"Yıllar gelir geçer kuşlar gelir geçer
Her geçen seni bizden parça parça götürür."
Attilâ İlhan, Mustafa Kemal Atatürk'e şiirinde böyle diyordu. Hakikaten de dediği gibi olmuştur. Her geçen yıl Atatürk'ü, parça parça milletin dimağından, kalbinden götürmüştür. Bir çaba ve uğraşla, Atatürk ya silinmiş; ya "Atatürk'süz bir Atatürk" yaratılarak çarpıtılmış.
Aslen denklem çok basit. Atatürk'ün, Haçlı'yla ömrü boyu savaştığı da ortada; bir toz parça enkazdan yurt çıkardığı da ortada; sade üç Müslüman ülke varken yaptığı mücadeleyle kilisenin çan seslerinin egemen olduğu "esir Müslüman ülkelere" hürriyet umut ve ışığı da olduğu ortada.
Ama 10 Kasım 1938'de, Türkiye ölmüştür. İnönü, ne kadar savaşmayı bilen bir asker olsa da; hükümeti zamanında adeta namlusunu Atatürk'e ve Türkiye'ye çevirmiştir.
Her geçen yıl, Atatürk bir daha bir daha öldürülmüştür. İnönü Atatürkçülüğü ismiyle gelen bu içeriden ihanet; ve doların sarığa cübbeye bürünüp İslamcılık diye göründüğü dışardan düşmanlık ortaklaşa Atatürk düşmanı olmuşlardır. Aslen, vatan düşmanı; Türkiye düşmanı olmuşlardır. Zira Prof. Baş'ın dediği gibi: "Atatürk vatandır!"
Liderler, bir temsildirler. Yani bulundukları davayı hayatlarıyla, bedenleriyle, sözleri yaşar ve yaşatırlar. Bu yüzden hangi ülkelerin bu toprakta gözü varsa, Atatürk düşmanlarını oluşturup beslemişlerdir. Zira, Atatürk düşerse vatan düşerdi.
Ama nasıl Sevr imzalanırken, Anadolu kapışılırken hesaba katılmayan bir Atatürk varsa, bugün de hesaba katılmamış, gizlenememiş bir Haydar Baş gerçeği var!
Atatürk'e ihanetin her kesimden ortakları bu ihanetin ucundan tutmuş bunu sürdürürken; O, bu namertliğin aksi yönde çıkmış ve haykırmıştır.
Yıllar, arşivler, insanlar buna şahittir.
Akif'in:
"Sahipsiz vatanın batması haktır
Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır!" mısralarında söylediği gibi sahipsiz bir Atatürk'e sahip çıkmış; aslen yedi düveli yeniden karşısına almıştır.
Bu kutlu vatan neferinden; bu büyük ve nadir rastlanır liderden bir müjde daha aldık! Atatürk'le ilgili üstü örtülen çok hayati gerçekleri Türkiye gündeminin tam ortasına sokan bu büyük insandan, bin sayfayı bulan bir Mustafa Kemal Atatürk eseri geliyor, 10 Kasım'da!
Kemikleri yıllardır sızlayan Atatürk'e en güzel armağan bu olsa gerek. Zira, Atatürk'ü Prof. Dr. Haydar Baş'tan başka kimse hakkıyla anlamamış ve anlatamamıştır.
Atatürk'ü ve vatanı seven kimseler olarak dört gözle bu eseri bekliyoruz.
Prof. Dr. Haydar Baş'a bu benzersiz çabalarından ötürü sonsuz teşekkürler.
Tarih, Prof. Dr. Haydar Baş'ı her geçen gün haklı çıkardığı gibi bundan sonra da haklı çıkaracaktır. Allah, milletimize bu kıymeti bilmeyi nasip etsin!
Her geçen seni bizden parça parça götürür."
Attilâ İlhan, Mustafa Kemal Atatürk'e şiirinde böyle diyordu. Hakikaten de dediği gibi olmuştur. Her geçen yıl Atatürk'ü, parça parça milletin dimağından, kalbinden götürmüştür. Bir çaba ve uğraşla, Atatürk ya silinmiş; ya "Atatürk'süz bir Atatürk" yaratılarak çarpıtılmış.
