Yıl: 2007.
Başbakan bir grup yandaş gazeteci ile Suudi Arabistan’a uçarken aynen şu ifadeyi kullanmış:
- Beni de öldürmek istiyorlar…
Ergun Babahan araya girip sormuş:
- Kim efendim onlar?
Başbakan, “Tahmin ettikleriniz” karşılığını vermiş.
Bu diyalogu aktaran o seyahatte bulunan Oral Çalışlar’dır.
Çalışlar’ın o yazısını okuyunca daha önce yazdığım ve arşivimde mevcut olan şu anekdotu hatırladım:
Eski dostum olan Ülker Grubunun bir üst düzey yöneticisi; Başbakan Erdoğan’ın F Tipi Cemaat kadroları tarafından kuşatılıp yanıltıldığını ve bazen onlarla alakalı olarak tereddüde düştüğü an da emniyet istihbaratın içinde olan o unsurların montajlarla elde ettiği kayıtlarla huzura çıkıp, “Efendim sizi öldürmek istiyorlar, işte belgeleri” diyerek Erdoğan’ı kontrol altında tuttuklarını iddia etmişti.
Diyeceksiniz ki koca bir Başbakan böyle bir zokayı yutar mı?
Eğer söz konusu olan kendi canı ise ve suikast iddiası iyi bir ambalajla sunulursa belli bir süre yutar diyenler var.
Bu ülkede asker darbe yapacaktı işte belgeleri denilip topraklara bombalar gömüldü ise açık söyleyeyim bendeniz o bombaların gömü işini yapanların Başbakan’ı da suikast noktasında mizansenlerle yanıltabilecekleri kanaatindeyim. Zira söyleyin ne olur darbe yapacak askerin toprağa gömülü bombaya hiç ihtiyacı olur mu? Belli ki o iş toplumu ajite etmek için yapılmış ve amaca da varılmıştır. Dikkat edin gömülen tabanca ya da tüfek olmamış bombalar olmuş zira tabanca ve tüfeklerin seri numaralı var, bombaların ise yok, dolayısı ile yakalanmamak için o yol izlenmiş.
Hülasa 5 yıl önce yani 2007 yılında Başbakan’ın o malum kesim tarafından etki altına alındığı bize göre güçlü ihtimaldir ki biz bugün itibar ile Başbakan’ın 2007’deki gibi düşünmediği kanaatindeyiz.
Hayır, bu bakışımız birilerini koruma ya da birilerini karalama adına değildir, çünkü suikast için ima edilen TSK veya askerlerin emekli olanları belki telefonda mavra yapabilirler de, bu ülkenin meşru Başbakan’ına suikast gibi bir çılgınlığa kalkışacak kadar alçalabileceğini hiç düşünemem.
Kanaatimizce hadise araya şeytanların girmesi ve olayı farklı sunmalarıdır. Hem Başbakan hem TSK artık şeytanları aradan çıkarıp baş başa vermelidirler.
İşte Hrant Dink'in gizlenen katilleri?
Evet, Ermeni gazeteci Hrant Dink’i bir örgütün öldürdüğü kesin.
Peki, o örgüt bize göre hayali olan o Ergenekon denilen yapı mı?
Böyle bir ihtimal milyarda bir varit olsa hiç kuşkunuz olmasın onlarca kişi tutuklanırdı zira görüyorsunuz artık Genelkurmay eski başkanları bile irtica tehdidi var diye yayın yapan Genelkurmay’ın 4 adet internet sitesini kapatmadı diye hapiste. Dolayısı ile Hrant’ın katilleri ile askerler arasında zerre bir bağ keşfedilseydi kıyametler koparılırdı.
Peki, askerler değilse kim mi ya da kimler mi?
Nedim Şener’i kim susturmak istedi ise onlar.
Açın bakın Nedim Şener’in kitabına bakın, orada perde gerisinde olanların net resimleri var.
Hal bu iken hiç kimse ne Ramazan Akyürek’in ne de Celalettin Cerrah’ın adını ağzına alamıyor.
Bunlara ilaveten soruyorum Başbakan konunun odağında olan iki MİT mensubunun ifadesinin alınmasına niçin izin vermedi?
En önemlisi savcılık ve mahkeme Yasin Hayal’in “Bizi teşvik eden Ramazan Akyürek’tir” açıklamasının neden üstüne gitmedi?
Hrant Dink ve rahip cinayetleri Ergenekon operasyonuna zemin inşası yani TSK’ya operasyon adına devlete sızmış malum çeteler tarafından tezgâhlanmıştır. Muhsin Yazıcıoğlu da bunu kamuoyuna ifşa edeceği için kazaya kurban edilmiştir…
Ülkücülere F tipi kıskaç
Epey bir süredir mesaj bombardımanı altındayım.
Türkiye’nin muhtelif illerindeki öğrenci yurtlarından imdat çığlıkları işitiyorum.
Ne için mi?
F Tipi ablukadan ötürü.
