Birçok teori, hipotez, hatta hurafe ve safsata, "gerçek bilim" diye okutulmaktadır. Bunları ayıklamak, yerli yerine oturtmak, gerçeği meydana çıkarmak, bilgi ve birikim ister. Dahası yılmadan, usanmadan, bıkmadan çalışmak gerek. İşte bu zor ve çetin işe soyunanlardan biri, Trabzonlu bilim adamı Jeoloji Yüksek Mühendisi- Araştırmacı-Yazar Ahmet Musaoğlu'dur. Musaoğlu, bilim dünyasına, "Kendiliğinden Oluşa İnanmak: Yaratılışın Altı Günü", "İnsanoğluna Biçilen Yazgı: Uygarlığın Tarihi", "Ölüm Yeniden Doğuş İçin: Kıyamet", "Nuh'un Gemisi Avcıları: Nuh'un Gemisi Cüdi'de" adlı dört temel eseri kazandırmıştır. Bu eserler, istenilen ilgiyi buldu mu? Elbette hayır. Zaten Musaoğlu da bundan dertli. Dertli ama, yine de yoluna devam ediyor. Musaoğlu, arkadaşlarının teşvikiyle, Trabzon Gazeteciler Cemiyeti binasında 21 Haziran 2005 tarihinde bir basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısının amacını, "Gerek akademik çevrelerde, gerekse halk arasında bilim/din adına yaygın olarak dolaşan hurafeleri (bilimdışılığı) ortadan kaldırır nitelikteki, bugüne değin 'benzeri' ortaya koyulmamış eserlerin, Trabzon'umuzda tarafımdan ortaya koyduğumu ve faydalanılması gerekliliğini ülkemiz bilim dünyasına duyurmak" olarak açıklayan Musaoğlu, eserlerini basın mensuplarına tek tek tanıttı. Kitapların içeriklerinden de kısaca söz etti ve şöyle dedi: "Temel eser niteliğindeki eserlerimi, incelenmesi, tavsiye de edilmesi için Türkiye Bilim ve Teknik Araştırma Kurumu, TÜBİTAK'a; İslâm Araştırmalar Merkezi, İSAM'a; Türkiye Bilim Akademisi Başkanlığı, TÜBA'ya,; Diyanet İşleri Başkanlığına, tüm üniversitelerimizi temsilen de YÖK Başkanlığı ve Üniversiteler Arası Kurul Başkanlığına ve de Milli Eğitim Bakanlığı'mıza göndermiş bulunuyorum"Söz konusu kurumlar, ne yapar, ne yapmaz, bilemiyoruz. Bizim gördüğümüz, Musaoğlu, basın toplantısında, görevini yapmış, sorumluluktan kurtulmuş olmanın, huzur ve rahatlığı içinde idi. Musaoğlu'nun yaptığını, bir tek cümle ile özetlemek gerekirse, söyle denilebilir: Bilimleri (!) bilimsel yargılamak.Gerçekten, Musaoğlu'nun da ifade ettiği gibi bilimsel gerçekler, Batılı bilim adamları tarafından maksatlı olarak çarpıtılıyor. Bir başka deyişle, Batılılar, bilimi de insanları köleleştirmek ve sömürmek için kullanmaktadırlar. Meselâ, bugüne kadar hep şu söylenmiştir: "Kristof Kolomb, Amerika'yı keşfetti". Külliyen yalan. Kolomb, Amerika'yı keşfetmedi, işgal ve istilâya, yerli halka karşı soykırım yapılmasına öncülük etti. Zira Kolomb, Amerika'ya ayak bastığında orada insanlar yaşıyordu ve onları varlığı biliniyordu. Ondan da öte, orada, Batılıların gözünü kamaştıran İnka, Aztek ve Maya medeniyetleri vardı. O medeniyetlerin katili, Avrupalı sömürgecilerdir. Ne hazin bir tecellidir ki, medeniyet katili olan Avrupalılar, şimdi medeniyetin merkezi olarak Avrupa'yı gösteriyorlar. Bu yalanı yutan var mı? Olmaz olur mu? AB'cilerin hepsi, bu yalanın kurbanı. Başbakan Erdoğan'ın şu sözleri, sizce hangi anlayışın eseridir? " AB bir medeniyet projesidir. Eğer oraya giremezsek, medeniyetin varoşlarında kalırız. Onlar bizi almazsa, biz, Kopenhag Kriterleri'nin adını Ankara Kriterleri olarak değiştirip yine yolumuza devam ederiz". Halbuki Musaoğlu, Avrupa'da medeniyet olmadığını, medeniyetin Ortadoğu'da yeşerdiğini, delilleriyle ispat ediyor. Musaoğlu'nun söylediklerine şunları da ilave etmek mümkün. Medeniyetin tanımını, Batılılar şöyle yapmıyorlar mı? "Medeniyet, dinin vücut bulmuş şeklidir". O halde soralım: Batılıların dini Hıristiyanlık, Hıristiyanlığın da doğuş yeri Ortadoğu olduğuna göre, medeniyetin kaynağı Ortadoğu olmaz mı? Görüldüğü gibi medeniyet, doğruluk, dürüstlük, insanlık, bilim, yani her şeyin aslı ve esası bizde. Ama ne yazık ki, biz, bizde değiliz.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
M. Hilmi Yıldırım / diğer yazıları
- İnsan hakları ve ihlâlleri / 01.02.2019
- Sömürü ve şahsiyetli insan / 21.01.2019
- Ekonomik kararlar ve insan davranışları / 09.01.2019
- Medeniyetlerin etkileşimi / 20.12.2018
- Ekonomide bitmeyen tartışma / 12.12.2018
- İletişim çağında iletişimsizlik / 22.11.2018
- Öngörülerdeki isabetsizlikler / 09.11.2018
- Küresel ekonomi ve ülke ekonomileri / 22.10.2018
- Adaletsiz ekonomi / 11.10.2018
- Ekonomide milli strateji / 18.09.2018
- Sömürü ve şahsiyetli insan / 21.01.2019
- Ekonomik kararlar ve insan davranışları / 09.01.2019
- Medeniyetlerin etkileşimi / 20.12.2018
- Ekonomide bitmeyen tartışma / 12.12.2018
- İletişim çağında iletişimsizlik / 22.11.2018
- Öngörülerdeki isabetsizlikler / 09.11.2018
- Küresel ekonomi ve ülke ekonomileri / 22.10.2018
- Adaletsiz ekonomi / 11.10.2018
- Ekonomide milli strateji / 18.09.2018