Anadolu insanının uyanması gerekir. Siyasi liderler, özellikle muhalefet liderleri, toplumun ileri gelenleri olumsuzlukları anlatmasına yanlışlıkların belgelerle gözler önüne serilmesine karşın toplumun bir kısmı gerçekleri görmemektedir ya da görmek istememektedir. Emperyalizmin güdümünde olan bugünkü yönetim, orta sınıfı yok ettiği gibi açlık sınırının altında yaşayan insanımızın azımsanmayacak kadar çok olduğu gerçeğini dile getirmek insani borçtur.Ev kadınlarımızın işçi olduğu ve evinde ürettiği bir gerçek. Ama sosyal yönden bir güvenceleri olmadığı gibi ekonomik yönden de garantileri yoktur. Bu konu için de iktidara gelen hiçbir parti kafa yormamıştır ve seçim bildirgelerinde bu konuyu içeren yaklaşıma da ben rastlamadım.Bir partiye üye olan vatandaşa, "O partinin tüzüğünü okudun mu" sorulunca soran kişiye şaşkın şaşkın bakmaktadır. Ya küçük bir çıkar beklediği için veya yakının telkini ile o partiye üye olmuştur. Bu yaklaşım hem partileri zayıflatır hem de vatandaş vatandaşlık görevini yerine getiremez.Eğriye eğri; doğruya doğru ben de BTP'ye pek ilgi duymamaktaydım. Ama BTP Genel Başkanı Sevgili Prof. Haydar Baş'ın bana "Milli Ekonomi Modeli ve Milli Devlet, Sosyal Devlet" isimli kitaplarını sunumundan sonra hem Genel Başkan'a hem de Partisinin yaklaşımına ilgi duymaya başladım. Diyor ki; "Biz her vatandaşa 500 TL maaş vereceğiz. Kadınlarımız ev işçisi oldukları için ayriyeten onlara 500 TL daha vereceğiz. Bugünkü koşullarda en düşük ücretin 5000 TL olması gerektiğini, her çocuğa verilen gelirle ailenin evine 7000 TL gireceğini" dile getirmektedir. Bu paranın kaynaklarını da eserinde açık açık sıralamaktadır.Evet, insanımız bir batağa sürüklenmiştir. Gelişmiş ülkelerin Ortadoğu'da karakolluk görevini üstlenmiştir. Cumhuriyetin getirdiği kazanımları unutturmak için ülkemize düşman olan uluslarla işbirliğine gidilmektedir. Türk Ulusu, ülkemizin bağımsızlığını amaç edinmiş, milli kaynaklarımızdan kendi insanımızın yararlanmasını gündemine almış insanların ve onların partilerinin peşine takılması kurtuluş yoludur. Ülkemizde; tarım, havancılık, madencilik, denizcilik yok edildi. Borç gırtlağa kadar dayandı. İnsanlar kredi kartlarının borcunu ödeyemez oldu. Dışa bağımlı para politikası nedeniyle paramızın değeri yabancı para karşısında değer kaybediyor. Alım gücümüzü -özellikle sabit gelirli insanların alım gücü- gün geçtikçe azalıyor. İktidarın dediğinin tam tersi insanımız fakirleşiyor ve ülkemiz her gün irtifa kaybediyor. 21. yüzyılın başında komşularımızla ilişkilerimiz karşılıklı çıkara dayalı olarak dostluk içinde yürüyordu. ABD, İngiltere ve İsrail'in oluşturduğu BOP doğrultusunda tüm komşularımızla aramızda güvene dayanmayan komşuluk yürütülmektedir.Yıllar önce Filistin topraklarında teröristlerin eğitildiğini duyar ve o devlete gülerdik. "Gülme komşuna gelir başına" sözü geldi karşımızda durdu. "Eğit-Donat" projesi ciddi bir devletin yapacağı davranış olmamalı. Seçimle iktidara gelmiş, kurumları ile var olan devleti yok etmek için ayaklanan bir grubu eğiteceğiz, meşru iktidarı düşürmek içi gayret göstereceğiz ki gerçekten Atatürk Türkiye'sine yakışmıyor.Desene ortada Atatürk Türkiye'si mi kaldı?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Ekrem Yazar / diğer yazıları
- Atatürk Gençlik ve Spor Bayramı / 20.05.2023
- Ulusal günümüz ve çocuklarımız / 24.04.2023
- Neden köy enstitüleri? / 19.04.2023
- Lider olmak kolay mı? / 06.04.2023
- Doğru paylaşmak / 27.03.2023
- Bir ulusun direnişi (18 Mart) / 20.03.2023
- Okullarımız / 13.03.2023
- Önemli olan sistemdir / 01.03.2023
- İnsan olmak / 20.02.2023
- Dağ başını duman aldı / 12.02.2023
- Ulusal günümüz ve çocuklarımız / 24.04.2023
- Neden köy enstitüleri? / 19.04.2023
- Lider olmak kolay mı? / 06.04.2023
- Doğru paylaşmak / 27.03.2023
- Bir ulusun direnişi (18 Mart) / 20.03.2023
- Okullarımız / 13.03.2023
- Önemli olan sistemdir / 01.03.2023
- İnsan olmak / 20.02.2023
- Dağ başını duman aldı / 12.02.2023