Özellikle ülkücü ve Atatürk milliyetçisi öğrenciler F Tipi cemaatin özellikle devlet yurtlarında akıl almaz biçimde propaganda yaptıklarını ve kendilerine hayır diyenleri yurtlardan kovdurduklarını iletiyorlar.
Yurtlarda Zaman ile Bugün dışında hiçbir gazeteye izin verilmediğini ve Samanyolu dışında hiçbir kanalın izletilmediğini yazıyorlar.
Keza yurtların yemek salonlarında haftanın belli akşamları sohbet adı altında F Tipi propagandaların yapıldığını ve bu sohbete de katılmayanların ise dışlanıp kovulduğunu kaydediyorlar.
CHP ile MHP’yi bu konuyu TBMM’ye taşımaya davet ediyoruz.
Denktaş’ın ölüsünden bile korkuyorlar
Yandaş medyanın kalemşorları kahraman Denktaş’a yine kin ve husumet kustular.
Bre utanmazlar ölünün ardında menfi yazılıp konuşulmayacağı en temel ahlaki kuraldır bunu bilmez misiniz?
Diyeceksiniz ki o kural ahlakı olanlar için geçerli.
Haklısınız ama bu tutum sadece ahlaki zafiyetiyle izah edilemez.
Peki, başka ne mi var?
Etki ajanı olan o malum yandaş güruh kuduruyor çünkü merhum Denktaş’ı zaman halkı çıkarmış ve Başbakan’ı Erdoğan’ı bile kısa bir sürede onun doğru olan duruşu ve çizgisine taşımış.
Ne yalan söyleyeyim o yazılara göz attıktan sonra Rauf Bey’e yaptıkları için bir kere daha minnet duydum.
Prof. Dr. Haydar Baş Bey’in hükmü müthiş, Rauf Denktaş Türklerin son yüzyılda Atatürk’den sonra yetiştirdiği en büyük ikinci kahramandır.
Başbakan bir grup yandaş gazeteci ile Suudi Arabistan’a uçarken aynen şu ifadeyi kullanmış:
- Beni de öldürmek istiyorlar…
Ergun Babahan araya girip sormuş:
- Kim efendim onlar?
Başbakan, “Tahmin ettikleriniz” karşılığını vermiş.
Bu diyalogu aktaran o seyahatte bulunan Oral Çalışlar’dır.
Çalışlar’ın o yazısını okuyunca daha önce yazdığım ve arşivimde mevcut olan şu anekdotu hatırladım:
Eski dostum olan Ülker Grubunun bir üst düzey yöneticisi; Başbakan Erdoğan’ın F Tipi Cemaat kadroları tarafından kuşatılıp yanıltıldığını ve bazen onlarla alakalı olarak tereddüde düştüğü an da emniyet istihbaratın içinde olan o unsurların montajlarla elde ettiği kayıtlarla huzura çıkıp, “Efendim sizi öldürmek istiyorlar, işte belgeleri” diyerek Erdoğan’ı kontrol altında tuttuklarını iddia etmişti.
Diyeceksiniz ki koca bir Başbakan böyle bir zokayı yutar mı?
Eğer söz konusu olan kendi canı ise ve suikast iddiası iyi bir ambalajla sunulursa belli bir süre yutar diyenler var.
Bu ülkede asker darbe yapacaktı işte belgeleri denilip topraklara bombalar gömüldü ise açık söyleyeyim bendeniz o bombaların gömü işini yapanların Başbakan’ı da suikast noktasında mizansenlerle yanıltabilecekleri kanaatindeyim. Zira söyleyin ne olur darbe yapacak askerin toprağa gömülü bombaya hiç ihtiyacı olur mu? Belli ki o iş toplumu ajite etmek için yapılmış ve amaca da varılmıştır. Dikkat edin gömülen tabanca ya da tüfek olmamış bombalar olmuş zira tabanca ve tüfeklerin seri numaralı var, bombaların ise yok, dolayısı ile yakalanmamak için o yol izlenmiş.
Hülasa 5 yıl önce yani 2007 yılında Başbakan’ın o malum kesim tarafından etki altına alındığı bize göre güçlü ihtimaldir ki biz bugün itibar ile Başbakan’ın 2007’deki gibi düşünmediği kanaatindeyiz.
Hayır, bu bakışımız birilerini koruma ya da birilerini karalama adına değildir, çünkü suikast için ima edilen TSK veya askerlerin emekli olanları belki telefonda mavra yapabilirler de, bu ülkenin meşru Başbakan’ına suikast gibi bir çılgınlığa kalkışacak kadar alçalabileceğini hiç düşünemem.
Kanaatimizce hadise araya şeytanların girmesi ve olayı farklı sunmalarıdır. Hem Başbakan hem TSK artık şeytanları aradan çıkarıp baş başa vermelidirler.
İşte Hrant Dink'in gizlenen katilleri?
Evet, Ermeni gazeteci Hrant Dink’i bir örgütün öldürdüğü kesin.
Peki, o örgüt bize göre hayali olan o Ergenekon denilen yapı mı?
