En hayati konuları bile kararnamelerle istediği şekilde tanzim eden 17 yıl ile Cumhuriyet tarihinin en uzun ve kesintisiz iktidarı olan AKP, karşılaştığı her olumsuzlukta mazerete sarılıyor.
FETÖ mü gündem? Aldatıldık. Terör mü? İç ve dış odaklar. Faiz mi? Küresel güçler. Enflasyon, işsizlik mi? Önümüzü kesmek isteyenler var. Dış politika mı? Bizi kıskanıyorlar!..
Millet üzerinden en etkili mazeret ise 'iç ve dış odaklar' söylemidir.
Oysa tarih milyonlarca kez yazdı ki, bu vatan ve bu millet üzerinde her daim iç ve dış odakların hedefindeydi. Bu tehditler hiç bitmedi, bitmezde. Ama bu tehditleri bitiren liderler çıktı Anadolu'dan, çıkacak da.
Yakın tarihten örnek vereyim;
Akla gelebilecek ne kadar yokluk ve eksikliğe rağmen zamanın süper güçlerine karşı M. Kemal liderliğinde Milli mücadele verildi ve kazanıldı.
Tabi bu zafer için yüz binlerce can verdiğimiz gibi elde, avuçta olan da bitti. Üstüne bir de Osmanlı'nın borcu da bize kaldı.
Amma!
Bugün, 'o çömez devlet' diyorlar ya! İşte o devlet ve lideri Atatürk hiçbir yokluğu, imkansızlığı mazeret göstermeden ülkenin tarımını, sanayisini, eğitimini yerli ve milli olarak oluşturdu.
Kaymağını yabancıların yediği demiryollarını, limanları devletleştirdi. Kendi paramızı piyasaya sürdü. Onlarca fabrikayı, işletmeyi hizmete soktu. Öyle ki, o çömez devlet (!) uçak üretmeye bile başladı.
Tabi bu adımlar atılırken Atatürk, o dış odaklara (ABD, İngiltere, Fransa, Almanya) gidip, bana para verin, tarım yapacağım, fabrika kuracağım, imar işlerinde kullanacağım filan da demedi.
Çünkü o çok iyi biliyordu ki, bugün borç alan, yarın emir alır.
Atatürk bu adımları atarken iç ve dış mihraklarda tabi ki boş durmuyordu.
İçerde, 'Atatürk kâfirdir' fitnesi ta o zamanlarda başlamıştı. Fetullah Gülen gibi kişiler o günlerde Atatürk'ün aleyhine her türlü söylemi millete yayıyorlardı.
Hani bugün işaret edilen o dış mihraklar var ya! (ABD, İngiltere, Fransa, Almanya gibi) o günde dış mihraktı.
İşte o dış mihraklar Şeyh Said, Derviş Mehmet gibi hainlerin öncülüğünde 10 yıl içerisinde 30'dan fazla isyanlar çıkardılar.
Bu isyanlar terör eylemlerinden çok daha tehlikeliydi. Çünkü hainler, dini kullanarak ve de zor kullanarak halkı yanlarında tutuyorlardı.
Atatürk ne yaptı?
Gitti, yılanların başını kopardı. Halkını terörist ilan etmedi, hakikati anlattı, gösterdi ve yaşattı. Haliyle Atatürk, halkın adamı oldu.
İşte o Atatürk tek başına kahveye gidip çay içebiliyor, sokakta kalabalıklar arasında yürüyebiliyordu.
Onun bu kişiliği, halkının da ona teveccühü sayesinde güçlü devlet, güçlü millet yapısı oluştu. Bu yapı karşısında iç odaklar inlerine çekildi, dış odaklar gelip, saygıyla eğildi.
Atatürk çözüm adamıydı. Ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı değil birleştirici bir liderdi. Asla mazeretlere sığınmadığı gibi mazeret de kabul etmedi. Şairin dediği gibi;
"Ordu yok dediler, kurulur dedi.
Para yok dediler, bulunur dedi.
Düşman çok dediler, yenilir dedi.
Ve… Bütün dedikleri oldu."
Bugünlere gelirsek! Atatürk yoktan bir devlet kurmuştu. AKP ise kurulu olan ve dünyanın sayılı devletlerinden biri haline gelen devleti tam 17 yıldır hem de istediği dizaynı yaparak yönetiyor.
Uzmanlara soruyorum; mazeretçi kişi ve yapılar başarıya ulaşır mı?
Cevabı hayatınıza ve ülkemize bakarak bulabilirsiniz!
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025
- Biz ne yaşıyoruz böyle? / 24.03.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025
- Biz ne yaşıyoruz böyle? / 24.03.2025