Haziran ayı umut ayıdır. Yaz gelmiştir artık. Toprağa atılan tohumlar çatlamış, toprağın üstüne çıkmıştır. Meyveler olgunlaşmaya başlamıştır. Hayvanlar meralara yayılmış, adeta özgürlüğü yaşamaya başlamıştır. Tabi bunların hepsi bir umuttu. Kimin için? Köylü için, çiftçi için, hayvancılıkla uğraşan için, üretici için, halk için. Yani bizim için. Haziran ayı öğrenciler içinde umut ayıdır. Üniversite hayali kuranların umutlarının yeşerdiği, orta öğretimdeki öğrencilerin tatil için, şehirlerin sıkıcı ortamından kurtuluşun adıdır Haziran ayı. Anne-babaların kış giderlerinden birazcıkta olsa kurtulup, rahatlama ayıdır. Artı ücretlere zam ayıdır Haziran. Nine-dedelerle buluşma ayıdır Haziran.Üç ayların başlangıcı olarak da bu yıl Haziran ayı bizi karşıladı. O üç aylar ki, "yok mu rahmet isteyen" ilahi nidasına açılan ellerin, gönüllerin boş çevrilmediği manevi iklim kuşağının başlangıcı. Bu yıl ki Haziran'ın bir özelliği de Türkiye Cumhuriyeti tarihinin belki de en önemli seçiminin, milletin adeta sınavı niteliğindeydi. Tabi bu hal yukarıda saydığım bütün umutların üzerine çöktü. Meydanları dinledik, ekranları izledik. Kimimiz kızdık, kimimiz hayıflandık, kimimiz gururlandık. Adeta seçimi unuttuk. Hangi lider nerede, kiminle, ne yapıyor, kime ne diyor? Dizi film merakıyla takip ettik. Ektiğimiz ürünümüz para edecek mi? Yetiştirdiğimiz hayvanlar piyasa bulabilecek mi? Göz bebeğimiz olan evlatlarımızı ÖSYM'deki bu kadar skandalların ardından kime nasıl emanet edeceğiz? Ücretlere ne kadar zam gelecek? Vs. hiç birini umursamadık. Varsa yoksa kim kime ne dedi. Birisi kafatasçı dedi, alkışladık. Öbürü ahlaksız dedi, alkışladık. Bir diğeri şerefsiz dedi, alkışladık. Bir başkası komple devlete-millete, hepinizin? dedi. Onu da alkışladık. 12 Haziran geldi. AKP yüzde 50 aldı. Demek ki en iyi laf onlar yapmış. Ötesi var mı? Balkondan Türkiye'ye teşekkür edildi. Artık ayrı-gayrı yok dendi. Kin yok, dendi. İntikam yok dendi. Hatta davalar bile geri çekildi. Bu süreçte tek geri çekilmeyen Ergenekon, Balyoz dalgalarıydı. 1, 2, 3 derken 13. Dalgada sahile vurdu, alacaklarını alıp, derin denizlere döndü. Bakalım 14. Dalga kimi götürecek.Tabi iktidarın bu iyi niyet gösterisi de her zaman ki gibi çılgın bir projeydi. Haliyle gerçekleşmedi. Bir yemin krizidir aldı başını gitti. Herkes konuştu. Hukuk, adalet, vicdan boyutuyla milletin iradesiyle seçilenlere konan posta tartışıldı. Hatta alenen tehditler edildi. Evet, herkes konuştu. İki kişi hariç. Cumhurbaşkanı, Başbakan. Sayın Gül, suya sabuna dokunmadan kendince çözüm gösterdi. Başbakan ise seçim akşamı çıktığı balkonu bir anda unuttu. Milletin iradesine rağmen yürürlükte olan kanunlara karşı yaptığı mücadeleyi, söylemleri unuttu. "Başka aday mı bulamadınız?" mantığıyla verdi, veriştirdi. Tabi bundan en çok CHP nasibini aldı. Şunu da belirteyim bu CHP ıslah olmaz. Milletin iradesi, anayasal haklar vs. bir mağduriyet yaşandığı bir gerçek ve bu gerçeği yaşayanlardan biride CHP. Ama öyle bir olta attılar ki, Kılıçtaroğlu "cuk" diye yuttu. Gazeteciler "Meclis'e başörtülü vekil gelse tepkiniz ne olur?" Diye sordular. Hiç akıllanmamışçasına hemen "efendim Meclis'in kuralları var" Adama sormazlar mı, millet iradesine ne oldu? Diye. Ya milletin umutlarına ne oldu? Yağan yağmurlar, ısınan ekonomi ve dışa bağımlılık köylünün de, çiftçinin de umutlarını söndürdü. ÖSYM gül ve Erdoğan'ı iyi tatmin etmiş olacak ki, skandallarının ardı arkası kesilmiyor. Artı hukukta işlemiyor ÖSYM'ye. Zam bekleyenler 29 TL ile yetindiler. Seste çıkaramadılar. Çünkü yüzde 50 AKP. 15 bin öğretmen alınacaktı seçim öncesi. 6 bin 750 öğretmen alındı seçim sonrası. yüzde 50 AKP. Bin 400 kişinin alınacağı Ziraat Bankası'na 88 bin üniversite mezunu müracaat etti. Neden? İstikrar sürsün, Türkiye büyüsün, diye. 4 C'si, 3 N'si, 2 B'si durmak yok, yola devam ediyorlar. Haziran'da bitti zaten.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025
- Biz ne yaşıyoruz böyle? / 24.03.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025
- Biz ne yaşıyoruz böyle? / 24.03.2025