Aslen denklem çok basit. Atatürk'ün, Haçlı'yla ömrü boyu savaştığı da ortada; bir toz parça enkazdan yurt çıkardığı da ortada; sade üç Müslüman ülke varken yaptığı mücadeleyle kilisenin çan seslerinin egemen olduğu "esir Müslüman ülkelere" hürriyet umut ve ışığı da olduğu ortada.
Ama 10 Kasım 1938'de, Türkiye ölmüştür. İnönü, ne kadar savaşmayı bilen bir asker olsa da; hükümeti zamanında adeta namlusunu Atatürk'e ve Türkiye'ye çevirmiştir.
Her geçen yıl, Atatürk bir daha bir daha öldürülmüştür. İnönü Atatürkçülüğü ismiyle gelen bu içeriden ihanet; ve doların sarığa cübbeye bürünüp İslamcılık diye göründüğü dışardan düşmanlık ortaklaşa Atatürk düşmanı olmuşlardır. Aslen, vatan düşmanı; Türkiye düşmanı olmuşlardır. Zira Prof. Baş'ın dediği gibi: "Atatürk vatandır!"
Liderler, bir temsildirler. Yani bulundukları davayı hayatlarıyla, bedenleriyle, sözleri yaşar ve yaşatırlar. Bu yüzden hangi ülkelerin bu toprakta gözü varsa, Atatürk düşmanlarını oluşturup beslemişlerdir. Zira, Atatürk düşerse vatan düşerdi.
Ama nasıl Sevr imzalanırken, Anadolu kapışılırken hesaba katılmayan bir Atatürk varsa, bugün de hesaba katılmamış, gizlenememiş bir Haydar Baş gerçeği var!
Atatürk'e ihanetin her kesimden ortakları bu ihanetin ucundan tutmuş bunu sürdürürken; O, bu namertliğin aksi yönde çıkmış ve haykırmıştır.
Yıllar, arşivler, insanlar buna şahittir.
Akif'in:
"Sahipsiz vatanın batması haktır
Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır!" mısralarında söylediği gibi sahipsiz bir Atatürk'e sahip çıkmış; aslen yedi düveli yeniden karşısına almıştır.
Bu kutlu vatan neferinden; bu büyük ve nadir rastlanır liderden bir müjde daha aldık! Atatürk'le ilgili üstü örtülen çok hayati gerçekleri Türkiye gündeminin tam ortasına sokan bu büyük insandan, bin sayfayı bulan bir Mustafa Kemal Atatürk eseri geliyor, 10 Kasım'da!
Kemikleri yıllardır sızlayan Atatürk'e en güzel armağan bu olsa gerek. Zira, Atatürk'ü Prof. Dr. Haydar Baş'tan başka kimse hakkıyla anlamamış ve anlatamamıştır.
Atatürk'ü ve vatanı seven kimseler olarak dört gözle bu eseri bekliyoruz.
Prof. Dr. Haydar Baş'a bu benzersiz çabalarından ötürü sonsuz teşekkürler.
Tarih, Prof. Dr. Haydar Baş'ı her geçen gün haklı çıkardığı gibi bundan sonra da haklı çıkaracaktır. Allah, milletimize bu kıymeti bilmeyi nasip etsin!
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Hüseyin Taşkın / diğer yazıları
- Ölenden borç var doğana borç kalıyor / 08.06.2019
- Eğer başarı aranıyorsa / 10.04.2019
- Enflasyonu da bilmiyorsunuz ki! / 15.03.2019
- Büyük devrim / 14.03.2019
- Çözüm sahibi olmak / 05.03.2019
- Taklit edilmeye çalışılan parti BTP / 26.02.2019
- Hepimiz orada olmak durumundayız / 20.01.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’a kim tuzak kurar? / 15.01.2019
- Yarın değil, bugün / 25.12.2018
- Ata’ya vefa borcumuz var / 23.10.2018
- Eğer başarı aranıyorsa / 10.04.2019
- Enflasyonu da bilmiyorsunuz ki! / 15.03.2019
- Büyük devrim / 14.03.2019
- Çözüm sahibi olmak / 05.03.2019
- Taklit edilmeye çalışılan parti BTP / 26.02.2019
- Hepimiz orada olmak durumundayız / 20.01.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’a kim tuzak kurar? / 15.01.2019
- Yarın değil, bugün / 25.12.2018
- Ata’ya vefa borcumuz var / 23.10.2018