Böyle bir ihtimal milyarda bir varit olsa hiç kuşkunuz olmasın onlarca kişi tutuklanırdı zira görüyorsunuz artık Genelkurmay eski başkanları bile irtica tehdidi var diye yayın yapan Genelkurmay’ın 4 adet internet sitesini kapatmadı diye hapiste. Dolayısı ile Hrant’ın katilleri ile askerler arasında zerre bir bağ keşfedilseydi kıyametler koparılırdı.
Peki, askerler değilse kim mi ya da kimler mi?
Nedim Şener’i kim susturmak istedi ise onlar.
Açın bakın Nedim Şener’in kitabına bakın, orada perde gerisinde olanların net resimleri var.
Hal bu iken hiç kimse ne Ramazan Akyürek’in ne de Celalettin Cerrah’ın adını ağzına alamıyor.
Bunlara ilaveten soruyorum Başbakan konunun odağında olan iki MİT mensubunun ifadesinin alınmasına niçin izin vermedi?
En önemlisi savcılık ve mahkeme Yasin Hayal’in “Bizi teşvik eden Ramazan Akyürek’tir” açıklamasının neden üstüne gitmedi?
Hrant Dink ve rahip cinayetleri Ergenekon operasyonuna zemin inşası yani TSK’ya operasyon adına devlete sızmış malum çeteler tarafından tezgâhlanmıştır. Muhsin Yazıcıoğlu da bunu kamuoyuna ifşa edeceği için kazaya kurban edilmiştir…
Ülkücülere F tipi kıskaç
Epey bir süredir mesaj bombardımanı altındayım.
Türkiye’nin muhtelif illerindeki öğrenci yurtlarından imdat çığlıkları işitiyorum.
Ne için mi?
F Tipi ablukadan ötürü.
Özellikle ülkücü ve Atatürk milliyetçisi öğrenciler F Tipi cemaatin özellikle devlet yurtlarında akıl almaz biçimde propaganda yaptıklarını ve kendilerine hayır diyenleri yurtlardan kovdurduklarını iletiyorlar.
Yurtlarda Zaman ile Bugün dışında hiçbir gazeteye izin verilmediğini ve Samanyolu dışında hiçbir kanalın izletilmediğini yazıyorlar.
Keza yurtların yemek salonlarında haftanın belli akşamları sohbet adı altında F Tipi propagandaların yapıldığını ve bu sohbete de katılmayanların ise dışlanıp kovulduğunu kaydediyorlar.
CHP ile MHP’yi bu konuyu TBMM’ye taşımaya davet ediyoruz.
Denktaş’ın ölüsünden bile korkuyorlar
Yandaş medyanın kalemşorları kahraman Denktaş’a yine kin ve husumet kustular.
Bre utanmazlar ölünün ardında menfi yazılıp konuşulmayacağı en temel ahlaki kuraldır bunu bilmez misiniz?
Diyeceksiniz ki o kural ahlakı olanlar için geçerli.
Haklısınız ama bu tutum sadece ahlaki zafiyetiyle izah edilemez.
Peki, başka ne mi var?
Etki ajanı olan o malum yandaş güruh kuduruyor çünkü merhum Denktaş’ı zaman halkı çıkarmış ve Başbakan’ı Erdoğan’ı bile kısa bir sürede onun doğru olan duruşu ve çizgisine taşımış.
Ne yalan söyleyeyim o yazılara göz attıktan sonra Rauf Bey’e yaptıkları için bir kere daha minnet duydum.
Prof. Dr. Haydar Baş Bey’in hükmü müthiş, Rauf Denktaş Türklerin son yüzyılda Atatürk’den sonra yetiştirdiği en büyük ikinci kahramandır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Sabahattin Önkibar / diğer yazıları
- Genelkurmay'da 40 Gülen taraftarı? / 30.06.2014
- Erdoğan IŞİDden korkuyor, çünkü? / 26.06.2014
- Jandarma, Ege ordusu ve Özel Kuvvetler! / 25.06.2014
- AKP'den Kuran'a sansür! / 23.06.2014
- IŞİD Türkiye'yi vuracak! / 19.06.2014
- Üç alçaklık ve dinsel ırkçılık! / 18.06.2014
- Avrasyacılık ve Prof. Dr. Haydar Baş / 16.06.2014
- Bayrak ve ölü Kürt! / 12.06.2014
- İşte Başbakan'ın uçağındaki casus! / 11.06.2014
- Başbakan belden aşağı kaset mi bekliyor? / 09.06.2014
- Erdoğan IŞİDden korkuyor, çünkü? / 26.06.2014
- Jandarma, Ege ordusu ve Özel Kuvvetler! / 25.06.2014
- AKP'den Kuran'a sansür! / 23.06.2014
- IŞİD Türkiye'yi vuracak! / 19.06.2014
- Üç alçaklık ve dinsel ırkçılık! / 18.06.2014
- Avrasyacılık ve Prof. Dr. Haydar Baş / 16.06.2014
- Bayrak ve ölü Kürt! / 12.06.2014
- İşte Başbakan'ın uçağındaki casus! / 11.06.2014
- Başbakan belden aşağı kaset mi bekliyor? / 09.06.2014