz.
Büyük ve hayali şeyleri yapmadan yapmış gibi görünmek yüzünden bütün dünyanın husumetini, garazını, kinini bu memleketin ve milletin üzerine çektik....
Bütün cihana korku ve telaş veren mefhumlar üzerine koşarak düşmanlarımızın adedini ve üzerimize olan baskıları çoğaltmaktan ise tabii duruma, meşru duruma dönelim. Haddimizi bilelim... Biz, hayat ve istiklal isteyen milletiz ve yalnız ve ancak bunun için hayatımızı esirgemeden veririz."
Ve Atatürk'ün hem nasihat hem de vasiyet gibi 3 görüşü:
1-Arap dünyasının işlerine karışmayacaksınız
2-Emperyalist ülkelerin ardına takılmayacaksınız
3-Rusları tahrikten kaçınacaksınız.
- Sayın Erdoğan’ın nefretten doğan AB aşkı -1- / 05.04.2025
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025